Merkezinde Yusuf ile Butimar 'ın aşk hikayesinin işlendiği, merkezin çevresinde ise siyasi - tarihi olayların aktarıldığı bir macera romanı olarak gözükse de bana göre en yoğun biçimiyle Yusuf' un psikolojik dünyasında bir yolculuğa çıkıyoruz. Değişimi, sanrıları, vicdan azabı, sayıklamaları ve korkuları ile Suç ve Ceza romanındaki Raskolnikov 'un dünyasını okudum sanki :) Hatta yer yer psikolojik gerilim romanı okuyorum hissine kapıldım.
Romana, masalı andıran hikayeler yerli yerinde serpiştirilmiş ve etnik bir renk katmış. Uzakların Şarkısı eserinde olduğu gibi roman üç bölümden oluşuyor ;günümüz ile başlıyor,geçmişe gidiyor,son bölümde ise yine başa dönüyor .
Yazarın ;Sular Üstünde Gökler Altında kitabındaki Kalender'i çok değerli buldum ve sevdiğim bir baş karakter oldu,Uzakların Şarkısı'ndaki Gülbadem'i de zeki ve cana yakın buldum.Fakat Butimar'daki Yusuf'a diğer kitaplardaki karakterler kadar ısınamadım açıkçası ,onu hırslı,bir parça sorumsuz ve bencil buldum;her ne kadar etrafına kendini sevdiren,şeytan tüylü bir kişilik olsa da.Yusuf'un can dostu Behzat da Ali Garbi de bilge, mütevazi, sağlam ve sevimli kişiliklerdi.
Tüm bunların yanında ,para hırsının insan hayatını nasıl baş aşağı ettiği, ısrarcılığın ve inadın bir yerde dur durak bilmesi icap ettiği,simya ilminin incelikleri,tasavvufun bilge yönü, tarihin sıkıntılı ve katliamlarla dolu acılı tarafları başarılı bir şekilde işlenmiş.
İncelememe son verirken, kitapta da dizelerine yer verilmiş ve günümüzde de Haluk Levent 'in sesinden dinlediğimiz türkünün sözlerini okurken zavallı Butimar' ın duygularının hıçkırıklı karşılığını işittim sanki ve bir süre bu dizeleri ve Butimar 'ın masum sevdasını aklımdan çıkaramadım...
"Güzelim ürekten bağlıyam sana
Eziyet eder mi seven sevene
Ayy...
Yandırdın galbimi