Puan vermedi·280 syf.··
2026 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 10:45
“Yılanlar öç alıyoooor!..” diye bağırdı. “Yılanlar öç alıyor, bakııın!.. Yılanlar yılanken sizin gibi alçakların hakaretine dayanamadı da siz, insan olduğunuz hâlde, bunca hakarete, bunca zulme, zillete nasıl dayanıyorsunuz behey, he heeeey Kara Bayram?” Esere ismini veren alıntı, Irazca Ana’nın haykırışlarıdır. Yılanların, insanlardan intikam alma hırsıyla fırsat buldukça saldırıda bulundukları aktarılır. Yılan öldüren bir köylünün, aradan uzun zaman geçse dahi, yılanlar tarafından intikam amacıyla öldürüldüğü söylenir. Yılanların, insanlar tarafından hakarete uğradıkları düşüncesiyle öç alma duygusuna kapıldıkları iletisi alt zeminde hazırlanır. Köy yaşamında, elin beye karşı nasıl baskın geldiği ilmek ilmek işlenir. Aşağı mahallede yaşayan Deli Haceli, muhtardan usule aykırı şekilde toprak edinerek Kara Bayram’ın evinin önünü kapatacak biçimde temel kazmaya başlar. Irazca Ana; gündüz kazılan temeli gece doldurarak, hatta Kara Bayram’da gönlü olan Deli Haceli’nin karısı Fatma ile akşam karanlığında temelin içinde beraber olmalarını sağlayarak, kendisini Deli Haceli’ye öldürtmeye bile çalışarak engel olmak ister. Böylece oğlu Kara Bayram’ın ve onun çekirdek ailesinin onurunu korumaya çalışır. Olaylar sürerken köye gelecek olan kaymakamın önünü kesen Irazca Ana, içten konuşmasıyla onu ikna eder. Bunun üzerine kaymakam, ali kıran baş kesenlik yapan kişileri paylayarak köyden ayrılır. Baltayı taşa vurduğunu anlayan Muhtar ve Deli Haceli, Kara Bayram’ın yasal yollarla hakkını aramasına engel olmaya çalışır. Bu esnada, yılanların Sultanca’yı sokması üzerine Irazca Ana, aklını yitirip haykırmaya başlar. Haksızlık karşısında sürüngen olarak nitelendirilen ve insanlar tarafından olumsuz çağrışımlarla anılan yılanların dahi canları pahasına intikam almaları; buna karşın
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma
Anlaşılmak büyük bir çabamıdır sizce
Puan vermedi·271 syf.··
2026 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 19:27
" Bizim gibi fiziğe inanan insanlar için geçmiş,bugün ve gelecek arasındaki fark,inatla süregelen bir illüzyondan ibarettir." (Albert Einstein)
En Yakın UzakHayley Long · Timaş Genç · 2017965 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 3. kitabı
Kardeşlik bağı ve yas süreci üzerine yazılmış, okurken insanın kalbini sızlatan ama bir yandan da umut veren çok özel bir hikaye.. Yazar kitabın sonunda öyle bir ters köşe yapıyor ki
En Yakın UzakHayley Long · Timaş Genç · 2017965 okunma
Hüzünlü, Tatlı ve Sonsuz Umutla…
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 12:18
Öyle bir kitap ki başta merak ettiriyor ortada sıkıyor sonda hem üzüyor hem de sıkıldığım yerler için kendinden özür diletiyor. Sonu o kadar güzel ve duygusal ki… Kelimeler kifayetsiz… Aslında kitap kendimi şu şekilde özetliyor: “Kulağa bir filmin sonunda çalınan müziklerden biri gibi geliyordu. Hüzünlü, tatlı ve sonsuz umutla…” Hayley Long En Yakın Uzak
Duygu ve Düşünce
En Yakın UzakHayley Long · Timaş Genç · 2017965 okunma
Afili Hafiye incelemesi
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 16:15
Bir roman, okuruna kendisini anlatmadan önce ona bir his veriyorsa, bu zaten başlı başına bir başarıdır. Afili Hafiye, ilk sayfalarından itibaren tam da böyle bir his verir: Altında bir şeylerin kayıp olduğu, yüzeyinin altında başka bir yüzey gizlendiği, kapanan her kapının ardından yeni bir koridorun uzadığı bir dünyanın hissi. Murat Menteş, bu romanda polisiye türünü bir iskelet olarak kullanır; ama o iskelete giydirdiği et, türün alışılmış sınırlarının çok ötesine taşar. Romanın merkezinde duran Alp Laçin O, yalnızca bir dedektif değildir; bence her şeyden önce kendini kaybetmiş birinin, kayıp şahısları arama işine sığınma hikâyesidir. Kayıp Şahıslar Bürosu'ndaki görevi bir kader gibidir: Başkalarını ararken aslında kendi izini sürmektedir. Menteş bu paradoksu hiçbir zaman didaktik bir dille öne çıkarmaz; okura bırakır, ipucu gibi serper. Bu incelik, romanın edebi olgunluğunun en güzel kanıtlarından biridir. Hikâyenin merkezine oturan büyük soru ise zihin yakan bir yalınlıkla kurulur: Dünyada 1 milyar 800 milyon kameranın hiçbirine yakalanmamış bir kadın nasıl var olabilir? Bu soruyu soran eski hacker karakterin cümlesi — "Komiserim, bu kadın dünyada var değil" — roman boyunca bir tutam duman gibi tüter; her sahneye siner, hiçbir zaman tam olarak dağılmaz. Namevcut Hatun olarak anılan bu kadın, gerçek ile kurmacanın sınırını en çok zorlayan figürdür. Bence Menteş onu bilinçli bir absürt deney olarak değil, varoluşun kendisine yönelik derin bir metafor olarak kurgulamıştır. Kameraya yakalanmayan bir insan, aslında kaydedilemeyen, sınıflandırılamayan, sistemin dışına düşmüş her şeyin imgesidir. Afili Hafiye'yi kalabalık ve garip karakterler evreninin asıl gücünün, bu karakterlerin birbirini dönüştürmesindeki titiz inşadan geldiğini düşünüyorum. Zihin
Alıntı
Afili HafiyeMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20231,555 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 14. kitabı
Tetikte // Amélie Cordonnier Paris’te yaşayan iki çocuklu bir aile Sosyal Hizmetler’e gelen isimsiz bir mektupla şikayet edilir; üstelik “Pandemi” dönemi yaşanmaktadır ve tüm dünya bu durumda gergin ve mutsuzken Cordonnier ailesi bir de Çocuk Koruma Birim‘i ile uğraşmak zorunda kalır. Gelen mektupta çocuklara kötü muamele yapıldığı bildirildiğinden ebeveynler ve çocuklar ifadeye çağırılır. Aile ise bu şikayeti kimin yaptığını çözme peşinde kurgular kurmaya başlar. Yazarın otobiyografik romanı #tetikte ; pandemi sürecindeki bulaş, sosyal mesafe, eve kapatılma (bu dönemi hepimiz iyi biliyoruz) gibi kavramlarla zaten herkesin hayatının tepetaklak olduğu bir zaman dilimindeki sıkıntıları dile getirirken kendi ailesinde yaşanan bunaltıcı atmosferde, içinde bulundukları çıkmazdaki süreci dile getirir; bir de Paris’te yeni şekillenen bir yöntem için pilot aile seçilmişlerdir; ki bu süreci daha da gergin hale getirir. Onların sıkışmışlık halleri benim kalbimi acıttı.
TetikteAmélie Cordonnier · Sel Yayıncılık · 202554 okunma