Antik Yunan "Yeni Komedya"sının Nadide Bir Örneği: Huysuz Adam
10/10
·61 syf.··
Beğendi
·
2022 99. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2022 23:01
"Anlaşılan bizi bir tek uğradığımız felaketler yola getirmeyi biliyor.” - Menandros 1. Menandros Kimdir? Antik Yunan komedyasının önde gelen isimlerinden Menandros, M.Ö. 342’de Atina’da doğdu. Eski Yunan Komedyası olarak tabir edilen dönemin son temsilcisi ve aynı zamanda Yeni Komedya’nın kurucuları arasında yer aldı. Bir rivayete göre babası Atinalı general Diopeithes’di. Platon (Eflatun) ve Aristoteles’in öğrencilerinden biri olan Theophrastos’un öğrencisi olduğu da tahminler arasındadır. Komedyanın en ünlü temsilcileri arasına girmesini sağlayacak olan eserlerini kaleme alırken başta Aristophanes olmak üzere Alexis adlı amcasının da etkisi olduğu düşünülür. Atinalı diktatör Demetrius Phalereus ve Büyük İskender’in generallerinden biri ve sonrasında Mısır Kralı olan 1. Ptolemaios’la da yakın ilişkilere sahipti. Hatta öyle ki, Mısır Kıralı Ptolemaios’un Mısır’a yerleşmesi yönündeki teklifini reddetti. Atina’ya yakın bir yerleşim yeri olan Pire’deki villasında mutlu bir hayatı olduğunu bildiğimiz Menandros’un ölümüyle ilgili bilgiye ise Ovidius’un Ibis adlı eserinde (incelemesi için bakınız: #116319055) rastlarız. Buna göre Menandros’un banyo yaptığı esnada boğularak öldüğü söylenir. M.Ö. 291’de ölen yazarın mezarı Atina’ya uzanan bir yol üzerinde yer alır. Hemşehrileri tarafından yapılan bu mezara Manisalı coğrafyacı Pausanias da şahit olmuş ve eserlerinde anmıştır. Menandros’un günümüze ulaşan birçok büstü mevcuttur. Vatikan’da bulunan ve önceleri Gaius Marius adlı Romalı asker ve siyasetçiye ait olduğu düşünülen bir büstün daha sonra Menandros’a ait olduğu saptanmıştır. Buna ek olarak da yine başka kentlerde büstleri yer alır. 2. Eserlerinin Kayboluşu Hakkında: 108 oyun yazdığı tahmin edilen Menandros’un günümüze yalnızca 1 oyunu tam metin olarak ulaşabildi. Şenliklerde ise 8 kez ödül kazandığı söylenir. Bu durum yazarın öldükten sonra daha meşhur olduğu anlamına gelir. Birçok oyununun ismini bildiğimiz ve bazılarından yalnızca fragmanlar okuyabildiğimiz yazarın 1959'a kadar içinden en fazla cümleye sahip olduğumuz oyunu “Hakem”dir. Söz konusu oyunun başı ve sonu kısaltılmış, orta bölümü ise eksik bir haldedir. Bu şekilde orijinal metnin yarısı kadar bir uzunluğa sahip olduğunu düşünülür. Menandros’un eserlerinden 23 tanesine 11. yüzyılın dünyasında bile ulaşmak mümkündü. Yine antik kaynaklardan edinilen bilgiye göre bu eserler Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti Constantinapolis kütüphanelerinde yer alıyordu. Fakat ne olduysa o tarihten sonra oldu ve hepsi bir bir kaybolmaya başladı. Elimizde net bilgi bulunmuyor fakat bu eserlerin tek kopyalarının olduğu düşüncesi, İstanbul’da çıkan yangınlarla birlikte onların yanıp kül olma ihtimallerini akıllara getiriyor. Belki de dünyanın farklı yerlerinde farklı el yazmalarında yine mevcuttu ve onlar da bir şekilde kayıplara karıştı. Huysuz Adam oyunu ortaya çıkana dek edebiyat dünyası Menandros'u yalnızca fragmanlardan tanıyordu ve bu da son derece üzücüydü. 3. Mucize Eseri Bulunan Fragmanlar ve Tam Metin “Huysuz Adam”: Önce 19. yüzyılın ikinci yarısında Mısır’da bulunan papirüsler dünyada büyük yankı uyandırdı ve bu kazılarda Menandros’a ait toplan 6 oyun ortaya çıkarıldı. İçlerinde Dyskolos’un (Huysuz Adam) yer aldığı oyunların hiçbiri tam metin değildi ama başından ortasından ve sonunda birçok sahnenin yer alıyor olması oyunlara dair inceleme yapılabileceği anlamına geliyordu. Antik Yunan’da Yeni Komedya’nın tarihi yeni baştan yazılacaktı ve Menandros tüm haşmetiyle bu öykünün başrolünde yer alıyordu. Bu kazılarda ele geçen oyunların isimleri şöyle: Dyskolos (Huysuz Adam), Aspis (Kalkan), Perikeiromene (Saçı Taşlanan Kız), Samia (Samoslu Kadın), Sikyonioi (Sikyonlular) ve son olarak Epitrepontes (Arabuluculuk). 1958 yılına geldiğimizde ise yine Mısır’da yapılan bir başka kazıda Dyskolos büyük bir mucize sonucu gün yüzüne çıktı. Bir papirüs üzerine yazılı olan oyunun 5. yüzyıldan kaldığı saptandı. Yaklaşık 1000 dizeden oluşan oyun aynı zamanda Yeni Komedya olarak adlandırılan dönemden günümüze kalan tek tam metin oyun. 4. Huysuz Adam’ın Çevirisi Üzerine: Edebiyat tarihi için altın değerinde olan Dyskolos, Türkçeye Candan Şentuna tarafından “Huysuz Adam” olarak çevrildi ve Mitos Boyut Tiyatro Yayınları aracılığıyla yayımlandı. Yunanca aslından Türkçeleştirilen eseri “İnsandan Kaçan” veya “Cimri” isimleriyle de anmak mümkün. Şentuna’nın çevirisi biraz daha yoruma dayalıdır. Dyskolos’un bir diğer adı ise “Misanthropos”tur ve Türkçeye “İnsan Düşmanı” olarak çevrilebilir. Bu bilgiyi Byzantionlu (günümüzde İstanbul) Aristophanes’in önsözünden öğreniriz. İkili başlığa sahip oyunlar Yunan Komedyası’nda çok sık karşılaşılan bir durumdur. Menandros’un kaleme aldığı 100 kadar oyundan 7’sinde de yine çift başlığa rastlarız. 5. Orta Komedya’nın Tarihi ve Yeni Komedya’ya Geçiş: “Aklı başında adamın hiçbir işten tümüyle umudunu kesmemesi gerekir; özen ve çabayla her şey elde ediliyor.” (sayfa 56) Eski Komedya’dan Yeni Komedya’ya geçiş bir anda olmamıştır. Eski Komedya’nın en büyük temsilcisi olarak görülen Aristophanes’in ilk oyunları ile son oyunları arasında bile bariz farklar mevcuttur ve bu da haliyle komedya dünyasında değişiklikler meydana geldiğini gösterir. Tür bir dönüşüm içindedir fakat yine de tam olarak ne zaman başladığı kestirilemez. Bunda elbette yüzlerce eserin kaybolmasının rolü büyüktür. Orta Komedya olarak adlandırılan ve Aleksis, Antiphanes ve Anaksandrides gibi isimlerin eser verdiği dönemde Yunan tiyatrosunun yaklaşık 500 oyun ürettiği düşünülse de, günümüzde hiçbirinin ulaşamıyor olmamız komedya tarihinin net olarak yazılamamasına sebep olur. Ardından M.Ö. 4. ve 3. yüzyıllar arasında Menandros önderliğinde başladığı söylenen ve aralarında Philemon ve Diphilos gibi oyun yazarlarının da bulunduğu “Yeni Komedya” gelir. Bu dönemden elimizde yukarıda da kısaca özetlemeye çalıştığım gibi, yalnızca Menandros eserlerinin çok az bir kısmı kalmıştır. 6. Yeni Komedya’nın Kurucu İsmi: Menandros: “…bence bir genç ancak aşkı nedeniyle karar verirse, sağlam bir evlilik yapmış olur.” (sayfa 53) Byzantionlu Aristophanes’e ait olan önsözde Huysuz Adam oyununun Lenaia şenliklerinde Demogenes’in arhontluğunda birinci olduğunu öğreniyoruz. Antik Yunan kent devletlerinde yönetici ve yüksek makamlı yöneticiler için kullanılan arhontluk görevini Diogenes’in M.Ö. 317/6’da üstlendiğini bildiğimize göre, Menandros’un henüz 25 gibi genç bir yaşta büyük başarılar elde eden önemli bir yazar olduğunu söylemek yanlış olmaz. Birçok oyununda “engellenen aşk” teması yer alan Menandros aynı zamanda Antik Yunan’daki günlük yaşamı ve insanları resmetme konusunda da son derece başarılıydı. Onun karakterleri karikatürize olmaktan çok gerçekçilerdi ve bu durum oyunların sahnedeki temsillerine de olumlu bir şekilde yansıyordu. Halk, Menandros’un oyunlarına ilgi gösteriyor ve böylece oyunları kalıcı olarak gelecek nesillere aktarılıyordu. Antik Roma’da oynanan tiyatro oyunlarının bazılarında Menandros’un sahnelerinin taklitlerini görmek son derece doğal bir duruma dönüşmüştü. Aristophanes’le birlikte Menandros’un oyunlarının Roma’daki çevirileri ve temsilleri uzun vadede Latin Komedya’sının doğmasına ve gelişmesine neden oldu elbette. 7. Oyun ve Karakterlerin Komedya Tarihinden Akrabalık Bağları: Komedyanın en büyük temsilcisi Aristophanes’in bir kuşak sonrasında yaşamış olan Menandros da tıpkı ustası gibi kimi evrensel konuları işlemiş ve kendinden sonra bu türde eser verecek olan nice yazara ilham kaynağı olmuştur. Antik Roma’nın en ünlü komedya yazarları Terentius, Titus Maccius Plautus ve Caecilius’un esin kaynağı Aristophanes ve Menandros’tur. Bu isimlerden yüzyıllar sonra ise Avrupa edebiyatında tiyatroyu sırtlayan William Shakespeare, Molière, Nikolay Gogol, Anton Çehov gibi isimler çıkmıştır ortaya. Her bir devin başka devlerin omuzları üzerinde yükseldiğine en güzel örneklerden biridir bu durum ve modern dünyanın insanları olarak bizler de bu halkanın en şanslı kişileriyiz çünkü komedya tarihinin 21. yüzyıldaki tanıklarıyız. İstediğimiz an tüm bu isimlerin cümlelerine ulaşabiliyor ve okuyabiliyoruz. Antikçağlardan daha az esere sahip olmanın üzücü yanını bir kenara bırakırsak, gerçekten de şanslı olduğumuzu kabul etmeliyiz. Menandros’un Huysuz Adam’ının yukarıda da bahsetmiş olduğum diğer isim çevirileri akıllara hemen Fransız komedyasının en ünlü ismi Moliere’in “İnsandan Kaçan" ve "Cimri” adlı oyunlarını getiriyor. Menandros’un ana karakteri Knemon’un kimi özelliklerine Moliere’in karakterlerinde rastlarız. Hem konu olarak hem de karakter özellikleri olarak benzerlik gösteriyor olmaları bin yıllara yayılan bir komedi geleneğine işaret eder. Bu durum modern dünyanın pek çok komedya yazarında da görmek mümkündür. Modern yazarların antik yazarlardan fazlasıyla etkilendiğinin izini sürmek zor değildir. Antik Yunan Komedyası eski, orta ve yeni olarak 3 döneme ayrılsa da bir de Ephesoslu Hipponaks ve Epikharmos’un başını çektiği bir tür olan “mimos” vardır. Komedyalar kadar büyük kurgular ve kalabalık karakterlere sahip olmayan mimoslar birkaç kişinin karşılıklı komik diyaloglarından oluşuyordu. Şair Herodas’ın günümüze dek ulaşan mimos fragmanlarına Mimoslar adlı kitaptan okumak mümkün. Antik Yunan şiir geleneğine ve mimoslara dair detaylı bir inceleme için bkz: #158071000 8. Huysuz Adam’ın İçeriğine Dair: “…zorluklarla uğraşırken edinilen deneyim insanı geliştirir.” (sayfa 21-22) Huysuz Adam’ın ana temalarından birinin “aşk”tır. Yeni Komedya’da sıkça karşımıza çıkan bu tema ekseninde Antik Yunan halkının günlük yaşamlarına da konuk oluruz. Oyunda karşımıza çıkan tiplemeler halkın farklı kesimlerinden insanları bir araya getirir. Asıl hedef güldürmek olsa da, yaşanmış ya da yaşanması muhtemel kimi olaylar parodileştirilir ve yer yer hicvedilir. Sostratos adlı bir genç, bir av partisinde gördüğü genç bir kadına aşık olur. Onunla evlenmeyi kafasına koyan Sostratos’un hesaba katmadığı bir şey vardır: Kızın son derece huysuz, anlaşılması imkânsız babası. Knemon adlı bu adamın çevresinde kızı ve hizmetçisi hariç hiçbir insan yoktur. Çocuklu dul bir kadınla evlenen Knemon, bir süre sonra kadını da bezdirmiş ve eşi onu terk ederek ilk eşinden olan oğlu Gorgias’ın çiftlik evine yerleşmek zorunda kalmıştır. Yaşadığı çevredeki aylak gençlere ayrıca nefret duyan Knemon’un kızını evlendireceği kişi kendi huylarına yakın biri olmalıdır. Bu zorlu durumda Sostratos’un kendisini asık suratlı bu adama kabul ettirmesi ve kızla evlenmesi oldukça zordur. Sostratos’un babası Kallippides ve annesi de zaman zaman karşımıza çıkar hikâyede ve görülen bir rüyanın ardından kesilen kurbanlıklar, verilen ziyafet sofrası ve şenlikler de oyuna renk katar. Yaşananların evlilikle noktalanması komedya geleneğinde sıkça karşımıza çıkan bir temadır ve Menandros da oyununu çifte evlilik ile sonlandıracaktır. 9. “Huysuz, Cimri, İnsan Düşmanı” Knemon Karakterinin Kökeni ve Analizi: Menandros öncesi dönemde Orta Komedya yazarlarından olan Mnesimahos’ın da aynı adlı (Huysuz Adam) bir oyun yazdığı bilinir. Fakat bu oyundan günümüze yalnızca 1 fragman kaldığı için Menandros’un öyküsünü kurgularken ondan ne kadar yararlandığına dair bir çıkarım yapamıyoruz. Fakat Dyskolos tiplemesinin yeni olmadığını ve Menandros’un var olan komedya geleneğine borçlu olduğunu net olarak söyleyebiliyoruz. Aristophanes’in Lisistrata’daki benzer insan düşmanı ve huysuz karakteri ve Kuşlar oyununda gönderme yaptığı Atinalı Timon’un Menandros’un Knemon karakterlerini oluştururken bildiği ve tanıdığı kişilerdi. (Daha sonra Shakespeare de aynı adlı bir oyun yazacaktır: Atinalı Timon) Haliyle bir esinlenme söz konusudur. Frünihos adlı yazarın Monotropos adlı oyunundaki ve Antiphanes’in Timon adlı oyunundaki tiplerin ortaya çıkışının da yine Kuşlar’la aynı dönemde olduğunu söylüyor Candan Şentuna kaleme aldığı incelemesinde ve Menandros’un karakterlerinin izini sürüyor. Knemon’un hayatında olabildiğince az insan bulunur. Evlendiği kadın bile ona katlanamaz ve bir süre sonra önceki eşinden olma oğlunun yanına yerleşir. Knemon evde genç ve güzel kızı ve hizmetçisi ile birlikte yaşamaktadır. Huysuz ve aksi bir görünüm çizer ve memnuniyetsiz bir ifade takınır. Yabani mizaçlıdır ve diğer insanlarla iletişim kurmaya dahi tahammül edemez. Özellikle kentin gençlerini cahil olarak nitelendirir ve kendini onlardan üstün görür. Kendisine düşman olarak gördüğü kişilerin onunla karşılaşmaya çekindiği bir tiptir zira Knemon her an patlamaya hazır bir bomba gibidir. Nasıl olur da böyle biri topluma kazandırılır ve nasıl olur da genç ve güzel kızına çıkan talipler başlarına bela almadan bu adama yaklaşıp düşüncesini dile getirebilir? Menandros’un öyküsünden de gördüğümüz üzere, bir hayli zordur ve kıza aşık Sostratos gerek başkaları aracılığıyla gerekse de kendi imkânlarıyla elinden geleni yapacak ve hem babayı ikna edip hem de kızı elde etmeye çalışacaktır. 10. Oyundaki Koro’nun Varlığı ve Temsili Üzerine: “Şunu iyi bil ki, dünyada en tehlikeli insan, haksızlığa uğramış bir yoksuldur.” (sayfa 33) Şehirden uzakta, kırsal bir alanda gerçekleşen olaylar Tanrı Pan’ın Prolog kısmını okumasıyla başlıyor. Buna ek olarak oyunda toplamda 9 erkek 2 de kadın karakter bulunuyor. 5 sahneden oluşan oyun Yeni Komedya’nın klasik sahne düzenine sahip. Antik tragedyalarda pek göremediğimiz oyunların sahnelere ayrılması komedyada sıkça karşımıza çıkar. Antik dönemde oyun sahnelendiğinde ve yazılı metinde Koro bölümleri de yer almasına rağmen, günümüze ulaşan papirüste Koro bölümlerinin boş bırakıldığını görürüz. Geç antik dönem ve Ortaçağ’daki el yazmalarından bu kısımlar çıkarıldığı için Koro’nun oyunun gidişatına yönelik cümlelerini okuma şansına erişemeyiz. Çevirmen Candan Şentuna’nın hemen önsözde verdiği bilgiye göre koronun eyleme katılmadığını ve oyuncular listesinde de yer almadığını öğreniriz. Antik Yunan komedyalarında koroyu oluşturan kişilerin genellikle çakırkeyif gençler olduğu da yine elimizdeki bir diğer önemli bilgidir. Komedyada güldürü unsuru olarak sıkça kullanılan içki ve sarhoşluk gibi kavramların temsilini burada da rastlarız fakat Huysuz Adam’da var olan koro tanrı Pan’ın müritlerinden oluşmaktadır. Bu anlamda farklı bir yere konumlanır. 11. Son Söz: Kallippides’in kölesi, Getas, Sostratos’un kölesi Pürrias, aşçı Sikon, asalak Heireas, genç kızın annesi bir olsa da babası farklı olan ağabeyi Gorgias, Gorgias’ın kölesi Daos, Knemon’un yaşlı hizmetçisi Simike gibi diğer karakterle dedallanıp budaklanan öykü, Antik Yunan komedyasının nadide bir örneğini sunuyor bizlere. Nükteki sahneler, güldüren diyaloglar ve kırsal kesim ile çobanlığın tanrısı olarak bilinen Pan’ın gözetiminde yaşanan olaylar, finalde ayakları yere basan sağlam bir zemine oturtuluyor ve Menandros böylelikle binlerce yıl sonranın dünyasına selam gönderiyor. Keyifli okumalar dilerim. “Yerin altına gömdüğün gizli servettense açık bir dost çok daha iyidir.” (sayfa 54)
Edebiyat
Huysuz AdamMenandros · Mitos Boyut Yayınları · 200170 okunma
··
3.882 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.