Az Bilinen Gerçekler
Greklerin düşünce yönteminin tersine Sabit ibn Kurra (vefatı 901), sonsuz kümeleri araştırır. Bú kümeler ise aslında, meselâ sayılar kümesine oranla çift sayılar kümesi gibi, sonsuz bir başka kümenin sadece parçalarından ibarettir. El Harezmî, cebirin öncüsü olmuştur. Cebir kelimesi bile onun en meşhur eserinin adıdır. Cebirin bu icatçısıyla birlikte, Greklerin saf miktar olan sayı anlayışından saf bağıntı olan sayı anlayışına geçiş gerçekleşir. Onun ardından el-Kâşânî, bir daireyle çapı arasındaki orantıyı, pi sayısını hesaplar. Ömer Hayyam, Greklerin sonlu ile ilgili ön yargısını kırarak, irrasyonel sayılar teorisini geliştirir ve üçüncü derece denklemleri üzerine sistematik bir elkitabı kaleme alır ki 17. yüzyıla gelinceye dek bu eser sahasında en ileri eserdir. Sabit ibn Kurra, 9. yüzyılda, entegral hesaplamayı başlatır ve geometriyi cebire bağlar. Tûsî, Birûnî ve Ebülvefa sinüs üzerinde çalışırlar ve Kopernik'ten asırlarca õnce sekantı icat ederler.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Rakamların Sahneye çıkışı ve el Harezmi
Bizim Arap rakamları adını verdiğimiz, Araplarınsa borçlarını itirafla Hint rakamları dedikleri şey, Avrupa'ya el-Harezmî tarafından sokulmuştur. Halife Me'mun'un sarayına 773'te getirilen Hind'in Siddhanta kitabında, herhangi bir sayıyı ifade etmeye imkân veren dokuz işaret ve ek olarak da bir sıfırı olan ondalık bir sayı sistemini bulunuyordu. Bu ondalık sistem matematikte yeni bir çığır açtı. Bu yeni hesaplama tarzı, Hint buluşunu sistemleştiren kimsenin yani el Harezmi'nin (Alkhawarizmi'den bozma) algoritma adını aldı.
Sayfa 111·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bugün tüm dünyanın kullandığı Arap rakamlarının hikayesi 5. yüzyıl Hindistan'ına kadar uzanıyor. Sanskrit dilinde "boşluk, yokluk, hiçlik ve çöl" anlamına gelen "sunya" kelimesi matematiğe de uyarlanıyor. Sonra Harezmi başta olmak üzere Orta Doğulu alimler bu ondalık sistemi 8-9 yüzyıllarda Arapça'ya uyarlarken sunyanın karşılığı olarak "sıfr" kelimesini seçiyorlar.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Sultan Alp Arslan’ın Şehadeti ve Melikşah Dönemi İsyanlar
Sultan, ordusuyla Ceyhun nehrini geçtikten sonra Berzem Kalesi'ni kuşatıp teslim aldı. Kalenin kumandanı Yusuf el-Harezmî, Sultan'ın huzuruna çıkarıldığında gizlediği iki hançerle Alp Arslan'a saldırdı. Sultan, kendisine güvenip muhafızları durdurarak bizzat ok atmak istedi ancak ayağı takılınca Yusuf'un hançer darbelerine maruz kaldı. ​Tarihçinin Anlatımı: "Sultan Alp Arslan ağır yaralanmıştı. O, Yusuf'un saldırısı karşısında soğukkanlılığını kaybetmemiş, fakat kendi maharetine fazla güvenerek muhafızları engellemişti. Yaralandıktan sonra 'Daima Allah'a sığınır, O'ndan yardım dilerdim. Bugün ise kendime ve ordumun kalabalığına güvenerek mağrur oldum...' diyerek pişmanlığını dile getirmiştir." Melikşah Dönemi İsyanlar Kavurd Bey’in Son ve En Büyük İsyanı (1073): Melikşah’ın amcası Kavurd Bey, "en yaşlı üye" olma iddiasıyla yeğeninin sultanlığını tanımamış ve Kirman’dan yürüyerek Hemedan yakınlarında savaşa girmiştir. ​Tarihçinin Anlatımı: "Kavurd Bey, 'Kardeş dururken kardeşin oğluna saltanat düşmez' diyerek kadim Türk veraset geleneğine dayanmış ve Melikşah’a karşı bayrak açmıştır. İki ordu Kerec sahrasında üç gün boyunca çarpışmıştır." ​Sonuç: Kavurd mağlup olmuş, esir alınmış ve nizamın korunması adına Nizamü’l-Mülk’ün ısrarıyla yay kirişiyle boğularak idam edilmiştir.
Alıntı
İnsanlık tarihinin en önemli matematikçilerinden biri olan, 8.-9. yüzyılda yaşamış Müslüman bir düşünür olan Harezmi, “cebirin babası” olarak tanınmaktadır, Batı dünyası bugünkü sayı sistemini ve sıfırı onun çalışmaları aracılığıyla tanıdı. Yaptığı çalışmaları ibadet olarak gören Harezmi’nin şu sözleri çalışmalarında dinsel inancının sağladığı motivasyonu göstermektedir: “Bilime gösterilen o sıcak yakınlık… bilenlere Allah’ın gösterdiği iltifat ve lütuf, onlara belirsizliklerin aydınlatılmasında ve zorlukların giderilmesinde sunduğu destek ve esirgeme, bana el-cebr ve el-mukabele ile hesap yapma üstüne, aritmetikteki en kolay ve en yararlı olanla sınırlandırdığım kısa bir çalışma oluşturmam için cesaretlendirdi.”
Sayfa 95·Kitabı okudu
Batinilerin Selçuklu Sultanı Alp Arslan'a Suikast..
Selçukluların, İslam dünyasını aşırı Şiilikten temizlemeleri Batınileri (Haşhaşilik!) daha erken zamanlarda gizli teşkilat kurmaya ve Türk - İslam düzenine, önemli kademelerdeki devlet adamlarına ve büyüklerine karşı suikastlar ( 20 Kasım 1071 Selçuklu Sultanı Alp Arslan'a Barzam Kalesi Kumandanı Batıni (Haşhaşi) Yusuf Harezmi tarafından suikast!!) tertipleme sevk etmiştir..
Sayfa 67 - Selenge