Hür insan yalnız kalmak ister; kendi işi için yalnız kalmak ister. O, yalnız kalabilen insandır. O, kendi kendine yeter. Kendi gibileriyle yapmadığı konuşmalar lâftır ancak. O, yığına veya sürü insanına söz söylemez; kendi gibileri ve kendi gibi olacaklarla konuşur.
"Gerçek şu ki bir şeyi anlamaya çalışırken neye dikkat edilmesi gerektiği konusunda hiçbir fikrim yoktu! Onun hakkındaki kararımı sözlerine göre değil, yaptıklarına göre vermem gerekirdi. Güzel kokusunu etrafıma yaydı, günümü aydınlattı. Onun yanından hiç ayrılmamalıydım. Tüm o küçük kaprislerinin arkasında yatan sevgiyi görebilmem lazımdı. Çiçekler öyle tutarsız ki! Ama ben onu nasıl seveceğimi bilemeyecek kadar küçüktüm...”