Puan vermedi
Çok hırslı olmak, aşırı başarı tutkusu ve sonsuz güç arzusuyla dolup aklını yitirecek duruma gelmek, insanın kendi sonunu hazırlamasına sebep oluyor. ​Hikaye boyunca "Serdar iyi biri mi, yoksa kötü mü?" sorusuyla gidip geldim. Onun üstün zekası, kibri ve geçmişe olan takıntılı hali bir nevi kendi sonunu getiriyor. ​Bekir Amca ile yaşanan o ilk karşılaşmadan sonra ise hikaye bambaşka bir yöne evriliyor; bireysel bir anlatıdan çıkıp tüm insanlığı ilgilendiren evrensel bir boyuta taşınıyor. Teknolojinin, geçmiş medeniyetlerin ve bunların yanında insan psikolojisinin ulaştığı boyutların bir gün gerçek olabileceğini düşünmek, ürkütmedi diyemem. ​Hikaye okuyucuda son derece gerçek hisler bıraktığı için insanı içten içe bir korkuyla da sarıyor. Psikolojik yönü ağır basan ama akıcılığı sayesinde elinizden bırakamayacağınız bir eser. #ciban#teknoloji#hırs#insan @femreaynur @idealistokur2019 @tilkikitap
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202690 okunma
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Şu hissi bilirsiniz. Çok iyi bir kitaba denk geldiğinizi kitabım bir yerinde aniden anlarsınız. Heyecanlanırsınız. Hem bir an önce sonunu okumak istersiniz hem de hiç bitmesin dersiniz. Son sayfayı çevirdiğinizde içinizde bir kule yıkılır, tıkanık bir boru açılır ya da kayboldu dediğiniz şeyler aniden ortalığa saçılır. Öyle bir kitap. İskandinavlar bir hissi ellerine alıp yol boyu ucunu sivriltiyor ve tam zamanı geldiğinde kalbin en derinine saplıyor. Siz de bundan kaçış olmadığını biliyorsunuz onlar da. Sessizce bekliyorsunuz. Yazar da bekliyor. Yine sessizce ve hiç telaşa kapılmadan. Metin çok akıcı. Yer yer bir polisiye gibi meraklandırıyor, gerçeği, geçmişte ve bugünde neler olduğunu öğrenmek istiyorsunuz. Bir insanın kendi çocukluğuna telefon edebilmesi kadar güzel bir fikir gelmiş bir kez yazarın aklına. Bu fikri çok güzel kurguluyor. Okulda yaşadıklarıyla paralel ilerletmesi de ayrıca çok olgun bir yazarlık hilesi. Olaylar birbirine geçiyor ama karışmıyor. Hisler birbirine dolanıyor ama ağırlık merkezi şaşmıyor. Metnin ağırlık merkezinde o mahzun, ince uzun bacaklı, sabahları erkenden kalkıp evin sessizliğinde yalnız başına oturan ve annesiyle hesaplaşmaya çalışan o küçük çocuk var. Hele bir de küçük bir oğlan çocuğunun annesiyseniz okuması biraz zor, kabul. Bana insanların içlerindeki hatırlamadıkları ama bir şekilde asla unutmadıkları o derin ve kırgın anların ne çok ve ne beklenmedik olduğunu bir kez daha hatırlattı. Anneler lütfen çocuklarınızı sevin. Sevildiğinden ve hep sevileceğinden emin olmak bütün çocukların hakkı.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,600 okunma
Var mısınız kendi içinizde bir yolculuğa ?
10/10
·304 syf.··
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:41
Her yolculuk bir yere varmak için değildir; bazıları insanın kendini bulması içindir... Gece Yarısı Treni, geçmişin izlerini, kaçırılan fırsatları, pişmanlıkları ve umudu aynı yolculukta buluşturan etkileyici bir hikâye. Karakterlerle birlikte düşünürken bir yandan da kendi hayatınızı sorguluyorsunuz. Bazen en karanlık gecelerin ardından yeni başlangıçların mümkün olduğunu hatırlatan, duygu dolu bir kitaptı. Son sayfayı kapattığımda geriye sadece hikâye değil, uzun süre aklımda kalacak hisler de kaldı.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026441 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:40
Detaylar’ı aslında hiçbir şey bilmeden, tamamen öylesine sepetime atmıştım. Hatta kitaba başlarken hakkında hiçbir fikrim yoktu. Ama bazen bazı kitaplar bizi biz seçtiğimiz için değil, tam da o dönemde onlara ihtiyacımız olduğu için bulur. Detaylar benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Kitabın ilk sayfalarında anlatıcının kim olduğunu, karakterler arasındaki ilişkinin ne olduğunu anlamaya çalışırken buldum kendimi. Fakat sayfalar ilerledikçe bunun aslında bir olay romanı olmadığını fark ettim. Bu kitap; hayatımızdan geçen, bizi değiştiren, bazen kıran, bazen çok güzel hissettiren insanların yıllar sonra bile içimizde yaşamaya devam etmesini anlatıyordu. Bir roman, bir koku, bir şarkı, bir cümle ya da bir yüz ifadesi… Bazen yıllardır konuşmadığımız insanları bir anda zihnimize geri getirir. Hayatlar çok farklı yönlere akmış, yollar çoktan ayrılmış olsa bile bazı insanlar hafızamızdan tamamen silinmezler. Çünkü onlar sadece hayatımızdan geçmezler, üzerimizde iz bırakırlar. Kitabı okurken sürekli şunu düşündüm: Acaba şu an hayatımda olmayan ama bir şarkı duyduğunda, bir kitap okuduğunda ya da küçücük bir detayda beni hatırlayan insanlar var mı? Johanna, Niki, Alejandro ve Birgitte üzerinden anlatılan hikâyeler aslında yalnızca bu insanları değil, anlatıcının kendisini de anlatıyordu. Çünkü bazen bir insanı hatırlamak, aslında onun yanında olduğumuz kişiyi, yani geçmişteki kendimizi hatırlamaktır. Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri ise anne karakteri oldu. Hayatımızdaki en önemli insan olmasına rağmen Birgitte’nin en sona bırakılması ve diğerlerine göre daha kısa anlatılması bana çok anlamlı geldi. Belki de bazı insanlar detaylarla anlatılamayacak kadar hayatımızın içindedir. Onları dışarıdan gözlemleyemeyiz çünkü onlar zaten kim olduğumuzun bir
DetaylarIa Genberg · İthaki Yayınları · 20251,359 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2026 35. kitabı
𝗨Ç𝗨𝗣 𝗚İ𝗗𝗘𝗡 𝗕İ𝗥 𝗞𝗨Ş Tahran'ın fakir ve kalabalık mahallelerinden birine taşınan anlatıcı, Emir'in karısı, iki çocuk annesi bir kadındır. Kanada'ya gitme hayalleri kuran eşi, istekleri olan oğlu ve civardaki tehlikelerden korumaya çalıştığı küçük kızıyla sessiz bir hayat sürmektedir. Sessizliği içinde fırtınalar kopmasına engel değildir. Eş, anne, kız evlat ve kızkardeş rollerini oynarken zaman zaman kendi sesini kendisi de duyamaz olur. Bunda ardını bırakmayan bazı pişmanlıklar da etkili olmaktadır. Alışılageldik Ortadoğu'da kadın olmakla ilgili hikayelerden birini okuyacağımı düşünürken, evrensel bir kadın hikayesi okudum. Durumlar, hisler çok tanıdık, ait olma duygusu çok bilindik. Yazar anlatmak istediklerini Öyle güzel betimlemiş ki dupduru, yalın diliyle hikaye başını alıp gitti. Tüm okurlara, özellikle de kadınlara tavsiyem olsun 'Uçup Giden Bir Kuş'
Uçup Giden Bir KuşFeriba Vefi · Sel Yayıncılık · 2026248 okunma
Diyecek bir şey yok aslında.
9/10
·560 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:00
Ne diyeceğimi bilmiyorum burada yazım tarzı şeyler hakkında konuşabilirim ama hisler. Kurgu muhteşem ve sıfır açık anlatabiliyor muyum, kehribar gözlerden vazgeçmiyoruz yine de hiç bir şey bu kadar hissettirmemişti. Çıkamıyorum hiçbir sahneden kendimi alamıyorum uzun uzun konuşasım var, kırgınım, kızgınım, üzgünüm, korkuyorum. Gidip yazarın yüzüne haykırmak istiyorum her anın hesabını sormak istiyorum. Altıncı ve son kitapta ne olacak bilmiyorum ama bu serinin en iyi en duygulu kitabı buydu. Daha ne diyebilirim bilmiyorum bu kadar dalı olan bir senaryo uzun zamandır okumamıştım. İyiydi 9 veriyorum sonuna kadar da hak ettiğini düşünüyorum.
Bronz 5Özge Naz · Guardian Yayınları · 2026244 okunma