Bir varmış, bir yokmuş, Çanakkale Boğazı'nın en dar olduğu yerde biri Sestos, öbürü Abydos diye iki şehir varmış. Abydos, Anadolu topraklarında, Sestos da karşıda Trakya kıyısındaymış. Boğaz'ın en dar geçici, Naraburnu yıllar yılı kahramanlık destan­larına sahne olmuştur gerçi, ama insanlığın kara günlerini dile getiren bu olaylar, dalgalarının bir aşk faciasına da sebep olduğunu unutturmuştur bize. Abydos'ta bir kral oğlu yaşarmış, adı Leandros, Sestos'ta aşk tanrıçası Aphrodite'nin bir rahibesi var­mış, adı Hero. Her o ile Leandros gönül vermişler bir­birlerine. Neden vermişler, nasıl vermişler? Masal açıklamıyor bunları. Sevgililer birbirlerini niçin sev­diklerini, sevgi kıvılcımının yüreklerinde ne zaman çaktığını bilirler mi? Biz diyelim ki, bir bahar günü Sestos'ta bayram yapılmış, Aphrodite'nin çok genç ölen sevgilisi Adonis'in şerefine bir bayrammış bu. Adonis, yahut Tamımız (Temmuz ayının adı oradan gelir) ağaç kabuğundan doğmuş, çiçek gibi körpe, canlı bir çocukmuş. Aphrodite onu görür görmez, gü­zelliğine vurulmuş, çocuğu yeraltı tanrıçası Per­sephone'ye vermiş, büyütsün diye. Ne var ki, karan­lık ülkenin tanrıçası da çocuğa tutulmuş. Aphrodi­te'ye geri vermek istememiş. Tanrıların babası Zeus kızlarının arasını bulmak için Adonis yılın üçte biri­ni yeryüzünde Aphrodite ile, üçte birini yeraltmda Persephone ile, geri kalanını da kendi nerede dilerse orada geçirecek diye kesip atmış. Ama Adonis yı­lın sekiz ayını Aphrodite'nin yanında geçiriyor, yal­nız dört ay iniyormuş karanlık ülkeye. Persephone kıskandığından bir yaban domuzu salmış ormanlara, hayvan Adonis'i avlanırken yaralamış, öldürmüş. Can çekişen sevgilisinin yanına koşarken Aphrodite'nin ayağına bir gül dikeni batmış. O güne kadar beyaz olan gül tanrıçanın kanıyla al renge boyanmış. Tan­rıça
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Twitter(X) tam bir linç meydanı
Sosyal medyada "linçleme” olarak tabir edilen, insanların kişilik haklarına saldırmak bir kul hakkıdır. Kelimeleri seçerek kullanmak, gönül incitmemek ve kalp kırmamak Müslümanın nezaket anlayışına en uygun olanıdır.
Sayfa 18·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
Çanakkale'ye hakim bir noktadan Boğaz'ın en dar geçidi, Naraburnu gözüküyor. İlkçağda bura­da Abydos şehri, karşı kıyıda da Sestos vardı. Aby­dos ile Sestos'u da efsane ve tarih nice maceralarla süslemiştir! Hellenistik çağın meydana getirdiği en güzel aşk masallarından biri Hero ile Leandros ma­salıdır. Abydoslu Leandros bir gün Sestos'ta bir törende Hero'yu görmüş ve ona hemen gönül vermiş. O günden sonra her gece Boğaz'ı yüzerek geçer ve sev­gilisini görmeye gidermiş. Bir gece Hero'nun sevgi­lisine yol göstermek için yaktığı feneri rüzgar sön­dürmüş. Leandros da yolunu şaşırarak, Boğaz'ın ka­ranlık sularında can vermiş. Ertesi günü Hero kı­yıda Leandros'un ölüsünü görünce, yüksek bir kaleden kendisini denize atmış. İsa'dan sonra VI. yüz­yılda yaşadığı sanılan şair Musaios'un şiir diliyle anlattığı bu aşk hikayesi Batı şairleri arasında çok tutunmuştur. Leandros'un bu macerasını yaşamak için İngiliz şairi Byron da Naraburnu'ndan karşıya yüzerek geçmeyi denemiştir.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Kader ne tuhaf; kimin hafızasında sonsuza dek güzel kalabilmek için didinip ihtimam gösteriyorsak, en çirkin halimiz onların hatırasında saklı kalıyor. Çünkü sevgi yaralar; bir türlü iyileşmek bilmeyen hakiki yaralar, sadece sevginin kudretinden doğar. Diğerleriyse geçer, bir an gelir, şifalı bir kelime, merhametli bir el, hassas bir gönül dokunur ve geçer gider. Sevgi geçmeyen yaralarla sınanır. Yüreğinde saplı duran hançere sabretmeni bekler.
Sayfa 121·Kitabı okuyor
Alıntı
Bazen öyle olur. Aldırma gönül.
Birlikte mutlu yaşamalarının yolu olmadığı gibi, ayrılmalarının da yolu yoktur.
Oysa dünya dediğin her gelene 'seninim' diyen bir gönül çalana benzer. Sonra terk eder, buralar onları.
Alıntı
Reklam
Reklam