"Behlül, Bihter'e 'sen benim hayatımın en büyük hatasısın' demek istiyordu, ama her seferinde 'sen benim hayatımın tek gerçeğisin' diyerek kendi yalanını büyütüyordu."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mücahid şöyle der: Dünyanın doğularına ve batılarına dört kişi hakim olmuştur. Bunlardan ikisi mü'min, ikisi kafirdir. Mü'minler Davud oğlu Süleyman ile Zülkarneyn'dir.
Kafirler ise, Nemrut ile Beyt-i Makdis'i harap eden Buhtunnasr'dır.
2005 yılında Harvard üniversitesi 17 Arapça konuşan ülkenin toplamından daha fazla bilimsel çalışma üretti. Dünyadaki 1.6 milyar müslüman içerisinde kimya ve fizik alanlarında olmak üzere sadece iki kişi Nobel ödülü kazandı. Müslümanların % 1'i olan Yahudiler ise 79 Nobel ödüllü bilim insanı çıkardı.
Batı'da yeni mezun olmuş bir hekim ilk olarak kendi dinine mensup birini ameliyat edemez, ona dokunamazdı.
Neden biliyor musunuz?
Acemiliğini bir Müslümanın üzerinde atmalıydı, en az üç Müslümanı ameliyat etmeli, eğer başarılı olursa kendi dindaşını ancak ameliyat edebilirdi!
Müslüman'ı kobay olarak kullanmakta hiç bir sakın ca görmeyen bir zihniyetten bahsediyoruz. Karakterleri o günden bu güne hiç değişmemiştir. Bu nedenle atmış ol dukları sahte hümanizm naraları bu fısklarını bastırmak içindir sadece.
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Âşûrâ gününde oruç tutunuz. O öyle bir gündür ki, o günde, peygamberler (aleyhimüsselâm) oruç tutarlardı.” (İbn-i Hacer, el-Metâlibu’l-Âliye)