"
Düşman kim? Sınır cephe neresi? Kime karşı savaşıyoruz? Kendi iç organlarını kemiren bir virüs bu! Sonunda kimse kazanmayacak, hiç kimse! Anlıyor musunuz?
"
“Mârûni Katolik Hıristiyan bir ailenin çocuğu olan Beşir Cumeyyil, gençliğinden itibaren siyasi mücadelenin içinde yer almıştı. Babası Pierre Cumeyyil tarafindan kurulan ve liderliği daha sonra kendisine intikal eden Ketâib Partisi, Lübnan’ın diğer Arap ülkelerinden ayrı bir çizgide ve Batıyla entegre halde varlığını sürdürmesini savunuyordu. 1970'lerde Ürdün'den sürgün edilen Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) mensuplarının Lübnan'a ve başkent Beyrut'a yerleşmeye başlamasına karşı çıkan Cumeyyil'ler, 1975'te iç savaşın patlak vermesiyle, FKÖ ve diğer Filistinli fraksiyonlara cephe aldılar.”
Önemli olan ülkeyi temelinden yıkan, ulusu tutsak kıldıran iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne dek bașarı da sağlamışlardı. Gerçekten, "kaleyi içinden almak" dışından zorlamaktan çok kolaydı. Bu amaçla içimize dek sokulabilen bozguncu mikropların, araçların bulunduğunu ileri sürmek yersiz değildir.
"...Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, ulusu tutsak ettiren iç cephenin düşmesidir. Bu gerçeği bizden iyi bilen düşmanlar bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarı da kazanmışlardır. Gerçekten kaleyi içinden almak, dışından zorlamaktan kolaydır..."
MUSTAFA KEMAL
1927
Yunanistan'ın bağımsızlığıyla ilgilenen Rusya, İngiltere ve Fransa ise Osmanlıların ve Mısır'ın Doğu Akdeniz'e hakim olmalarını kendi gelecekleri açısından tehlikeli görerek, Osmanlı'ya karşı cephe aldılar. Aralarında 6 Temmuz 1827 yılında, Yunanistan'ın bağımsızlığı ilkesini öngören Londra Antlaşması'nı imza-ladılar. Eğer Osmanlı bu bağımsızlığı onaylamaz ve antlaşma hükümlerini ihlal ederse Osmanlıya baskı uygulayabileceklerdi. Bir süre sonra da bu devletler bir-lik olarak, Osmanlı askerinin Mora'yı derhal boşaltmaları için bir nota gönderdiler. Ancak Osmanlı Devleti, imzalanan Londra antlaşmasının hükümlerini, bunu "Osmanlı'nın iç işlerine müdahale" olduğunu belirterek bu teklifi geri çevirdi.
Bir savaş ancak kendini gösteren düşmana karşı sürdürülebilir. Rakibinizin saflarının arasına sızarak, onları yıkmak için içeriden çalışarak, görecekleri ya da tepki gösterecekleri bir hedef oluşturmadığınız için en büyük avantajı yakalarsınız. İçeriye sızınca zayıf yönlerini de öğreneceğiniz için içsel huzursuzluk tohumları atma fırsatını elde etmiş olursunuz. Yani düşmanca amaçlarınızı gizleyin. İstediğiniz bir şeyi elde etmek için buna sahip olanlarla doğrudan mücadele etmek yerine onlara katılın ve elinize geçirmek için ağır ağır ilerleyin ya da bir darbe yapacak anı bekleyin. İçinden çürüyen hiçbir yapı uzun süre ayakta kalamaz.