tamam rol yapmayacağım
Puan vermedi·245 syf.··
2026 11. kitabı
·
213 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:59
"Olma" haline ulaşmak için önerdiği egzersizler, taktikler çok iyi. Farkındalık, duyu belleği, inanma üzerine alıştırmalar...hepsi çok iyi açıklanmış. Tüm bunları kullanabileceğim fırsatları iple çekiyorum. Ayrıca bunların günlük alışkanlıklar olacağı zamanı da. "Sanatını bir gün için bırak, o seni üç gün bırakır" Eric Morris
Tiyatro
Rol Yapmayın LütfenEric Morris · Alfa Yayınları · 2000123 okunma
Hiçlik Yolcusu
4/10
·127 syf.··
2026 234. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:27
İnsanı ontolojik yönüyle irdelerken kalkış noktasına hiçlik makamını yerleştiren metin, günlük hayatın sıradan ama özünde çok yönlü kelimelerine yeni bir bakış sunuyor. Kelimeden düşünceye, düşünceden hiçliğe varan bir süreç vaadediyor. Genel anlamda tekrara düşmesi metnin ana fikrine gölge düşürüyor. Şöyle böyle bir kitap.
Hiç YolcusuReyhan Gazel · Ebabil Yayıncılık · 20136 okunma
Reklam
ÖLMEK İSTİYORUM AMA TTEOKBOKKİ DE YEMEK İSTİYORUM
5/10
·144 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:01
Bu kitap, yazarın psikoloğuyla yaptığı görüşmeleri ve yaşadığı duygusal zorlukları anlatmaktadır. Kitapta kişinin kendini tanıma süreci ve günlük hayatta yaşadığı kaygılar ele alınmıştır. Kitabın dili sade ve anlaşılırdı. Bazı bölümler ilgimi çekse de bazı kısımlar bana tekrarlayıcı geldi ve bu yüzden kitabı okurken zaman zaman sıkıldım. Duyguların samimi bir şekilde anlatılması kitabın olumlu yönlerinden biriydi. Genel olarak kitabı orta seviyede buldum. Okunabilir bir kitap olsa da beklentilerimi tam olarak karşılamadı. Yine de düşündürücü ve farklı bir okuma deneyimi sundu. Bu kitabı, psikolojiye ilgi duyan ve düşündürücü kitapları seven kişilere öneririm. Defne Özdamar Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum Baek Se-hee
Psikoloji
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,6bin okunma
İnsan ve Yaşamın Şiirle Buluştuğu Eser
10/10
·176 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:26
Şükrü Erbaş, Türk şiirinin en güçlü ve en duyarlı isimlerinden biridir. Bütün Şiirleri-2, şairin insanı, sevgiyi, yalnızlığı, doğayı ve toplumsal yaşamı derin bir içtenlikle ele aldığı şiirlerini bir araya getiren önemli bir eserdir. Kitapta kullanılan dil sade olmasına rağmen anlam bakımından oldukça yoğundur ve okuyucuyu düşünmeye yönlendirir. Şair, günlük hayatta fark edilmeyen duyguları güçlü imgelerle anlatır. Özellikle sevgi, özlem, ölüm, emek ve umut temaları şiirlerin merkezinde yer alır. Doğaya olan bağlılığı ve insan sevgisi, dizelerin hemen her satırında hissedilir. Bu yönüyle eser, sadece şiir okumayı sevenlere değil, hayat üzerine düşünmek isteyen herkese hitap eder. Bütün Şiirleri-2, duyguları güçlü bir şekilde yansıtan, insanı hem hüzünlendiren hem de umutlandıran bir şiir kitabıdır. Şükrü Erbaş’ın sade ama etkileyici anlatımı sayesinde şiirler uzun süre akılda kalır. Şiire ilgi duyan herkesin kütüphanesinde bulunabilecek değerli bir eserdir.
Şiir
Bütün Şiirleri 2Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,9bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 2. kitabı
Kitap ilk bakışta kapitalizmden sosyalizme geçişin başarısızlığını anlatan bir distopya gibi görünse de, aslında çok daha derin bir sistem eleştirisidir. Birçok kişi bu eseri genel bir komünizm eleştirisi sanıyor ama yanlış. Orwell burada doğrudan Stalin dönemini ve devrimin nasıl bir diktatörlüğe evrildiğini hedefe alıyor. Kitabı tam anlamıyla kavrayabilmek için 1917 Rus Devrimi'nin aktörlerini bilmek gerekiyor. **spoiler Kitabın bence en sarsıcı kısmı, domuzlar ile insanların aynı masada kağıt oynayıp zaferlerini kutladıkları o son sahneydi. Hayvanlar dışarıdan içeriye bakarken artık kimin domuz, kimin insan olduğunu ayırt edemiyorlar. Bu sahne, "günün sonunda kazananın hep elitler, kaybedenin ise hep halk olduğu" gerçeğini yüzümüze çarpıyor. Tüm bunların yanında aslında kitap bize şunu fısıldıyor: Güç, kimin eline geçerse geçsin "kirletir". Dün ezilenin bugün gücü ele geçirdiğinde kendinden zayıfı ezmekte hiçbir sakınca görmemesi, sadece siyasetin değil, günlük hayatın da acı bir gerçeği maalesef. Yine de kitapta da olduğu gibi bunu en çok siyasette görüyoruz; teoride mükemmel olan vaatlerin pratiğe döküldüğüne kaç kere şahit olabildik? Yani diyeceğim şu ki "iyi yönetim biçimi" veya "kusursuz ideoloji" diye bir şey yoktur; yalnızca iyi niyetli yöneticiler ve en önemlisi, domuzların vaatlerine kanmayacak kadar bilinçli halklar vardır. Aksi halde, düşmanın değiştiğini sandığımız her zaferin sonunda aslında hiçbir zaman aynı tarafta olmadığımızı fark ederiz "Siz gidin artık Düşman dağıldı dedikleri bir anda Anlaşılıyor Baştan beri bütün yenik düşenlerle Aynı kışlaktaymışız" -İsmet Özel
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,5bin okunma
7/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:38
Merhaba arkadaşlar. İyi geceler, iyi okumalar ve mutlu bir haftasonu dilerim. Nasılsınız? Jules Verne’nin Fatih Robur kitabıyla aynı ismi taşıyan kahramanını daha evvel ‘Dünyanın Hakimi’ kitabında da görmüştük ama asıl eser yani karakterden bahseden eser bu olduğu için ne yazık ki tam olarak fark edememişiz. Kitabı da şöyle 700-800 sayfalık Jules Verne külliyatlarından zannediyorduk ama 300 sayfaya ancak yaklaşan yine ışıklar içinde başlayan bir roman çıktı karşımıza. Ancak bu ışıkların devamında bu defa bir volkanik bağlantı, bir yanardağ veya insanların başına gelen bir felaketten ziyade kendi döneminde de üst düzey çekiciliği olan Özgürlük Anıtı, Gize Piramidi ve Eyfel Kulesinin üstünde beliren siyah bayraklar dikkatimizi ilk olarak çekiyor. Bunları yapan kişi de Robur’dur. Kitap onun özelinde olduğundan söylemekten çekinmek için de bir nedenimiz yok. Diğer yandan Weldon Enstitüsü ise karşımıza çıkan bir kurum. Bunlar da oldukça ilginç bir bakış açısıyla yaşayan topluluk. Nasıl? Onların düşüncesine göre insanlık bir gün uçak veya helikopter gibi havadan daha ağır taşıtlar yerine onlardan yani havadan daha hafif taşıtlarla göklere egemen olacak düşüncesiyle yaşıyorlar. Gerçi Cesnalar 1955 yılında üretildi ama onlar bile bildiğim kadarıyla havadan ağırlar. Sonuçta uçak hala. Verne ve onun karakteri Robur’un da amacı zaten ağır hava taşıtlarının üstünlüğünü her alanda ve her anlamda kanıtlamak. Bu enstitü için devam ettiğimizde Robur ile birtakım durumlar yaşandığını, buranın başkanı ve sekreterinin de dahil olduğu bir kaçırma vakasını, bu kişilerle beraber dünyanın dört bir yanına gidildiğini de okuyoruz. Burada önemli olan ve ilgimizi çeken kısım ise Albatros isimli geminin (gemi diyoruz ama kendisi uçuyor) ortaya çıkması ve onunla yaşanılan maceralar. Enstitü
Fatih RoburJules Verne · Alfa Yayınları · 202080 okunma
Reklam
Reklam