Unutmamak gerekir ki Allah’ın dediğinin olduğu bir dünyada yaşıyor ve her saniye ölen bebeklere tanıklık ediyoruz . Üzerinde düşünülmesi gereken iki soru var: birincisi: günümüz dünyası kimin eseridir? İnsanın mı, tanrının mı? İkincisi : insanın mutsuzluğu, kutsal bir gereklilik midir? Yanıtlarını düşünmeye cesaret etmek, insanın kendine doğru atacağı ilk adım olacaktır. 
Ateş böceğinin kimyasal karışımlarla ışık oluşturması, üstelik bu ışığı yakarken herhangi bir ısının ortaya çıkmaması çok garip geldi ona. Ateş böceğinden parlayan ışığın bilimsel adı soğuk ışıkmış. Bu böceklerden çıkan soğuk ışığı, günümüz ileri telnolojisi yapay bir üretememiş vr bu konuda çalışmalar da devam etmekteymiş.
Ser-i kâra geçenler olduğuy'çün hâin-i millet
Duraht-ı mel'ânet her canibe bir sâye salmıştır
Bozulmuştur esâsında düzelmez gelse de Mehdî
Bu mülkün emr-i ıslâhı Cenâb-ı Hakk'a kalmıştır
-Günümüz Türkçesiyle-
Kâra geçenler milletin haini olduğu için
Lanet ağacı her tarafa gölge salmıştır
Kökünden bozulmuştur, Mehdi de gelse düzelmez
Bu memleketi düzeltme işi Allah'a kalmıştır
Çektiğim cevr ü cefanın sebebinden sorma
Deme kim bâd-ı hevâ menkabe dellâlı budur
Habs ile nefy ile işkence ile ömr geçer
İşte Türkiyye'de şair olanın hâli budur
-Günümüz Türkçesiyle-
Çektiğim cefanın sebebini sorma
Deme ki bedavadan menkıbelere delillerdir bunlar
Hapsedilmekle, sürülmekle, işkenceyle ömür geçer
İşte Türkiye'de şair olanın hâli budur