Kim kurtulmak istiyorsa bilsin ki sâlih amelden başka kurtuluş yolu yoktur. Sâlih ameller de ancak güzel ahlâktan sâdır olur. Bu itibarla her kul, sıfatlarını ve ahlâkını incelesin ve maddeler hâlinde sıralasın; sonra da birer birer o huylarını tedavi etmekle meşgul olsun.
Rivayet edilir ki; bir zât Allah Rasûlü'nü (s.a.v) rüyasında görmüş ve:
“Yâ Rasûlallah! Sen: 'Beni Hûd sûresi yaşlandırdı.' buyurmuştun. Bunu niçin söyledin?" diye sorunca Allah Rasûlü (s.a.v): "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!" âyetinden dolayı.” buyurdu.
(Hûd, 11/112.)
İstikametin zorluğundan dolayı her kulun günde on yedi defa: "Bizi Sırat-ı Müstakim'e ulaştır." demesi farzdır. Zira Fâtiha sûresini her rekâtta okumak farzdır.
Şurası su götürmez bir gerçektir ki; bir kimse dünyada Sırat-ı Müstakim üzerinde olursa, o kişi âhirette de Sırat köprüsünü geçecektir. Sırat-ı Müstakim'den -yani orta yolu kastediyorum-