4/10
·64 syf.··
2025 13. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 16:42
Üçüncü sayısı, okuru hem yerli bilimkurgunun hem de düşsel kurgunun farklı uçlarına taşıyan deneysel bir laboratuvar gibi işliyor. Şekil değiştiren “algun"ların Sibirya’nın sessiz karlarına sızdığı, peri kızlarının insan aşkı üzerinden türler arası sınırları yokladığı, kanserle yüzleşen bir soprano üzerinden ölüm–yaşam eşiğinin mitik bir besteye dönüştüğü, yazarın kendi karakterleri tarafından kuşatıldığı ya da tekinsiz bir dizi setinde tekrar tekrar sahnelenen ölüm imgeleriyle yüzleşildiği bu seçkide; travma, adalet, beden, arzu ve delilik temaları farklı üsluplarla ama aynı sorgulayıcı tavırla ele alınıyor. Metinler, zaman zaman tür sınırlarını bulanıklaştırsa da; ortak paydada, okuru yalnızca “anlatılan hikâyeye” değil, hikâye anlatmanın kendisine ve bunun etik, psikolojik, kültürel sonuçlarına bakmaya davet eden tutarlı bir bütünlük sunuyor. Algun (Selin ARAPKİRLİ); Akıcılık, sürükleyicilik ve merak uyandırıcılığın ön planda olduğu bilimkurgu öyküsünde; kabulgan yani şekil değiştiren uzaylı ırkı, Dünya'da Sibirya'yı kendilerine mesken olarak seçmişler. Yakut Türkleri, onların ten ve göz renklerinden dolayı onlara Algun adını vermişler. Yakut Türkleri, bu uzaylı ırkına hiç karışmıyorlar çünkü onlardan korkuyor. Yakut Türkleri, Tengrici yada Hristiyan oldukları için "Allah" kavramını kullanmadıklarını biliyoruz. Muhtemelen gelecekte Türk Birliği kurulduğu için Türkiye Türk'ü yüzbaşı, Sibirya'daki karakola sürgün edilmişti. Geri dönme imkanı olmadığı için bu algunlarla uğraşarak kendi sonunu hazırladı. Öyküde psikolojik gerilim havası yerine algunlarla iletişim kurarak onların neden burada olduklarını öğrenebilinirdi. Dizi Seti (Mehmet Berk YALTIRIK); Osmanlı korku gerilim dışına çıkan ve günümüzde geçen korku gerilim öykülerinden biri olan bu öyküde bir konakta
Fantastik Kurgu
ORM Fantastik Resim ve Öykü Seçkisi - Sayı 3Kolektif · Kadran Yayınevi · 20253 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 252. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2024 11:26
Euripides bu son eserinde, bitmek bilmeyen kardeş kav­galarıyla yıpranan halkına birlik beraberlik çağrısında bulu­nur. Yaşlı ozan çağdaşlarına atalarının örneğini izlemelerini önerir. Önceki nesiller ülkelerini işgal etmeye gelen barbar­ lara onurlu bir şekilde karşı koyarken, çağdaşları birbirle­rine zarar verebilmek için onların yardımını dilenmektedir. Euripides bu tragedyasıyla bayraktarlığını hatip İsokrates'in yaptığı Hellen Birliği ülküsünü savunur. Makedonya Kralı Il. Philippos ile oğlu Büyük İskender bir yüzyıl sonra bu dü­ şünceyi hayata geçirmişlerdir.
Hayata Dair
İphigenia Aulis’teEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017490 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Imparatorlukların Mirasları
Puan vermedi
Imparatorlukların Mirasları           ༄ ༄ ༄ Her İmparator kendi çağının karakteristik bünyeleri olan düzen, asayiş yanında yozlaşma ve yetersizliği de göstermektedir. Toplumsal refahın ve ekonomik gücün devlet mekanizmalarının işleyiş ömürleriyle orantılı olarak; Pasifik'ten Balkanlar'a 5.000 mil boyunca uzanan coğrafya da Asya İmparatorlukları karakterini şekillendirdiler. Bin yılı aşkın zaman zarfında çeşitli etnik gruplar, kültürler, dinler ortak bir yönetim anlayışıyla dünya tarihinde ortak bir hayat tecrübesi sundular. Mimari, sanat, dil ve kültür tarihsel süreç için de hayat tecrübesinin algı ve anlayışını nesilden nesille aktardı. Hindistan sosyal tarihi ve görsel kültürü üzerinde çalışmaları bulunan Jim Masselos; Avustralya Asya Sanatları Topluluğu, Avustralya Güney Asya Çalışmaları Birliği toplulukların kurucu üyesidir. Gábor Ágoston, Catherine Asher, Sussan Babaie, Hellen İbbitson Jessup, Timothy May, J. A. G. Roberts ve Elise Kurashige Tipton yazarlarının katkılarıyla; Moğollar, Çin: Ming, Güneydoğu Asya: Khmer, Osmanlılar, İran: Safeviler, Hindistan: Babürler ve Japonya: Meiji Restorasyonu konularıyla “Asya'nın Büyük İmparatorları – Pasifik’ten Balkanlar'a Dünya Tarihine Damga Vuranlar” kitabıyla imparatorlukların mirası, özgünlükleri ve sonları hakkında derleme bir eser. Kitapta ele alınan yedi imparatorluk, Asya coğrafyasının günümüz sosyal varlığının, kurumsal ve ekonomik yapısını anlamak ve gelecek hakkında öngörüde bulunmak için tarihsel sürecine bakmak, yerinde olacaktır. Asya tecrübesini ve etkili bir kavrayışını anlamak için imparatorluklarını şekillendiren şahsiyetler, olaylar ve etkilere bakmak, elzemdir. Asya kıtası boyunca dolaşılan imparatorlukların yükselişi ve düşüşü, temsil ettiği toplum ve kültür, devlet yapısı için Jim
Siyasi Tarih
Asya'nın Büyük İmparatorluklarıJim Masselos · Kronik Kitap · 202145 okunma
Antik Dünyada Din, Vatan, Görev, Onur ve Aile Kavramları: İphigenia Aulis’te
10/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2022 90. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2022 20:02
“İnsan güruhu korkutucudur.” - Euripides 1. Euripides’e Dair: Tarihçi Philokhoros’un aktardığı bilgiye göre, toprak sahibi bir babadan, soylu bir anneden geldiği düşünülen Euripides, Aiskhylos ve Sophokles sonrası dönemin en büyük tragedya yazarı olarak anılır. Çağdaşı komedya yazarı Aristophanes’in oyunlarında da karakter olarak karşımıza çıkan Euripides’in yoksul bir aileden geldiği de söylenir. Fakat bunlar daha çok yazarın soyunu önemsiz göstermek amacıyla uydurulmuş bilgiler olarak düşünülür. İyi bir eğitim almış olması, onun varlıklı bir aileden geldiğini gösterir. Genç yaşlarında güreş ve boks gibi çeşitli sporlarla uğraşan Euripides’in aynı zamanda iyi bir ressam olduğu bilinir. Prodikos’tan hitabet ve Anaksagoras’tan felsefe dersleri aldı. Aynı zamanda Protagoras ve Sokrates’in de yakın dostudur. Tiyatro oyunlarına mesafeli olduğu söylenen Sokrates’in, dostu Euripides’in oyunları sahnelendiğinde mutlaka izlemeye gittiği söylenir. Günümüze en çok eseri ulaşan antik tragedya yazarı olan Euripides, rakipleri Aiskhylos ve Sophokles’ten daha az oyun yazmıştır. Buna rağmen daha fazla eserinin korunmuş olması, halk arasında daha çok sevildiği teziyle açıklanmaya çalışılır. 2. Tragedyaların Esin Kaynakları Hakkında: “Nasıl da çileliymiş insanoğlu ve yazgısına yazılmış daha neler varmış çekeceği.” (sayfa 52) Tragedya incelemelerimde sıklıkla söylediğim üzere bu oyunlar konularını daha çok Homeros destanlarından ve Yunan Mitolojisi’nden alırdı. Ve bir de günümüze dek ulaşamamış olan Homeros sonrası dönemde yazılan destanlardan. Bu destanlara örnek olarak Kypria Destanı, Aithiopis Destanı, Küçük İlyada Destanı, İliupersis Destanı, Nostoi Destanı ve Telegonia Destanı gösterilebilir. Konuları bilinse de, hiçbiri günümüz dünyasına ulaşamamış olan önemli antik metinlerdir bunlar ve
Edebiyat
İphigenia Aulis’teEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017490 okunma
Mitolojik, Şiirsel, Destansı Bir Yolculuk Öyküsü: Argonautika
10/10
·194 syf.··
Beğendi
·
2022 41. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2022 23:51
“Zaten biz acı çeken ölümlüler ayaklarımızı mutluluğun üzerine hiç tamamen basamadık. Her seferinde acı bir keder neşemizi kaçırır.” -Rodoslu Apollonios 1. Giriş: Bu yazı direkt olarak bir inceleme yazısı değildir. Antik Çağ’ın önemli yapıtlarından Argonautika hakkında bir akademik makale çalışmasıdır. Ve elbette yalnızca kitap hakkında değildir. 29 farklı başlığa ayırarak çeşitli bilgiler sunmaya çalıştım. Kitaba dair geniş yorumlarımın da yer aldığı başlıklar elbette bazı detayları içeriyor fakat 2 bin yıl önce yazılmış olan bu eserlerin sürprizinin kaçması mümkün değildir zira her biri insanlık için başlı başına sürprizdir. Zaman ayırıp okuyacak olan herkese teşekkür ederim. 2. Rodoslu Apollonios Kimdir? M.Ö. 295-290 yılları arasında İskenderiye’de doğduğu düşünülen Rodoslu Apollonios’un hayatına dair çok az bilgiye sahibiz. Yaşadığı dönemin saygın dilbilimcilerinden olduğu bilinir. İskenderiye Kütüphanesi’nde de çalışmış olan, eleştirmen ve bilim insanı kimlikleriyle de tanıdığımız şair Callimachus’un öğrencisidir. Argonautika adlı eserini yazdıktan sonra Rodos’a yerleştiği ve uzun yıllar orada yaşadığı rivayet edilir. Burada eseri üzerinde düzeltmeler yaparak halkın ve aydınların beğenisini kazandı. Günümüze ulaşan bir diğer biyografisine göre ise yeniden İskendireye’ye döndü ve meşhur İskenderiye Kütüphanesi’nin yöneticilerinden biri oldu. 190-215 yılları arasında burada öldüğü belirtilir. Apollonios, Kallimakhos’un öğrencisi olmasına rağmen onunla çetin tartışmalar içine girmiştir. Kallimakhos, “büyük kitap büyük kötülüktür” diyerek döneminde kutsal gözüyle bakılan Homeros’u bile eleştirmekten geri kalmamış bir kişidir ve öğrencisi Apollonios’u da sert bir dille eleştirir. İki büyük ozan arasında şiirdeki biçem farklılıkları dolayısıyla çıkan tartışma zamanla kişisel bir
Edebiyat
ArgonautikaRodoslu Apollonios · İş Bankası Kültür Yayınları · 2018222 okunma
Antikçağ'ın En Azametli Fatihi!
10/10
·456 syf.··
2020 81. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2020 16:34
O, Antikçağ'ın en azametli fatihi; Caesar, Attila, Fatih Sultan Mehmed ve Ulu Önder Atatürk gibi sonraki büyük komutanların öykündükleri Büyük İskender'in veya diğer bir adıyla III. Alexandros'un etkileyici biyografi kitabından bahsedeceğim. İç savaşlar ile birbirini yiyen şehir devletlerinden oluşan Yunanistan'ın kuzeyindeki Makedonya'da, güçlü kral II. Philip (MÖ. 359-336) hüküm sürmekteydi. Yunan kültüründe yetişmesine rağmen Makedon geleneklerini de koruyan Philip, hemen kuzeydeki büyük savaşçılar olan İskit Türklerinden savaşmayı ve orduları yönetmeyi de öğrenmişti. Bunun için İskit Hakanı Athan (Yunan söylenişi Atheas) ile anlaşan Philip, Yunan düzenine sahip Makedon ordularına İskitlerden öğrendiği zırhlı ve uzun mızraklı süvari birliklerini de katmıştır. Ayrıca ağır zırhlı piyadelere daha uzun mızraklar, Yunan tarzında ağır ve büyük kalkanlarının yerine küçük kalkanlar kullandırtmıştır. Philip, devletinin bölgede hâkim bir güç olması için kuzeyde İskitler gibi tehdit edici bir gücün olmamasını istiyordu. Bu sebeple önce diğer boy beyleri ile Athan'ın arasını açmış, sonrasında ise onu bozguna uğratarak bölünmüş İskitleri kuzeydoğuya sürmüştür (MÖ. 339). Ardından Yunanistan'a dönerek ve bölgedeki şehir devletlerini birbirine düşürerek Yunanistan'daki birçok şehri hakimiyet altına almıştır. Yunanistan’daki politik üstünlüğünü sağlayan II. Philip, şehirlerdeki yönetimlere saygı göstermekle birlikte, MÖ. 337 yılında Korint şehrinde yapılan toplantıda, Perslere karşı bir Hellen Birliği oluşturmuştur. Toplantıda II. Philip, artan Pers baskısına karşı tüm Yunanları Perslere karşı büyük bir sefere davet etmiştir. Seferin amacı, boyunduruk altına alınan Batı Anadolu’daki Yunanları kurtarmak ve Kserkses’in MÖ. 480’de Yunanistan’a karşı yaptığı büyük seferin öcünü
Tarih
Büyük İskenderJona Lendering · Kronik Kitap · 2018583 okunma