BOOKSTAGRAM FeZA
10/10
·178 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2021 04:12
instagram.com/p/CKU_9jEFWPl/?... Tam bir başucu kitabı. Eğer bir öğrenci yahut öğretmen adayı iseniz, bizzat öğrenci ve öğretmen iseniz, okul içinde veya dışında herhangi bir şekilde kendinizi ilim öğrenmek ve öğretmekle mesul hissediyorsanız, bir anne- baba iseniz ve evladınızın temel eğitiminden kendinizi sorumlu hissediyor ve bu işi hakkını vererek yapmak istiyorsanız... Bu kitabı okumadan ölmeyin. Hatta Allah ömür verirse iyice sindirene kadar tekrar tekrar okuyun. Ben öyle yapacağım inşallah. Bu kitabı bize ödev olarak veren Eğitim bilimleri hocama teşekkür ediyorum. . EĞİTİM AHLÂKI PROF DR MUHAMMED ŞEVKİ AYDIN . "Öğretmenim, Beni kaba davranışlarımdan dolayı sevmiyorsanız, görgü kurallarını öğrenebilirim. Pis olduğum için benimle ilgilenmiyorsanız, temizlenebilirim. Bilgisizliğimden dolayı beni suçluyorsanız, öğrenebilirim. Ama beni mevcut yeteneklerimden dolayı suçluyorsanız, değişmesi gereken sizsiniz öğretmenim..." . "Ahlaki erdemlere dikkat çeken ancak hayatın güncel olayları konusunda pek bir şey söylemeyen ahlak anlayışı veya ahlaki bilgi, teorik ve soyut kalmakta, pratik hayatın değerini ıskalamaktadır. Oysa insan varlığı ve hayatı somutluk ve pratiğe ihtiyaç duyar." . #bookstagrammers #book #bookstagramturkey #books #bookstagram #bookstagramtürkiye #bibliyofil #bibliyoterapi #kitap #kitapkurdu #kitapokur #kitaplar #eğitim #öğretmen #eğitimahlakı #öğrenci #ilim #psikoloji #eğitimbilimi #eğitimbilimleri #kpss #öabt #ilahiyat #ilahiyatfakültesi #dib #diyanet #türkiye #eğitimsistemi #çocuk #okul instagram.com/p/CKU_9jEFWPl/?...
1000Kitap
Eğitim AhlâkıMuhammed Şevki Aydın · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2018107 okunma
KİŞİSEL GELİŞİMİN ZARARLARI HAKKINDA YARARLI KİTAP!
8/10
·379 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
118 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 06:51
Herkese selam. Uzun zamandır sindire sindire okuduğum bu kitabı nihayet bitirdim. Kitabı tanımadan önce yazara değinmek istiyorum. Bülent Abi yi ilk bu kitapla tanıdım. Kendisi otuz beş yaşına kadar azılı bir atesitken sonra hidayete eriyor ve tasavvufa yöneliyor. Hiçbir dönemde iki gömlek ve iki ayakkabıyı aynı anda görmediğini belirttiği yerde boğazım hafif düğümlenmişti. Kitapları satış rekorları kırmış bir dönem ancak hep korsan satıldığı için eline bir şey geçmemiştir. Anlayacağınız hep gariban yaşamıştır kendisi ve eserinde de sık sık rastlıyoruz bu izlere. Kitaptan bahsedecek olursak baştan sona bir kişisel gelişim kitaplarının zararlarını mizahi, eleştirel yer yer küfürlü anlatıyor yazarımız ve bu noktada okur rahatsızlık duyabiliyor. Kitabın adı gerçekten ilgi çekici ancak başka isimler bulmak isteseydik eğer "İlkelliğe Övgü", "Kişisel Gerileyiş", "Modernizme Yergi" "Doğunun Yüceliği ve Batının Rezilliği" bunlardan birkaçı olabilirdi sanırım. Hepimiz modern zamanlardayız ve bu zamanın getirdiği yaşayış biçimiyle iç içeyiz. Klasik dini bilgilerimden sonra Ali Şeriati den ne kadar rahatsızlık duyduysam aynı şekilde modern yaşantımla da Bülent abi den o kadar rahatsızlık duydum hatta daha fazla. Memnuniyet duyarım rahatsızlık verdiğinden dolayı çünkü bazı konulara farklı açıdan bakmamı sağladı ve heeeee demekki öyleee dedirtti çoğu yerde. Bazı noktalarda ise maalesef ikna edemedin beni Bülent abi. Kitabın benim için artısı - kişisel gelişim özelinde- Modernizm den soğutması olarak verebilirim belki bazılarımız için eksidir bilemem :) Bana krallık,monarşi gibi yüce geleneği sevdirdi bunlardan vazgeçerekten meğersem ne çok şey kaybettiğimizi gösterdiği için teşekkür ediyorum kendisine. Dileyenler şu alıntıya bakabilir
İçinizdeki Öküze Oha DeyinBülent Akyürek · Fincan Yayınları · 20171,169 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsan insan derler idi, insan nedir şimdi bildim...
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2020 84. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2020 12:21
Hayat telaşı içerisinde uzun zamandır inceleme yazamamış olmanın susuzluğunu gidermem konusunda beni kamçılayan, hemen bitmesin diye sindire sindire okuduğum bir kitabın son sayfasını kapattım az evvel. Doğrusunu isterseniz biraz hüzünlüyüm biraz da umutlu. Klişe belki ama sokakta ya da yan dairenizde bir insan şiddete uğrarken onun acısına kayıtsız kalamayan, bir kediye araba çarpınca onun küçücük canının yaşam telaşını yok sayamayan, dünyanın bir yerinde çocuklar yok pahasına ölürken sıcacık yatağında uyumaktan utanan, gören, hisseden, anlayan, idrak edebilen insan olmak zor içinde bulunduğumuz dünyada. Nihayetinde hassas kalpler için kurulduğu günden bu yana bir cehennem dünya. Hissedilen şeyler erdemli fakat yükü de bir o kadar ağır. İşte sevgili yazar elimizden geldiğince taşımaya çalıştığımız bu yükün üzerine, birlikte çıktığımız 384 sayfalık yolculuk boyunca ruhumuzu tam da olması gereken yerden tutup sarsarak daha da fazlasını ekliyor. Yeri geliyor yerlere atılmış merhamet yükünü, çok da gerekli değil dercesine derin bir kuyunun en dibine atılmış adalet çuvalını, çoğu zaman da ruhumuzu karartan bütün lekeleri görebilmek adına koca bir insanlık aynasını yüklüyor sırtımıza. Yükünüz artıyor ama mızmızlanmıyorsunuz; çünkü siz bir masa, sandalye ya da lamba değilsiniz; misyonunuz var, idrakiniz var, en önemlisi bir kalbiniz var, insan olduğunuzu iliklerinize kadar hissetmek boynunuzun borcu ve bu eser sizin bu anlamda elinizden tutuyor. Ha ama eğer diyorsanız ki cehalet mutluluktur, o halde eseri yavaşça bir kenara bırakıp uzaklaşabilirsiniz. Ömer Faruk Dönmez'in bütün eserlerini severek ve derin düşüncelere dalarak okudum. Keşke hep yazsa da bıkmadan usanmadan okusak dediğim bir yazar benim için. Paradigma Sonsuzluk'a ilk başladığım sırada yazarın muzip tavrını,
Edebiyat
Paradigma SonsuzlukÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 202046 okunma
Muhteşem ve doyurucu...
10/10
·264 syf.··
2020 68. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2020 09:43
Bu zamana kadar okuduğum en doyurucu ve en anlamlı kitaplardan biri oldu bu kitap. Muhakkak herkes okumalı, özellikle de yakın çevresiyle ya da en yakınlarıyla ilişkilerinde kendisini sürekli çıkmazda hissedenler, "Neden ailemle ya da sevgilimle/eşimle yakınlık ya da doyurucu bir ilişki kuramıyorum?" diye kendisine soranlar, mutlaka ama mutlaka okumalı! (Maalesef şu an baskısı yok, ama pdf hali internette mevcut.) Yakın İlişkiler Dansı sanırım yeni yayın evindeki ismi, ama emin değilim. . Teori kitabı şeklinde asla sıkıcı değil, yaşanmış örneklerle çok güzel somutlaşmış oluyor her şey ve çok da akıcı. Ama ben yine de sindire sindire, yavaş okudum. Muhakkak tekrar okuyacağım ilerde, inşallah ilk fırsatta! ☆ Yazarın Öfke Dansı ve Bağlantı Dansı adlı kitaplarını da en yakın zamanda okumayı planlıyorum. Kitaptaki iki alıntı, resmen kitabın özeti mahiyetinde... Aşağıya ekliyorum. İyi okumalar!.. ● "İlişkilerde sağlam bir benlik ortaya koyabilmenin en garantili yolu, uzaklaşmak yerine yavaş yavaş bağlantıyı artırmaktır. Akrabalarımızla pek bağlantımız yoksa ve çekirdek ailemizdeki bir ya da daha fazla kişiden kopuksak, diğer ilişkilerimiz, hele bir de kendimiz bir aile kurmaktaysak patlamak üzere olan bir düdüklü tencereye benzer. İlk ailemizden uzaklık ve kopukluk derecemiz, diğer ilişkilerimizdeki yoğunluk ve tepkisellikle doğrudan ilintilidir." (Syf.213) ● "Bir ilişkide gerçek ve güvenilir yakınlık ille de istendiğinde ya da arandığında değil, iki birey de tutarlı olarak kendi benliklerini geliştirdikçe oluşur. ... Benlik geliştirmek, inançlarını, değerlerini ve amaçlarını belirginleştirmek, soyağacındaki kişilerle bağlantıyı sorumlu bir biçimde sürdürmek, en yakın ilişkilerdeki "ben"i tanımlamak ve önemli duygusal konular ortaya
İlişkiler
Dans Eden BenliklerHarriet Lerner · Diyojen Yayıncılık · 201499 okunma
Türkiye'nin En Büyük Yarası Çocuklardır
9/10
·372 syf.··
2020 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2020 14:46
Bu uygulamayı kullandığımdan beri ilk kez inceleme yapıyorum,sebebi ise aynı kitabı olur da tekrar okursam ilk kez okurken ki duyguyu hissedebileyim kendi fikirlerimin etkisinde kalmayayım varsa arasındaki değişimi kendi içimde görebileyim.Ama bu kitabı sindire sindire okuduğumdan beri fark ettim ki tekrar da okusam hissettigim duygular aynı kalacak: Öfke,tiksinti,korku, şüphe,ağlama hissi, çaresizlik.. Kitabı okuyacak olanlar ve okuyanlar için de tekrar olarak içlerini acıtmak istiyorum bu duyarlılığı net hissedebilmeniz için biraz içinizin acıması gerekiyor,farkındalık önce acıyı hissetmekten geçiyor çünkü.Gözlerinizi kapayıp 1dk.da olsa o yaşta oyuncak bebeklerinin elbiselerini yıkaması gerekirken,onlara tecavüz eden yaratıkların bıraktığı izleri yıkamaya çalışan hatta içindeki acıyı kazımak icin bulaşık teliyle kendini yıkayan, istismara uğraması yüzünden sütlü hiçbir şey yiyemeyen,korkudan yatağa kat kat eşyalarla yatan çocuklardan herhangi birinin yerine koyun kendinizi, cehennem gibi gelen o dakikayı şu an belki de sokaginizda bir çocuk yaşıyor hayal edip icsellestirin ki o çocuklarin farkına varin,seslerini duyun,elinizi taşın altına koyun çünkü konu cocuksa hepimizin elini taşın altına koyması gerekiyor. Ülkemizin en büyük yarası bence çocuklardır çünkü çoğu ne ailesiyle vakit geçirebildi,ne onlardan sevgi görebildi.Birçoğu istismara uğradı travmanın etkisini şimdilerde yaşıyor,çocuk olmadan anne oldu bir kısmı,kimisi hâlen hayata bile karısamadı,kimisi intihar etti,kimisi aramızda ama içindeki çocuğu kaybetmiş komşunuzdan biridir kim bilir? Kitaptan kısaca bahsedeyim,ilkin ensest ve istismarin tanımını veriyor ardından çeşitli meslek dallarının (hakim,avukat, nörolog, rehber öğretmen, polis, psikolog, adli tıp ve sosyal hizmet uzmanları, çocuk
1000Kitap
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Saykotropikal Cihannüma!
10/10
·320 syf.·
2020 96. kitabı
-MAVİ Nokta'nın Çocukları'na ithafen- “Bütün Dünya sadece bir noktadan ve bizim yaşadığımız yer de bunun küçücük bir köşesinden başka bir şey değil.” -Roma İmparatoru Marcus Aurelius Meditations, 4. Kitap [y. 170] Soluk Mavi Nokta olarak bilinen fotoğraf, Dünya’yı dağınık bir güneş ışını içinde gösterir. Voyager 1 o kadar uzaktaydı ki, onun bakış açısından Dünya sadece bir piksel büyüklüğünde bir ışık noktasıydı. Fotoğraf, dünyayı uzayın sonsuzluğu içinde tek başına gezegenimizi gösteriyordu. uzay.org/soluk-mavi-nokta Şimdi dünyanın bile küçücük minnacık ufacık bir nokta olduğu bilgisinden sonra tekrar düşünelim lütfen.. Varlığımızı veyahut hiçliğimizi mi demeliydim? Bitmek bilmeyen isteklerimizi, kavgalarımızı, üzüntülerimizi, kırgınlıklıklarımızı, bencilliklerimizi, kötülüklerimizi, yalanlarımızı, savaşlarımızı, değer miydi ya da değdi mi hiç! #83988072 Bu yazımda, okumuş olduğum bu kitaptan aldığım tatların tümünü aktarmam olanaksızdır her ne kadar alıntıya boğmuş olsam da paylaştığım kadar hatta bir o kadar fazlasını da içinde barındırıyor kitap. Okunmasını istediğim bir eser. Hele ki uzay, bilim, gezegenler, yıldızlar, koskoca sınırsız evrende yalnız biz yaşıyor olamayız herhalde gibi düşünce adaşlarım için bulunmaz hint kumaşıdır şahsım adına. Bilim adına okuduğum ilk kitap ve buna rağmen ben anlatımında herhangi bir kopukluk yaşamadım, dilinde pürüz hissetmedim(ki hiç yok değil bilimsel ifadeler ve kelimeler elbette yer almakta ama tamamen cümleyi anlamamazlığa sürecek cinsten değiller), sıkıcılık ya da bir an önce okuyup ta bitireyim havasına girmedim aksine yavaş yavaş sindire sindire okumak istedim ki daha verimli ve faydalı olsun. Bu yapıtın yazarını var olan okurlarını memnun etmekle
Bilim
Soluk Mavi NoktaCarl Sagan · Ayrıntı Yayınları · 2022820 okunma