Rivayet ederler ki bir padişah Mecnun'u yanına getirtti ve ona şöyle dedi:"Sana ne oldu böyle? Niçin kendini rezil rüsva ediyorsun? Evini terk ettin, harap ve perişan oldun! Leyla da ne ki, ne güzelliği varmış onun? Ben sana öyle güzeller, öyle dilberler göstereyim de gör!
Hepsini de sana feda edeceğim, hepsini sana armağan edeceğim..."
Onca güzeller Mecnun'a gösterildi de Mecnun başını bir kere olsun kaldırıp bakmadı bile...
Bakışlarını kendi ayak uçlarına dikip öylece durdu...
Padişah, "kaldır başını da bak!" Deyince
Mecnun, "Korkuyorum, çünkü Leyla'nın aşkı, kılıcını çekmiş duruyor...
Başımı kaldırırsam, uçuracak!.."
cevabını verdi...
Leyla'nın aşkına işte böylesine batıp, o aşk içinde işte böylesine kaybolmuştu!
Başka genç kızların da gözleri, ağızları ve burunları vardı...
Acaba Leyla' da ne bulmuştu da bu hale düşmüştü?..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sesin bir fesleğen olup kokardı
Ben bu yüzden hep türküler yakardım
Yakın gelip uzak uzak dururdun
Keder dolu ömür geçti bilmedin
Seni baharlara yazlara sordum
Seni yolculara yollara sordum
Kimse bilmez kimse bilmez bu aşkı
Keder dolu ömür geçti bilmedin
Bir yel esse selamın var sanırım
Turnalar göç eder bakakalırım
Hasret türkülerle büyür durmadan
Keder dolu ömür geçti bilmedin
Bu ilk mektup meselesine ve senin şaşılacak bir ifade ile benden mektup beklediğini yazmana neden bu kadar cevap verdiğime şaşıyorum. Tuhaf şey. Yine çok tuhaf ki sen böyle mi hareket edecektin?
(Bu parantez sahasında 20, 30, 40, 100, 1000 namütenahi nokta var farz et. Bu noktalar, sözün değiştiğini ifade ederler.)