Bu yılda Cezayir şehri ve çevresindeki bütün yetim ve fakir oğlancıkları ve gelinlik kızları toplattım. Oğlancıkları sünnet ettirip, kızları evlendirdim. Her birine ihsanlarda bulundum. Evsiz olanlara ev verdim. İşsiz olanları işe koydum. Cenabı Hak, hayır yolunda sarf edilen her emeğin ve servetin karşılığını fazlasıyla ihsan buyurur. Bunu bizzat ben hayatım boyunca tecrübe ettim. Hayır yolunda ne kadar servet harcadımsa tez zamanda Allah, birkaç mislini ihsan eyledi.
Sayfa 65
1000Kitap
Müellifin Önsözü
Müslümanlar için her hususta bilgi sahibi olmak bir vazifedir. Din hususunda bilgi ise "İlmihal" adını alarak en birinci vazifeyi teşkil eder. Her Müslüman için yapılması gerekli en büyük bir vazifedir ki, mensup olduğu mukaddes İslam dini hakkında kâfi derecede bilgi sahibi olsun, bu bilgisine göre dini vazifelerini yapsın, dini hayatını tanzim etsin. Zaten bütün insanlığın bir manevi ruhu mesabesinde olan dinden, din bilgisinden hiçbir kimse ihtiyaçsız kalamaz. En eski zamanlardan beri gerek ilkel kavimlerden ve gerek medeni ve ileri seviyedeki milletlerden hiçbiri yoktur ki dine bağlı bulunmuş olmasın. İnsanların hakiki rahatları, saadetleri ilahi bir din sayesinde gerçekleşip ortaya çıkar, düşünceli şahsiyetlerin ruhları, vicdanları ancak böyle bir din sayesinde huzursuzluktan kurtulur, sükunet bulur. Beşeriyetin yaratılışındaki yüksek gaye, ancak böyle bir dine sarılmakla meydana gelir. O halde uyanık bir ruha, temiz bir vicdana sahip olan hangi insandır ki, kendisini böyle hakiki bir dine ihtiyaçtan beri görebilsin? Kendi şahsiyetini, istikbalini, saadetini korumak isteyen hangi bir insandır ki, böyle yüce bir dinin itikada, temizliğe, ibadete, helal ve harama, ahlaka dair olan kutsal hükümleri hakkında muhtaç olduğu bilgileri elde etmek istemesin? O mübarek dinin ortaya çıkmasına, yükselmesine, her tarafa yayılmasına, kısacası feyizli tarihine åit bir şeyler öğrenip bellemek arzusunda bulunmasın? Hiç şüphe yok ki kendi varlıklarını kaybetmeyen uyanık fertler, cemiyetler öteden beri bu ihtiyacı, bu arzuyu kendi ruhlarında duymuş, dini eserleri aramaya, bunları bulup okumaya lüzum görmüşlerdir. İnsanların bu yaratılışlarındaki meyillerinden, bu ruhi ihtiyaçlarından dolayıdır ki, her asırda din alimleri tarafından binlerce dini eserler yazılmıştır. Ancak her
Kitap Alıntısı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Karılar, apış aralarını muhafaza edememişlerdi de . . . Bunun üzerine Hak taala birdenbire öfkelenmiş "Vay! Demek siz daha terbiye olmadınız . . . Size kan verdim terbiye olmadınız. Haydi sizi iki cihanda rüsva edeyim de görün bakalım gününüzü . . ." demişti.
Bunun üzerine delikanlı tekrar söz aldı: "Neşesizliği kötü huy olarak adlandırdınız; bence bu abartı oldu." "Asla", ", diye cevap verdim, "eğer insan bununla kendine, yakınlarına zarar veriyorsa, o zaman bu adı hak ediyordur. Birbirimizi mutlu edemeyişimiz yetmiyor da, herkesin bazen tadabildiği sevinci de mi elinden alalım? Sıkıntılı olup da halini gizleyen, ona tek başına katlanarak başkasının neşesini kaçırmayan bir insan gösterin bana! Yoksa bu halimiz kendi değersizliği-mizi anlamamızdan, aptalca bir kibrin doğurduğu hasetle bağlantılı kendimize karşı duyduğumuz hoşnutsuzluktan mı ileri geliyor? Çevremizde, mutluluğunu bize borçlu olmayan mutlu insanlar görüyor, buna dayanamıyoruz."
Ona hak verdim; haklı olduğu için değil, kaybetmek istemediğimden.
Sayfa 62·Kitabı okudu
"Gördüğümüz, bildiğimiz kadarıyla dünyadaki en önemli varlik, yüce yaratıcının en mükemmel şekilde yarattığı insandır. Hak kavramı da insanlığın kullandığı en anlamlı, en yüce ifadedir. Tabii, her ikisinin gücü de bir kaynaktan gelmektedir. İnsanın büyüklüğü, onu yaratandan ve “Bu değeri ona ben verdim” demesindendir. Yani, yüce yaratıcı, “Ben bütün evreni yarattım ve baş köşeye insanı oturttum; onu Ahsen-i Takvim üzere yarattım" diye hüküm veriyor. "Hak" kavramı niçin önemli? "Hak" bizatihi Allah'ın isimlerinden biridir. "Cenab-ı Hak" diyoruz, değil mi? Zaten ürettiğimiz bütün değerler Allah'ın isim ve sıfatlarının eyleme geçirilmesidir. Mehmet Akif Ersoy'un diliyle ifade edecek olursak; Hâlikin nâmütenâhî adı var en başı Hak. Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak!"s.39
Sayfa 39 - Marmara Akademi·Kitabı okuyor