• 184 syf.
    ·6 günde·Beğendi·10/10
    Evet.. Gelelim o güzel kitabın incelemesine...
    Şeker Portakalını geçen sene aldım. En yakın arkadaşımın en sevdiği kitap olduğunu bildiğim için hemen okuyup bitsin istemedim. O kadar çok sevdim ki minik Zezé mi böyle yanımda olsun başını okşayayım onu tatlı yemeye gotureyim istedim.

    En sevdiğim ve beni ağlatan iki kısmı oldu. Birincisi öğretmenin masasında çiçek olmadığını görünce ona her gün çiçek götürmesi ve Portekizlisinin öldüğünü öğrenip kendini sokağa atması... Ağlamaktan perişan oldum diyebilirim. Daha sonra da seker portakalı fidanın kesileceği haberi. Benim küçük Zezé'm sarılmak için can attım.

    Yazarımızı biyografisini okuduktan sonra da Zezé'mizin hayatıyla aynı bir hayat yaşadığı muhakkak.

    Şeker Portakalı fidanın insanlaştırması duygusallığın ön plânda olduğu güzel bir başucu kitabı...

    Bitirdiğimde yağmurlu bir gündü. Direk kendimi yağmur çamur dinlemeden sahafa atıp serinin devamı olan "Güneşi Uyandıralım " aldım.
    Sen çok yaşa minik Zezé'm kalbin hep sevgi dolu kalsın
  • Gün aydın olmuşsa:)
    https://youtu.be/tFABuOLc-XQ
  • Her gün karanlığa uyanmakta ne bileyim🙄😏
  • 112 syf.
    ·Puan vermedi
    Tekrar tekrar okumayı düşündüğüm,bitmesini hiç istemediğim yavaş yavaş sindirerek okuduğum mükemmel bir başucu kitabım oldu. Herkese şiddetle tavsiye ederim.. :) • Okurken nefsinizi, kendinizi sorguya çekmiş halde bulacaksınız. Niye daha önce okumadım diyeceğiniz cinsten, hasta kalplerin ilacı bir kitap. Her gün 3-4 sayfa şifa niyetine okuyun, eminim iyi gelecektir.. Hem dünyayı hem de ahireti güzelleştirecek reçeteler veriyor. • Okuyan her müslümana kalbe şifa olması ümidiyle, bana tesir eden birkaç alıntıyı paylaşmak istiyorum. ️

    • -Allah’a Açılan Kapı; “Günah, kalın siyah bir duman çıkaran ateşe benzer. Allah ile aramızda kat kat perdelenmeler oluşturur... Peki ne ola ki Allah’a açılan kapı dostlar? Tövbe kapısı elbet..” Zaten tövbenin önemi üzerinde çokça duruyor kitap boyunca!

    • -Toprak Tencere; “Bir günah işleyen kulun hâli ocaktaki ateşin üzerine konan yeni toprak bir tencereye benzer. Bir saat sonra o toprak tencerenin altı kapkara kesilir.Eğer hemen altı yıkanırsa o karanlık kaybolur.Fakat defalarca ocağa konursa o karanlık silinmez hale gelir ve ne kadar yıkarsan yıka kâr etmez, artık o toprak tencere kırılıp parçalanmadan o kara oradan çıkmaz.”

    • Her sayfası insanın yüzüne ayrı bir tokat. Ey nefsim duy bunları! .
  • 2.BÖLÜM HAZIR
    SEVGİLİ OKURCANLAR ,
    HAZIR DURUMDA SİZLERE SUNMAKDAN MUTLULUK DUYUYORUM .
    YORUM,BEĞENİ VE YAPLAŞIM YAPMAYI UNUTMAYINIZ .


    2.BÖLÜM

    -Annem seslenmeye devam ediyor oğlum
    kalk gel bak kim gelmiş ?

    Ben kaltım artık yıllardır HASRETİNİ ÇEKTİĞİM BABAMLA KAVUŞMA ZAMANI GELDİ .
    Böyle içimde garip bir heyecan var tarif etmeye kelimeler yetmeyecekmiş gibi
    Bir yandan da ellerimle gözlerimi silmeye çalışıyorum hani erkeğiz ya su koy vermeyeceğim çaktırmayacağım yıllardır görmediğim BABAM a kavuşacağım için mutluluk sevinç göz yaşlarını çocukluk işde .

    Neyse gittim yüzümü gözümü yıkadım derin bir nefes .
    Mutfak kapısında kendimi gösteriyorum .
    Annem yer sofrası kurmuş ailemizin reisi BABAM baş köşede ablamlar , abim etrafına oturmuş annem in sofraya kızarttığı patates ve biberleri getirmesi çayların doldurulması bekleniyor ,
    Ben sadece nutku tutulmuş baş köşede oturan babamın yanına usul usul gıdım gıdım yanaşıyorum heyecandan bayıldım bayılacağım yanına yanaşmaya çalıştığım kişi BABAM .
    Babamın espirili adam olduğunu o gün ilk tanışmamız da gördüm gel bakalım evin erkeği gel otur oğlum dizime deyip sarılışı sanki bugün müş gibi hala ciğerimde sıcacık .
    Herkes kuruldu sofraya bismillah dedik başladık kahvaltıya çaylar demli babam gelmiş tam keyif çayı herkesin gözleri ışıl ışıl herkesin yüregi bayram yeri .
    Kahvaltı faslını kapattık sohbete döndü ortam ,
    Tabi annemin pofuduk komşuları mutfak penceresinin önünden gelip geçerken ayak üstü hoş sohbet çay muhabbetlerine alışık oldukları için babamı gören hoş geldin gözünüz aydın felan .

    Ben de bir korku başladı acaba daha yeni babama kavuşmuşken tekrar gidermi diye ?

    O sohbetlerde şunu öğrendim
    BABAM I getirecek olan uçak rötar yapmış ondan gecikmeli gelmiş .

    Şuanda oturduğumuz evi bilmediği için abim ve ablamlar bizim eski kirada kaldığımız bir oda bir kücük oda kadar salonu olan eski evimizin çevresinde karşılamaya gitmişler .
    Karşılayıp yeni evimize getirmişler ,
    BABAM annem e soruyor ne olduda evi değiştirdiniz bir yaramazlık yok inşallah
    Annem pamuk toplamaya işçi olarak gittik kızlarıda götürdüm arsayı aldık borç harç senin gönderdiğin paralardan ekmekden pazardan artırdık başımızı sokacak ev yaptık deyince. Bir anda babam da benim gibi gözlerini avuşturmaya başladı babam hakkında bşr şey daha öğrendim o da benim gibi duggusal .
    Babam gelin bakalım size hediyeler. Oyuncaklar getirdim dedi herkesi evin salonunda topladı 5-6 bavul salonda istiflenmiş koliler felan var .
    Sırayla açılmaya başlandı bu bağul büyük kızlarıma bu bagul oğullarıma bu annenizin
    Bu da memleket e gidecek hediyeler .

    Abim ile benim bavul açıldı offf hepsi gıcır gıcır poşetinde .

    Ayakkabılar,eşortmanlar,kazaklar,üstler başlar herkes çok mutlu .
    Oyuncaklar. Türkiyede o zaman uzakdan kumandalı araba uçak yok BABAM abimle bana kumandalı oyuncak getirmiş . Kırmızı sport bir araba .

    Eve gelen giden arkadaşımın hatti hesabı yok babamın geldiğini öğrenen meraklı tabi .

    Bana getirilen bir çok kıyafet olmadı tabi çelimsiz olduğum için büyüyünce giyer denildi aslında umrumda da değildi kıyafet oyuncak felan
    Ben BABAMI istemiştim sadece .
    Gerisini umursamadım kısacası .

    Paket paket şimdi dönüp yüzüne bakmadıgımız lokumlar çikolatalar OFF diyorum kokuları hala burnumda lezzetleri hala dilimin ucunda .

    Gelen giden arkadaşlarıma birer tane lokum veriyorum BABAM geldi diye BABAM YURT dısından bak ne neler getirmiş diye
    Çocuğum erkeklik artistlik yapıyor hava atıyorum .
    Ortam normal yaşama döndü aile bireyleri için
    BABAM eve adapte olmaya çalışıyor
    Ben arabaya 8 kalempil 1 tanede kumanda için 9 voltluk pil var onları takmaya çalısıyorum amacım arabamı kucaklayıp kumandasını cebime koyup kendimi sokağa atacak ve mahallenin bütün çocuklarına BABAMIN getirdiği oyuncağımı gösterecektim .

    Ama öyle olmadı çünkü mahallede o oyuncağı oynayıp hava atacağım yol yok her yer patika yol her yer toprak yol asfalt yol yok

    Arkadaşlarımla sadece şunu yapa bildik ceplerime doldurduğum çıkolAta ve lokumları yerken
    Ooow kırmızı sport araba üffff
    Lan kumandasıda var
    Bir lokum daha versene
    Bak buna basınca gidiyor
    Vayyy be ısıklarıda var

    Aslında araba çok fonksiyonlu değildi kumanda düğmesine basınca kafasına göre gidiyor düğmeyi bırakınca aptal saptal kafasına göre geri geliyordu 🙈

    3 -5 gün babamın getirdiği piller bitene kadar oynadım arabayla evin içinde hevesi dibine kadar aldım Sonra annemin bardak tabak koyduğu vitrinin en üstüne tozlanacağı yere koydum .

    Cebime tasolarımı gazoz kapaklarımı koyup mahalleye çıktım

    Ali , ahmet , mehmet derken toparlandık bir kaç kişi taso oynadık ben yenildim 🤣

    Gazoz kapaklarını da YAĞMAAAAAAA diye bağırarak havaya attım her biri bir tarafa uçtu vede düştü herkes bir birinin üstüne atlıyor kapaklanıyor
    Onu ben gördüm ilk
    O benim
    Ver lan o soda kapağını

    Derken ortalık yatıştı .

    Aslında benim yapmak istediğim BABAM IN GELİŞİNİ kutlamakdı.
    Havai fişek o zaman vardıda biz mi atmadık
    Konfeti vardıda biz mi patlatmadık
    Ozaman elimde bulunan imkanım oydu 🥳
    3-BÖLÜM
    BABAM KIRAATHANEYE DOĞRU GİDİYOR
    YAKINDA !!!
  • ~~~1990~~~


    1.BÖLÜM

    EV’E ATEŞ DÜŞTÜ!


    1986 doğumluyum .
    Yıl 1990-1992 o dönemlerde daha yeni yeni çevresini görmeye başlamış neyin ne olduğunu öğrenen anne,baba,iki abla ,bir abisi olan bir çocuk .
    -Baba yurt dışında gurbette para kazanıp ailesini kimseye muhtaç etmemek için mücadeleler veren aile reisi .
    -Anne bütün mücadelesini çocuklarını korumak evine barkına sahip çıkmak için kendini parçalayan Kocaman yürekli bir ANNE
    -ABLALAR halk eğitim merkezlerinde dikiş nakış öğrenen öğrendiklerini evde dantel oya gibi şeylerle uğraşan yer yer komşu kızlarıyla sek sek oynayıp piknik yapan kızlar
    -Abi benden üç yaş büyük her fırsatta kardeşini tartaklayıp döven her fırsatta kavga gürültü yapan agrasif bir yapı .
    -Ben o dönemlerde ateşli havale geçiren eline baban diye bir fotoğraf verilen gece babasının fotoğrafını yastığa koyup yatan çocuk , annesinin dizinin dibinden ayırmadıgı
    Ateşi yükseldimi korkusuyla sürekli ateşini kontrol ettiği çelimsiz bir can
    Ateşler yükselmeye başlayınca baş edilemez durumlara girince bu hastalık soluk hastahanede alınıyordu doktor bey hemşire hanım derken hatırladığım kadarıyla Kocaman gönlü pamuk elleri olan annem beni hastahaneye sırtında taşıdı durdu dolmuş yok otobüs 2-3 saat de bir geçer bulunduğumuz mahallede onda da boş yer olmaz
    Korsan dolmuşlar olurdu onlarda da boş yok olsada millet fosur fosur sigara içerdi kapı açıldığı zaman sanki bir duman bulutu çıkardı dolmuştan .
    Genelde benim canım annem sırtına alır şansını denerdi diğer mahallelere gider ordan binmeye çalışırdık dolmuşa otobüse doktor yazar verirdi reçeteyi iki iğne vururdu bilmiyorum doğru tedavi oluyormuydum o dönemde ama şunu biliyorum kendi kulaklarımla duyduğum kelimeler
    -Doktor
    Hanım aylardır gelir gidersin bu çocuğu biz değil sen kurtarıyorsun kurtarıcısı sensin
    -Annem
    Günde 20 den fazla ılık su ile ateşini düşürmeye çalışıyorum yanımızdan leğen su eksik olmuyor Allah herkese şifa versin sizden de Allah razı olsun deyip reçeteyi eline alıp beni kucaklayıp gözler yaşlı yola koyulan bir anne .
    Günler geçiyor ben ateşler içinde yanmaya devam ekmek parasından artırıp pazardan portakal almış annem bana yedirmeye çalışıyor iştah ne mümkün alevler içinde havale geçirirken .
    -Baba kazandığı parayı yurt dışından bize gönderiyor gelen para ilaç masraflarına gidiyor perişan durumlar .
    KADIN VAR TAŞI AŞ EDER
    KADIN VAR EKMEĞİ TAŞ eder derler benim annem TAŞI AŞ edenler den .
    Rahatsızlıkdan iyice çelimsizleştiğimi gören annem beni resmen gıda destek kampına aldı
    Kasapdan kemik alıp kemik suyu yedirip içirmeler
    C vitaminleri
    Diğer gıda. Destekleri ev yapımı yoğurtlar
    Ve daha gibi leri o dönem i kapsayan
    ÇOK ŞÜKÜR HASTALIĞI ATLATTIK
    Sağlık olarak normale döndüm
    Allah annemden babamdan hastahanedeki doktorundan ve herkesten razı olsun .
    Çünkü mahallemizde bulunan benim akranım bir kızları olan komsumuz un evide yangın yeriymiş ben bunu sonradan öğrendim aynı rahatsızlıkdan müzdarip komsu evi baba devlet memuru olmasına rağmen kızının sağlığını kendilerini parçalamalarına rağmen koruyamamışlar ve o günahsız kardeşimiz ateşli havale diye bilinen o rahatsızlığa maruz kalmış bütün çabalara rağmen sonucu ağır
    Kalıtsal durumlar zihinsel engeller bedensel hasarlar Allah yardımcısı olsun kendisinin de ailesinin de benyaşadım çok da iyi hatırlıyorum .





    Antalya yaz dönemlerinde fazla sıcak bir memleket tir nem olayını hiç koymuyorum bile

    Mahalleden arkadaşlar o dönemler de kıraathane de babalarının yanına giderdi para tırtıklamaya yada hani vardır ya okey masalarında yancılar yer içer herşeye karışır ortaya laf atar hesaba karışmaz çocukluk arkadaşlarımda kısmen öyleydiler
    Sadece yer,gazoz ve oralet içerlerdi 😊
    Bende kıraathane merdivenlerine oturur hayaller kurardım babam gurbetten dönmüş kahvede arkadaşlarıyla masada oturuyor
    Oğlum ne geziyorsun gel amcana sövde erkek görsün kızını sana versin
    gazoz iç tost ye desin diye düşlenirdim .
    -Ev
    Gece kondu sıvasız annem ve ablalarımın pamuk tarlalarında çalışarak kazandıgı para ile pamuk işçisi toplayan çavuşun bir gece kondu yapılacak kadar ev arsasını satması
    annemin komşular a ustalara inşaat işçilerine rica minnet borç harç bir ev yaptırması ile herşey bir anda değişmeye başlıyor
    Baba hala yurt dışında ,
    Ev yapılmış duvarları örülmüş pencere yok Elektirik yok su yok sıva yok
    Sevinçliyiz sıvasızda olsa penceresizde olsa BİZİM EVİMİZ !!! bizimde evimiz var
    herkes çok mutlu babam bu durumdan habersiz ,


    -Sıcak havalar esiryor ama alev !
    Bir yaz ayı ben yine sokakda
    misket, gazoz kapagı, futbol oynamış kan ter içinde eve gelmiş
    kuru ekmek domates almış
    balkonda yer minderine oturmuş yiyorum annem söyleniyor bu çocuk niye normal yemek yemez ?
    pilav var fasulye var diye
    vel hasıl ekmeğimi domatesimi afiyetle yeyip arkadaşlarımla anlaştığımız gibi sokak da bekliyorum
    birileri gelsede oyun oynasak diye 
    işde saklambaç,yerdenyüksek,elimsende felan
    Geç oldu hava iyice karardı
    arkadaşlarımın annesi abisi felan sesleniyor annem çağırıyor,babam çağırıyor hadi .
    Herkes dağılma vakti geldiğini anlıyor
    o durumda tıpış tıpış evin yolunu tutan ben
    Evde annem hariç herkes uyumuş hava gerçekden çok sıcak
    evin içinde nefes almak zor gündüz sıcagı depolanmış gece evin içinde kullanılıyor sanki evimizin üstü beton arme dedikleri cinsten orada annem bize yer yatağı yapıyor öyle uyuyoruz.
    Ben o dönem tutturmuşum bir baba türküsü sağa babam sola babam anne babam babam babam
    Böyle uzanmışım sırt üstü kollarımı dirseklerden kavırıp ellerimi başımın altına koymuş gök yüzünde yıldızlara bakıp hayal kuruyorum .
    -Annem
    Oğlum nereye bakıp ne görüyorsun ?
    -Babam nerde ne zaman gelecek ?
    ( o arada bir uçak geçiyor sadece Çakar lambası görünüyor başka görünen birşey yok uçak yani işte )
    -Annem
    Bak uçak gidiyor gördün mü ?
    -EVET gördüm .
    -ANNEM
    BAK İŞTE BABAN O UÇAKLA GELECEK 😊
    -Allahım babam uçakla gelecek yaşasın
    Babam gelecekmiş , babam benim babam .!!!!

    Garip beden o sevinçle uyuyup kalmış tabi.
    Sonraları memleket den (Karadeniz bölgesi ) bize gelenler var amcalar ,dayılar gurbet e Antalya'ya geliyorlar çalışıp para kazanacaklar söz de .
    İnşaatlarda çalışıyorlar işde amelelik , getir götür işleri felan

    -Traji komik durumlar .

    Sevgili akrabalarım ,
    İnşaatda sıva ,duvar,kalıp kısaca inşaat ile alakalı bütün işleri yapıyorlar para karşılığında .
    Gel gelelim bizim evimizde yaşıyorlar para kazanmalarına rağmen babamın gönderdiği annem ve ablalarımın kazandığı paraları yiyorlar .
    Evin duvarı hala sıvasız ,badanasız
    Pencere yok (ince naylon ile kapatılmış )
    Odanın birinde çimento ,kireç ,ince sıva kumu
    Kapı yok .
    Annem diyor bizim herkese hayrımız dokunur
    Ama kimsenin bize hayrı dokunmaz
    Annem yerden göğe kadar haklı

    Komşunun kocası yevmiye li olarak gelip çalısıyor evi sıva yapıyor
    Evde o işden anlayan akrabalarım olmasına rağmen .

    -TİCARET PARA TATLI
    Mahalleye kurulan pazar yakın e Antalya sıcak en güzel ne satar ?
    SOĞUK BUZ GİBİ. SUUUUUU
    SOĞUKSUUUUU

    Cuma günleri öğlen saatlerinde dolaba buzluga çelik derin bir tabak da su koyardım boyum yetmez o an üstüne çıkabileceğim ne bulursam çıkar koyardım .
    Cumartesi sabah kalkar evde kullanılan yeşil su termosumuz vardı
    genelde Antalya'da evlerin olmazsa olmaz ev gereçlerinden 🙈
    Bir gün öncesinden koyduğum suyu buz tutmuş bir halde alır kurar termosa doldururdum
    üzerine suyunu koyar para kazanacağım büyük bir işletme gibi
    Bir hevesle kucaklıyorsun kaldırmak için kalkmıyor
    acaba neden kalkmıyor ?
    O yeşil termos su dolunca içine benden ağır olduğu için kalkmıyor 😂
    Ne yapmak gerek
    devirsem suyun yarısını döksem hayal edilen parayı yere dökeceğim
    olmaz para kazanmayı kafaya koymuşum .
    AŞ şirket kurar gibi iş ortaklarımı arkadaşlarımın arasından seçip ticarete girmemiz lazım .
    Kimler olmalı derken buldum
    Kepçe İlker (kulaklar kepçe kazanı gibi )
    İskelet Adnan ( zayıflıkdan bi gömlek daha zayıf )
    Sümüklü Tamer
    Ve ben

    Şirket kuruldu sermaye benden
    Taşıma bağırma onlardan
    Kazanılan para ikiye bölünecek yarısı benim kalan yarısı diğer 3 kişinin

    Kanter içinde pazar yerine ulaştık geçtik bir kenara sırayla yırtınıyoruz
    BUZ GİBİ SU
    SOĞUK SU
    SUUUUUUUU
    Biri geldi kaç para diye dedik abla siftah bedava
    Sonra insanlar talep oluşturmaya başladılar
    Ufaklık ver bi bardak su
    Kaç para
    Derken baktık olmuyor dedik ne verirsen

    5000-10000 lira

    İşler tıkırında ben musluk başında açıyor kapatıyorum sadece 😎
    AŞ şirket in de bugüne bugün %50 hisse sahibiyim .
    Kiminden para aldık
    kimine komşu para alınmaz dedik
    kimi fazla verdi anlayacağınız.
    Ne şiş yandı ne kebab bulduk çocukluk aklımızla bir yol
    pazar bitti para sayıldı paylaşıldı
    Herkesi bir heyecan sardı
    Dikişli futbol topumu alalım
    Yoksa abilerimizin alıp oynadıgı patlayan dikişli futbol topunun kenarını yırtıp içine plastik top koyup bisikletçide hava bastırıp
    Fazla masraf A girmeyelim mi
    Tasomu alalım
    Küçüklük miniklik dediğimiz bilye ( misket ) mi alalım renkli renkli
    Siyah çekirdek mi yesek
    Cino çikolatamı alsak
    Gazoz la probis bisküvi mi yesek
    Yada yukardaki mahalle bakkalına gidip bütün big boble sakızların hepsini mi alsak 🤣😂😎
    Yedik bütün parayı
    Mısır cıpsi
    Çikolata
    Çekirdek
    Gazoz
    Misket
    Taso
    Ne varsa harcadık
    Kendi kazandığımız paranın lezzetini kendimiz yiyerek anladık
    Okula başlamama 1 sene kaldı

    Farklı ticaretler yapmak istedim
    Ne yapa bilirdim
    Su işi tek başına yapılmıyor ortak lazım
    Tek yapmalıyım
    Ne
    Ne
    Ne ?????
    -Annem
    Oğlum küçük tepsiyi ver ordan !!

    BULDUMMMM!!!!
    Tepsi simit. Simit tepsi
    SİMİTTTTÇİİİ 🤨

    Nasıl olur derken

    Annemden ağlaya zırlaya
    20 simit parası kopardım ve küçük tepsiyi
    Heyecanla pazar günün bekliyorum
    Bir çok kişinin evde pazar günü kahvaltıyı ailecek yaptığını biliyorum

    Sonra duydum fırından simit alıp satanlar 6-9
    Arası sıraya girip
    Kuyruk bekleyip
    Simit alıp
    Bağıra bağıra satmaya gidiyorlarmış
    Cumartesi gecesi uyumadım
    Heyecandan gidip simit satacağım diye
    Saat kaç oldu bilmiyorum çünkü Saat evin içinde salonda

    Tepsiyi kaptığım gibi üstünde tshirt altta şort
    Ayakda terledikçe ayağından kayıp çıkan terlik
    Koştur koştur fırına

    -YENİ SEKTÖR YENİ İŞ
    Simitçilik sektöründe ilk iş günüm
    Yuh o ne
    Sanki ordu var kuyruk değil
    Hepsi benden büyük abiler hatta bıyıklı sakallı amcalar
    Benim burdan simit almam mucize
    Hadi aldık diyelim bu adamlar benden büyük işi biliyorlar
    Rekabet fırında başladı
    Kavgalar
    Dövüşler
    Sıraya kaynak olmalar
    Tepsiyle kafaya vurmalar

    Ortalık bir birine karışşa iyiden iyiye emin im arada domates gibi ezilir salça olurum

    AAaaAAAAAAAaaa !!
    Kepçe ilkerin abisi
    Canım abim en sevdiğim abim
    Fırında çalışıyor
    Abi abiii Mustafa abi

    Abi ben simit almaya geldim bekle 5 dk sonra çıkar simit alırsın
    Ver sen tepsini bana ben çağırırım seni
    -Kaçtane ?
    -Bukadar param var abi 🙄
    -22 yapar hadi 3 de benden 25 yapsın 😆
    - İşte ozaman anladım sen birşey yapmak istediğin zaman mutlaka destekleyen insanlar olduğunu

    -Tepsiye simitler dizilmiş bi işaret gel al diye
    Aralardan sıvışarak gidip aldım tepsiyi tutmak ne mümkün simit yeni çıkmış tepsiye dizilince tepsi ısınmış
    el kadar çocuğum ne bilim ben
    Mustafa abi öyle olmaz
    elde taşınmaz o
    al şu havluyu katla başına koy
    tepsiyide havlunun üstüne koy
    bi elinle şurdan tut
    elin acırsa öteki elinle değiştir
    biraz sonra soğur zaten dedi
    -HADİ HAYIRLI İŞLER
    Bismillah dedim aldım simitlerimi çıktım fırından köşeyi döndüm tecrübesizlikden aval aval yürüyorum
    Yürü yürü derken
    Bi ses duydum ses uzakdan geliyor ama gür
    -SİMİTÇİİİİİİİİİİİİİ
    SICAK SICAK TAZE TAZE

    Birşeyleri eksik yaptığım belliydi
    Bende bağırmaya başladım
    SİMİTÇİİİİ
    SİMİTÇİİİ DİYE

    Biri çıktı lan simitçi gel buraya ver iki simit
    Buyur abi
    2000 yetermi. Bereket versin abi

    2 O abiye
    3 bu ablaya
    5 şu eve derken
    Simitleri sattım 3 saat içinde döndüm geldim eve para sayıyorum
    Keyifli keyifli
    -Annem gördü naptın oğlum
    -Sattım geldim anne
    -Oğlum sen çalışma gerek yok daha yaşın kaç el kadarsın
    -Olmaz anne çalışacağım çalışmayı seviyorum !!


    Ohhh tamam dır işi çözdük
    Okula başlayana kadar simit sattım
    Part time işi full time A çevirdim

    Artık sabit hergün kapısına poşet asıp simit bıraktığım müşterilerim oldu
    Artık veresiye bile verdiğim müşterilerim vardı
    Artık günde 3-4 posta simit almaya gidiyordum fırına işleri büyüttüm fırının en iyi sokak simitçilerinden olmuştum .
    -ANNEM
    Gözün Aydın baban geliyor dedi
    -Ben kendimden geçtim gözler sulandı
    Özlem sona erecek BABAM geliyor
    O siyah beyaz fotoğrafıyla uyuduğum BABAM GELİYOR .
    -Ne zaman ?
    -2 gün sonra
    Şimdi söyleyin bana babasının
    Fotoğraflarıyla uyuyan çocuk o 48 uyurmu hiç ?
    -Evet uyumadım son demlerime kadar
    Ama uyuya kalmışım 😞

    Annemle uyurdum hep nasıl olduysa bi uyandım sabahın 8-10 u gibi felan
    günlerden hangi gün hatırlamıyorum ama çok geç değil çok da erken değil
    normal kahvaltı saatleri
    Sağımda annem solumda bıyıklı bir adam 🙄
    İçinde bir heyecan BABAM MI ?
    Hiç çaktırmıyorum uyandıgımdan habersizler derken annem uyandı kalktı kahvaltı hazırlığı yapıyor .
    Peşine mutfakdan gelen seslerden babam kalktı .
    ÖPTÜ BENİ 😭
    6 yaşına kadar babasını gördüyse bile hatırlamayan ben i 1992 senesinde öz be öz BABAM ÖPTÜ
    Ne yapacağımı bilemedim tek yaptığım ağlamak oldu içine içine kana kana ağlamak oldu .
    Durdum bekliyorum tecrübesiz im
    ne diyeceğim ne yapacağım ne der ne yapar ?
    BABAMM DA KALKTI  YATAKDAN İÇERİ GİTTİ .

    KALDIM YALNIZ DÜŞÜNÜYORUM NE OLACAK DİYE

    -MUTFAKDAN BİR SES
    -Oğlum gel bak kim geldi
    Kalk hadi kahvaltı yapacağız
    Herkes seni bekliyor
    Bak kim gelmiş ?

    1.BÖLÜMÜ BURDA BİTİRMEK SANIRIM UYGUN

    SİZLERDEN RİCAM  YORUMSUZ KALMAYIN OLUMLU YADA OLUMSUZ
    BİLİYORUM YAZIM,ANLATIM,İMLA HATALARIM VAR  BUNLARINDA NEDEN OLDUĞUNU DİĞER BÖLÜMLERDE DİLE GETİRMEYE ÇALIŞACAĞIM
    SAĞ KALIR YAZMAYA DEVAM EDEBİLİRSEM
    21.01.2020
    23:52
    Paketteki
    SON
    SİGARA İÇİLİYOR .....🚬