• Bu tip kanunlar, kanunu koyan hükümdarların gücü ve kudreti devam ettikçe halkın ona boyun eğmesi ve uyması sağlanır. Fakat devletin gücü azaldıkça muhalefete ve ortadan kalkmaya mahkûmdur. Nitekim hicri 600 yıllarında kurulan ve birçok toprakta tatbik edilen bu yasalar 800 yıllarında günden güne değişmiş ve ortadan kalkmıştır. Bu hususta Atâ Melik'in Tarih-i Cihan Gûşâ adlı tarih kitabında bilgi verilmiş ve Hoca Nasırüddin de "Bu yasaların ortadan kalkması ile yeryüzü fesat bulutlarından temizlendi" demek suretiyle bu tür kanunların zamanla ömürsüz olacağını ifade etmiştir.
• Kur'ân-ı Kerîm'de de konu ile ilgili olarak:
"Bu işle bu surette, âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun, zulmedenler güruhunun ardı arkası kesilmiştir,"(Enam-45) buyurulmuştur.
Niçe'nin fotosunda şiddet ve çıplaklık nasıl olur anlamadım.. Kaldırıldı paylaşımım. #1000k
*
27. Bölüm
*
Son
*
Yıldızlaşmak:
*
''Nietzsche üzerine kitaplar hızla çoğaldı: Lou Salome'nin sezgisel içgörülerle dolu eseri 1894'te yayımlandı -Overbeck onun eldeki en iyi eser olduğunu düşünüyordu- sonraki yılın hasadı içinde Elizabeth'in Nietzsche piyasasında voliyi vurma yönündeki iki ciltlik girişiminin birinci cildi de vardı. (Bu, temelden zehirli eser Nietzsche'nin hayatını anlatırken üç şeyi başaracak şekilde tasarlanmışştı: (a) Lou Salome'yi mahvedecekti (Lou'nun kitabı çıktığında Elizabeth onun bir Finli Yahudi olduğu söylentisini yaymıştı), (b) ağabeyinin hayatında annesinin önemli bir faktör olduğunu gizleyecekti ve (c) Elizabeth'in hakiki bir başrol oyuncusu olduğunu gösterecekti.) Tüm Almanya'dan ve daha uzaktan hacılar Naumburg'a gelip Weingarten sokağındaki evin önünde beklemeye başladı. Delirmiş filozofun üst katın penceresinden görüneceğini umuyorlardı. Tavanarasındaki-deli-kadın tarzı Victoryen romanlar çağında Nietzsche'nin deliliği, olsa olsa felsefenin hayranlarını artırabilirdi.'' (Sayfa: 832)
*
Görsel: Nietzsche: Mayıs 1899. Ölümünden kısa süre önce. Fotoğraf: GSA 101/37. (Sayfa: 439)
*
#JulianYoung #Nietzsche #ÇevirenBülentODoğan
#Fritz #Apollon #Dionysos #LouSalome #ElizabethNietzsche #Victoryen #Naumburg
Cinsel yönelimlerini sorgulayan gençlere destek olan muhaliflerin özellikle kullandıkları sinsi bir diğer taktik de okul sistemi içinde eşcinsel kimlik ve davranışa geçişi normalleştirmeye yardımcı olan olaylar ve yapılar yaratmaktır. Hem orta hem de yüksek öğretimde, “güvenli alanlar” ve “güvenli bölgeler”, cinsel kimliğini sorgulayan ya da bu açıdan kafası karışmış ergenlerin “eğitildiği” ve ardından LGBT kimliğine kaydedildiği beyin yıkama araçlarıdır. Bu güvenli bölgeler, benzer düşünen gençler için fiziksel bir buluşma yeri sağlar ve bazı okul idareleri, eşcinsel baloları da dahil olmak üzere, özellikle kendi kimliklerini belirleyen LGBT öğrenciler için etkinliklere sponsor olacak kadar ileri gitmiştir.
Ancak en güçlü ve yaygın yöntem Gey-Heteroseksüel İttifakı (GSA)dır. Gey Lezbiyen Heteroseksüel Eğitim Ağı (GLSEN) tarafından başlatılan GSA çok akıllı bir mekanizmadır zira, çocuklara erişimin içeriden gelen başarılı telkinlere bağlı olduğunun farkındadır. Bu sebeple propagandasını yaymak ve gücünü kullanmak için sempatik okul personelleri, yani öğretmenler ve idari yöneticileri işe alması gerekir.
1981’de heykeltıraş Richard Serra, Eğri Kemer adlı heykelini New York’taki Federal Plaza meydanına yerleştirdi. Bu eser ona GSA’nın Mimari Eserler programı kapsamında sipariş edilmişti. Eğri Kemer 36,5 metre uzunluğunda, 3,6 metre yüksekliğinde ağır çelikten eğri bir duvardı. Yapıt, Federal Plaza meydanının yarısı boyunca uzanıyordu. Plazada çalışan insanlar binaya girebilmek için eserin oluşturduğu engelin çevresinden dolaşmak zorunda kalıyorlardı. Eğri Kemer, büyük bir tartışmaya yok açarak GSA bölge idaresinin yapıtın nihai yeri konusunda mahkemeye başvumasına yol açtı. Richard Serra verdiği ifadede heykelin yere özgün olsun diye yapıldığını ve bulunduğu yerden kaldırılmasının bütün anlamını yok edeceğini belirtti. Serra’nın dilekçesi kabul edilmedi ve 15 Mart 1989’da Eğri Kemer, Federal Plaza meydanından sökülerek yakınlardaki bir hurdalığa nakledildi.