9/10
·243 syf.··
2026 56. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:18
Bitirdikten sonra birkaç gün etkisinde kaldığım bir günce... Daha önce Nijinsky ve Van Gogh'un güncelerini de okumuştum fakat Ahmet Uluçay, belki de bizden biri olduğu için insanın içine çok daha fazla işliyor. 2000 - 2004 yılları arasındaki düşüncelerini günlüğüne aktarmış Ahmet Bey. Kısa ama son derece etkili ifade etmiş kendini. Okurken Ahmet Uluçay'ın olayları ve dünyayı farklı bir şekilde görebildiğine, gerçekten özel bir insan olduğuna şahit oluyorsunuz. Güncenin içeriğinden de anlayabileceğiniz üzere; bir hayali olan ve bu hayalinin peşinden inanılmaz bir inatla giden yönetmen, normal bir insan için son derece ağır, kaldırılması pek güç meşakkatlerle ve sancılarla dolu bir yol seçmiş. Benim için kitaptaki en özel kısımlar, şüphesiz Ahmet Uluçay'ın bu sıkıntılar karşısında yaradana sığınış şekli ve seçtiği güzel dualar oldu. Gerçekten temiz bir kalbin ve güzel bir insanın kurabileceği türden, insanın içine işleyen cümleler... Kesinlikle tavsiye ederim. İyi okumalar. :)
Sinema İçin Bunca Acıya Değer Mi?Ahmet Uluçay · Küre Yayınları · 2018306 okunma
7/10
·68 syf.··
2026 25. kitabı
‎Yağmurlu Hisler, isminin vaat ettiği o melankolik ama arındırıcı havayı sayfalarına başarıyla taşıyan bir eser. Yazar, insana dair gözlemlerini, bir şairin hissetme derinliğiyle birleştirerek okuruyla paylaşıyor. Edebiyatta bazen çok süslü kelimelerin anlatamadığı bir duyguyu, son derece sade ve "bizden" bir cümle çıplaklığıyla anlatıverir; bu kitap da tam da bu sadeliğin gücüne yaslanıyor. ‎ ‎Kitabın "Yalnızlık" bölümü, modern insanın en büyük çıkmazını, yani "herkesin mutlusun sandığı o içsel ıssızlığı" merkeze alıyor. Yazar, "Sözün uçması; sebebidir yazıya vefasızlığın" dizeleriyle yazının kalıcılığına sığınırken, aynı zamanda insanın fani oluşuna dair hüzünlü bir hakikatle yüzleştiriyor okuru. Buradaki yalnızlık, sadece kimsesizlik değil; insanın kendi bedeniyle, zihniyle ve dünyayla olan mesafesi. Yazar, metinlerin dokusuna bir "teşhis ve tedavi" edasıyla değil, daha çok bir "hal tercümesi" olarak dokunuyor. "Zihinlerde tasavvur, bedenlerde teşekkül" derken, aslında insanın dünyadaki varoluş sancısını özetliyor. ‎ ‎Yağmurlu Hisler, geleneksel bir şiir kitabının sınırlarına hapsolmaya direnen bir yapıya sahip. Metinler bazen damıtılmış bir şiir, bazen sorgulayıcı bir deneme, bazen de samimi bir günce tadında ilerliyor. Yazar, bir türün kalıplarına takılmadan hislerini olduğu gibi aktarmayı seçtiği için eser, bir sanat metninden çok, bir dostun gecenin sessizliğinde paylaştığı iç döküş sıcaklığına bürünüyor. Kitap bir oturuşta bitirilecek bir serüven değil; aksine okuru durup düşünmeye, satırların kendisinde neye tekabül ettiğini aramaya teşvik eden bir süreç. Örneğin: ‎ ‎Hangi maddenin kaçıncı bendisin ‎Bilmem ki neredesin ‎Bilenin bilmesiyle olmayan şeyler ‎Hazan kalbim tuz buz ‎Yine de "sevmekten kim usanır" ‎ ‎​Bu sitem, kitabın yer yer sertleşen, yer yer
Edebiyat
Yağmurlu HislerHayat Can Yakar · Cinius Yayınları · 20261 okunma
Reklam
6/10
·136 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 14:00
Ictenlikle yazilmis, intihar eden annesinin olumuyle yuzlesmeye calisan kizinin yasla basa cikisi. Gospodinov’u da yakin zamanda okumustum. Benzerlikleri var. Ancak o kadar guclu ve dokunakli gelmedi bana. Tabi oyle bir cabasi da yoktu sanirim yazarin. Daha cok bir gunce gibi. Bunu paylasma cesaretinden ve yazim biciminin ozgunlugunden dolayi yazari takdir ettim.
AnnemMiray Çakıroğlu · Metis Yayıncılık · 202564 okunma
6/10
·184 syf.··
2026 4. kitabı
Kitap öncelikli olarak günce olduğu için okuması beni gerçekten yordu. Bazı yerleri akıcıydı ama bazı kısımları okurken gerçekten çok sıkıldım. Eser biraz eleştirel türde bir kitaptı.Kopukluk biraz fazla gibi geldi bana.Bu kitabı çok sevemedim.
Âdem ile Havva'nın GüncesiMark Twain · İthaki Yayınları · 20237bin okunma
9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
Filmini kaç milyon kez izledim bilmiyorum. Ve sonunda kitabını da okudum. Kitap günce şeklinde yazılmış. Konudan konuya atlıyor hissi oluyor ama roman değildi bana göre. Film ve kitap arasında ise epey fark vardı. Belli karakterler filmde var evet ama filmde olan Damat Ferit ve Hafize Ana kitapta yoktu. Belki devamında vardır bilmiyorum ama bu kitapta bunlar yoktu. Yine kitapta olan bazı bölümleri filmde başka karakterlerin başına gelen olaylar şeklinde yapılmış. Film kendi alanında mükemmel, kitap da kendi alanında muhteşem. Zaten aşırı hızlı okunuyor, hacmine bakıp uzun sürer sanmayın iki güne kalmaz biter başlarsanız. Kitabın sonu üzdü biraz beni. Zaten filmde de duygusal son vardı. Farkları olsa da dediğim gibi ikisi de kendi alanında MUHTEŞEM!
Hababam SınıfıRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20193,534 okunma
5/10
·64 syf.·
2026 116. kitabı
Logos İlhan Berk Logos, Antik Yunan’dan gelen “akıl, söz, düzen” anlamlarını taşıyan bir kavram. İlhan Berk bu kitabında bu kavram etrafında dolaşırken aslında şiirin doğasına, şiire dair parçalı bir düşünce alanı kuruyordu. 64 sayfalık bu kısa kitap, yarım saat gibi bir sürede okunabiliyor. Metinler yarım sayfalık, şiir üzerine yazılmış denemelerden oluşuyor ve sindirerek okumayı gerektiriyor. Bu, okuduğum 6. İlhan Berk kitabıydı. Yazarın üslubu gereği metinler klasik bir fikir yazısından çok şiirsel, aforizmalarla dolu, yer yer günce içeren özgün denemelerdi. Yerli ve yabancı yazarlardan bolca alıntı da dikkat çekiyor. Her noktada aynı etkiyi bıraktığını söyleyemem. Yer yer İlhan Berk’in dili ve tercih ettiği bazı kelimeler bana uzak geldi, beğenemedim. Yine de şiir üzerine yazılmış yazılar okumak isteyenler için kendine has bir okuma deneyimi sunuyordu.
Edebiyat
Logosİlhan Berk · Yapı Kredi Yayınları · 2019362 okunma
Reklam
Reklam