Üçüncü Reich Yılları İncelemesi
9/10
·632 syf.··
2026 8. kitabı
Adolf Hitler'in mimarı ve 1942-1945 yılları arasında Üçüncü Reich'ın Silahlanma ve Savaş Üretimi Bakanı olarak görev yapan Albert Speer'in 1969 yılında yayımlanan hatırat kitabı. Sahip olduğu mimarlık yetenekleri sayesinde genç yaşta Hitler'in gözdesi hâline gelen ve Yeni Şansölyelik binasının mimarlığını bizzat emanet ettiği Speer'in, yüksek potansiyelli genç bir mimarken kendisini bir anda İkinci Dünya Savaşı'nın Almanya açısından en kritik dönemlerinde Silahlanma ve Savaş Üretiminden sorumlu bakan olarak bulduğu süreci detaylıca anlatan kitapta Speer; ilk yıllarını, Hitler'le tanışmasıyla başlayan yükselişini, yükselişine ve bakan yapılmasına paralel olarak Hitler'in çevresindeki kişilerle (Bormann, Goebbels, Göring ve Himmler) girdiği güç mücadelelerini ve dönen entrikaları, NSDAP üst yönetimindeki isimlerin ruh hâllerini, ihtiraslarını ve karakterlerini, Führer'le birlikte tasarladıkları ve kazanılacak zafer sonrasında Berlin'i bambaşka bir çehreye sokacak olan Welthauptstadt Germania (Dünya Başkenti Germania) projesi gibi birçok projeyi, savaşın Almanya açısından kötüye gitmeye başladığı 1943 yılı ve yenilginin neredeyse kesinleştiği 1944 yılı itibarıyla Hitler'in giderek gerçeklikten kopan bir kişiye dönüşme sürecini ve nihayetinde Almanya'nın koşulsuz teslimiyetiyle birlikte içine düştüğü esir hayatını oldukça detaylı bir şekilde okuyucuya aktarıyor. Her ne kadar kitabın, Speer'in Nürnberg Mahkemelerinde çizdiği “İyi Nazi” profiline uygun şekilde yazıldığı hissedilse de, Üçüncü Reich'ın üst yönetiminde bilfiil görev almış ve Hitler'in yakın çevresinde bulunmuş birisinin hatıratını okumak son derece etkileyiciydi. Yalnızca bir milletin değil, bütün dünyanın kaderinin Hitler'in aldığı kararlara bağlı olarak şekillenmesi ve bir kişinin aldığı kararların
İnceleme
Üçüncü Reich YıllarıAlbert Speer · Kronik Kitap · 20267 okunma
Çaylak ile Filozof 3
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 08:29
Özkan Öze’nin Çaylak ile Filozof 3 kitabı da serinin önceki kitapları gibi yine çok doluydu. İlk kitapta “benlik”, ikinci kitapta ise “insan olmak” üzerine uzun ama şaşırtıcı konuşmalar okumuştuk. Bu kitapta da "ırkçılık nedir?" konusunu görüyoruz hem de Çaylak ve Filozof hakkında bazı gerçekleri öğrenmeye devam ediyoruz. Konuşmalarıyla insana farklı pencereler açan bu ikili yine çok güzel, yine çok özel. Özellikle ırkçılık, tersine ırkçılık ve adaletsiz toptancılık üzerine yapılan konuşmalar bence hem gençlere hem de yetişkinlere gerçekten yol gösterici nitelikteydi. Özellikle 1984 üzerinden afaziyi açıklaması çok ince ve güzel bir detaydı. Kitap boyunca Malcolm X, Rosa Parks, Ota Benga, Joseph Goebbels ve Mimar Sinan gibi isimlere de değinilmesi ayrı bir zenginlik katmış.
Düşünce
Çaylak ile Filozof 3Özkan Öze · Uğurböceği Yayınları · 20201,007 okunma
Reklam
8/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Heydrich öldükten sonra Savaş Suçları biriminde çalışmaya başlayan Günther Berlin bombalanınca Fritz Mayer'in evinde enkaz altında kalır ve kalktıktan sonra hakim tarafından Smolensk şehrine görevli gider. Burada Von Kluge adlı feldmareşal altında yürütülmektedir işler. Şatonun yakınlarındaki Katyn ormanlarında bir ceset parçaları bulunur. Paşanın yaveri Rus Dyakov, burada ölümler olduğunu söyler. Bu arada muhabere kısmında 2 asker de öldürülmüştür. Olayı soruşturmak istemez ve Berlin'e döner. Ama Goebbels bu Katyn ormanındaki konunun Nazi propagandası için iyi olacağını düşünür ve Bernie'yi gönderir. Burada Hitler'e suikast hazırlığında olan Von Geofdecker gibi albaylarla da takılır. Teğmen Woss soruşturmalarda yardımcı olur. 4000 civarında Polonyalı bu ormanlarda NKVD tarafından öldürülmüştür. Inez adlı güzel bir doktor da olay yerine gelir. Bağımsız incelemeciler de gelmiştir. İspanyol incelemesi öldürülür. Bernie de ölüm tehlikesi atlatır. Sonra yaptığı incelemelerde Dyakov'un basit bir öğretmen değil de NKVD binbaşısı olduğu ortaya çıkar. Onu vurur ve hastaneye yatırır ama Feldmareşal çılgına döner. Onu mahkemede asacaktır. Son anda albay ve Wilhelm Canaris yetişir ve Dyakov'un foyası ortaya çıkar. Bunu hazmedemeyen Kluge de onu öldürür. Zaten sadakati Führer tarafından satın alınmıştır. Bundan sonra ne olacaktır? Bernie nereye gidecektir? Soluksuz okunan bir roman.
Katyn KatliamıPhilip Kerr · Alfa Yayıncılık · 201638 okunma
10/10
·471 syf.··
2026 2. kitabı
Hermann Göring’in Nuremberg mahkemelerinde söylediği bir söz aklıma geldi kitabın sonlarında: “biz aslında insanlık dışı suç işlemedik sadece savaşı kaybettik…” bu söz aslında savaşta masum ve iyi niyetli gösterilen karşı tarafın da yaptığı onlarca kötülükleri, savaşı kazanması hasebiyle dile getirilmemesini gösteren bir durumdur. Kitabı okuduğumda fark ettiğim diğer şey ise: savaşın kapısında olduğunu gören joseph goebbels’in halkını savaşa karşı uyandırması için elinden geleni yapması ve halkını canlandırmak için verdiği çabaları dile getiren sözlerinde herhangi bir yalanın ve aldatmacının olmamasıydı. Kitabın ismi de aslında oldukça saçma olacaktır ki aslında İngiltere tarafından savaş zamanı yazılan bu minvaldeki yazılar ile Joseph Goebbels’in yazdıkları arasında hiçbir fark göremedim. Üstte de dediğim gibi büyük yalanlar diye adlandırılmasının tek nedeni nazilerin savaşı kaybetmesiydi…
Büyük YalanlarJoseph Goebbels · Zeplin Kitap · 2019542 okunma
Kitlelere hâkim olan iktidara hakim olur.
Puan vermedi·206 syf.··
2026 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 23:05
Kitabı okurken anlatılanlar aklıma george orwell'ın "Hayvan Çiftliği" kitabını anımsattı. Çünkü Hayvan Çiftliği kitabı uzun zaman önce yazıldığı halde anlatılanlar bütün toplumların siyaset mekanizmasını şeffaf şekilde anlatmaktaydı. Bu kitap ise anlattıkları ile toplumların kitle olarak hareket ettiğinde aynı reaksiyonları verdiğini bize anlatmıştır. Kitap 1895 yılında Fransız antropolog ve sosyolog Le Bon tarafından yazıldı. Yazım tarihi çok eski olmasına rağmen kendi adıma şunu diyebilirim ki anlatılanlar sanki şuan ki kitlelerin psikososyolojisini anlatmıştır. Kitabın her satırı çizilebilecek derinlikte. Çünkü günümüz dünyasına ışık tutabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum. Her toplumun karekteristik özellikleri olduğu halde kitle olarak hareket edildiğinde bütün kitleler aynı psikolojik davranışlar sergilerler. Kitapta ağırlıklı olarak bireyin bireysel olarak hareket ettiğinde farklı davranışlar sergilerken kitle ile hareket ettiğinde bireysel zekanın devre dışı kaldığını aktarmaktadır. Yakın bir zamanda covid-19 sürecinde yaşadığımızı söyleyebilirim. Bir haber ile her kesimden insanların bir dalga halinde marketlere akın etmesi ve sonrasında çıkan izdiham buna güzel bir örnekti. Eminim ki yazar kitabını güncel olarak tekrar yazsaydı günümüz sosyal medyada ki kitlelere büyük yer ayırırdı. Çünkü kitleler manipülasyon ile angaje olurlar. Eskiden sokaklarda ve meydanlarda kitleleri görürken şimdilerde ise sosyal medyada. Kitapta diktatörlerin kitleleri yönlendirirken kullandıkları sözel tekniklere ağırlıklı şekilde değinmektedir. Hitler'in propaganda bakanı joseph goebbels şunu hep söylerdi " bir kitleye hakim olmak isterseniz önce onlara büyük bir yalan söyleyin ve o yalanı destekleyecek küçük küçük yalanlar ile devam ettirin." Çünkü kitleleri hayallere
Kitleler PsikolojisiGustave Le Bon · Tutku Yayınevi · 20165,2bin okunma
9/10
·520 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 16:56
Nazi Almanyası'nın mimarı ve silahlanma bakanının yazdıkları o dönemi yansıtması bakımından önemlidir. Öncelikle bu kitap bütün bir dönemi anlamak açısından bir giriş kitabı değil bir gelişme ve sonuç kitabıdır. Dönem hakkında halihazırda bir bilgi birikiminiz yoksa bu kitabı okumayın çünkü olay örgüsü kafanızda birleşmeyebilir ve bazı isimler tanıdık gelmeyebilir. Birincil elden yazılmış bir kaynak olduğu için tarihe tanıklık ettiği kişiler ve bu kişiler hakkında fikirleri çok fazla yer barındırıyor. Speer düşüncelerinde zaman zaman kendiyle çelişmekte öncelikle başta kendi halinde bir mimar olduğunu söyleyip Nazi partisi ile bir bağlantısı olmadığını söylese de daha sonrasında Hitler'in büyüsüne kapılıp onun için yılmaz bir şekilde çalışıp çabaladığını görüyoruz. Bu da ikiyüzlü, sinsi bir karakter olduğunu gösteriyor. Diğer önde gelen Nazilerin hakimiyetini gördükçe daha da hırslanıp yükselmeye ve diğer bazılarıyla işbirliği yapıp bazılarının arkasından iş çevirmesi de rejimin ne kadar çürüdüğünü gözler önüne seriyor. Bazen sadık bir Speer görüyoruz bazen ise efendisini zehirli bir gaz ile öldürmeye çalışan birisini yani tutarlı belli başlı uzun vadeli bir düşüncesi yok. Sistemin önde gelenleri olan Göring,Bormann,Goebbels,Himmler,Hess hakkındaki düşüncelerini okumak ayriyeten zevkliydi özellikle savaşın son zamanlarında herkesin kendi başına hareket etme isteğini oldukça çarpıcı bir şekilde görüyoruz. Gemi batmaya başladığında herkes bir yana saçılıyor bunu Çöküş kitabında da okumuştum fakat burada direkt birincil elden bahsedilen olaylar bunu daha da pekiştiriyor. Doğru yaptığı şeylerden bir tanesi Hitler geri çekilirken çekilinen şehirlerin topyekun imhasını emretmesine rağmen yetkisini kullanarak bunu olabildiğince engelliyor. Kitapta toplama kampları
Tarih
Üçüncü Reich YıllarıAlbert Speer · Kronik Kitap · 20267 okunma
Reklam
Reklam