Mirko Czentovic v doktor b karakerlerini gerçekten öykünün içine öykü katarak insanın içine işliyor. depresif ruh haline baskılara katlanma mecburiyeti yüklenince anlam arayışını hiçlikte bulan yazar kendi yaşamı ve ölümünün aksine umut verici cümleler kuruyor ,
-İyilikle gülümseyebilen insanlar vardı hala.
-Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi.
-Tıpkı aşk gibi satranç için de bir eş gereklidir.
ve kitabın sonuna yaklaşınca kendini ifade edip önermesinide sunuyor ;
-sizler yeni bir gün doğumunu bekleyebilirsiniz, benim buna gücüm kalmadı...
kısa, sürükleyici ve düşünmeye sevk eden bir kitap .
Savaşın yıkıcı ve yıpratıcı gücüne gözleriyle tanık olmuş yazar.
Eşi Charlotte ve kendisinin intiharları öncesi yazdıkları mektubun son satırları ;
Bütün dostlarımı selamlarım! Hepsine uzun geceden sonra gelen tanın kızılllığını görmek nasip olsun! Ben, her zamanki sabırsızlığımla önden gidiyorum. Stefan Zweig
Emil Michel Cioran okuyanların bir çoğunun yazarın karamsarlığı seçmiş nihilist inanca sahip bir düşünür olduğunu düşünmesi beni gerçekten şaşırtıyor . söyleşilerinin çogunda bunların tam aksi ifadelerde bulunuyor. hayatı döngü içerisine hapis etmiş bir yazarda degil aksine duyguların bile zamanla eskiyecegine degişim gösterecegine inancını ifade ediyor.bir dine sahip olmadığı aşikar lakin bir yaratıcı olduğu ve ona sitem ederek onu aradığını düşünen birisi.doğum karşıtı ölüm yanlısı degil.''esas dram ölmek degil doğmaktır'' diyor kendileri.uyku sorunu yaşayan ve hiç ara vermeden düşünen bir zihnin neler yazabilecegini gösteren kişilik . kesinlikle düşüncelerini anlamak için hayatını yaşadıklarını ve ölüme giden yoldaki çektigi acıları bilmek gerek . bu denli bir düşünürün alzheimer hastalığına yakalanıp ölmeside çok hüzün verici.
kitaba gelirsek yazarın duyguların yoğunluğundan kurtulup hayatı, anlamı, dini ve insani tanımlamalarıyla düşünmeye sevk eden slogan atar gibi kaleme alınmış derlemesidir.haykırışlarına ortak olmam ona hayran olmama neden olmuştur.
-Üst üste düşüncesizlik edip kendini öldürmeyi ihmal eden kişi, kendi kendine, acıda kıdemli birinin etkisini yapar;intihardan emekli birinin etkisini. 115s.
harika bir kitabı az kelime ile çok şey anlatmayı başaran yeri geldiği zaman ise uzun ve bitmek bilmeyen haykırış dolu söylemlerini benimsemiş kişilik.
-Yazma eylemi, tanrıyla konuşmanın bir çeşididir. Emil Michel CioranBurukluk
yazım yanlışlarıma engel olamıyorum .
kişilik ve minimalize edilmiş duyguları kabullenmenin mutluluk yaşatabileceğine dair yazılmış bir kitap .
Kavram karmaşası yaratabilir mutsuzluk duygusuna hakim ve yavaş yavaş teslim olan kişilikler için anlamsız gelebilir .
negatif melakoli dolu eser arayışından biraz olsun kaçmak için okuma isteği olan bireyin hiç vakit kaybetmemesi gerekiyor Arthur Schopenhauer .
uykusuzluk çekenler için ara vermeleri adına tavsiye edebileceğim bişeye sahip degilsen zıtdınada sahip olma kısacası mutsuz olma denilen bi eser .
-Göğsünü saran zincirleri kırıp sızlanmayı kesen kimse, ruhunun en büyük kurtarıcısıdır. Mutlu Olma Sanatı
Huzursuzluğun Kitabı
Eylem adamlarının en üstün örneği strateji uzmanlarıdır, çünkü önemli olduğu kadar, çok yoğun dikkat isteyen bir eylemdir onunki. Hayat bir savaştır, sonuç olarak her çatışma hayatın bir sentezidir. Strateji uzmanı, satranç oyuncusunun taşlarla oynadığı gibi insan hayatlarıyla oynar. Bu oyundaki her hamlenin binlerce ocağı söndürdüğünü, üç bin yüreği acıya boğduğunu düşünse, strateji uzmanı ne hale gelirdi acaba? İnsan gibi insan olsak dünya ne hale gelirdi? İnsanoğlu gerçekten hissedebilse, uygarlık diye bir şey olmazdı. Sanat, eylemin mecburen unuttuğu duyarlılığa ulaşmanın yoludur. Sanat, öyle gerektiği için evde bırakılmış olan Külkedisi’dir. 375.
-------------
Aslında ilk okumam olmuyacaktı sonunu görmeyi başarabilseydim.
Emil cioran gibi bir doğum karşıtı hiçlik yanlısı karamsar düşünürün fikirlerinde bile kendime sığınacak bir çok pencere buluyorken fermando pessoa'nın karakter geçişleri ve var oluşa bakış acısı beni en yoğun kasvetli duygulara götürmeye başlamıştı.
-------------
Dipsiz bir bunalımdayım bugün sözlerimin saçmalığı halime tercüman olsun . 9-11 sayfaları arasında bu sözle beynime yer etmişti . bugünkü ruh halim ile ''Tam olarak delilik sayılmaz bu halim, ama delirenler herhalde kendilerine acı veren şeye teslim oluyordur, ruhundaki sarsıntılardan yavaş yavaş zevk almayı öğreniyordur – hissettiklerim de buna pek uzak sayılmaz doğrusu. Hissetmek ne renktir acaba?'' Ne yaşıyorsam onu his etmeye devam etmek istiyorum sonucunda kararlarım ne olursa olsun .
İnsan karar aşamasını tamamladığında ne kadar da rahat ve neşeli oluyor .
umarım bu karar aşamasından tekrar önüme umut adı altındaki katil duygu yeşermez her gün ölmek istemiyorum.
insan olarak kendime karşı değil sevgi duyduğum insanlara karşı sorumluyum.
Bu düşüncede kalmayı temenni
Ölümün bizim için artık ilginç yanı kalmayıp, ondan hiçbir şey elde edilemeyeceğini düşündüğümüzde, doğuma geri çekilir, başka türlü bir dipsiz uçuruma meydan okuyarak haykırmaya başlarız.
anlamak için tekrar tekrar okuduğum kısımları oldu .
benimsemiş olduğu karamsarlığa derin ve detaylı anlamlar yükleyen biri
inanılmaz bir düşünür .
Doğuma karşıt düşüncelerini en derin duygularıyla anlatığı kitap.