Yeşilçam, Türkiye gibi
9/10
·608 syf.··
2026 53. kitabı
Vedat Türkali'yi severek okuyorum. Ülkemizin yakın tarihinden kesitleri içinde insan ilişkileri, kaygılar, umutlar, sevgisizlikler, arzular, daha neler neler... Bu usta yazarımız, bir yandan geleneksel toplumcu gerçekçi romanlardaki gibi yazıyor ama öbür yandan ve asıl önemlisi, modern romancılarımız gibi bireyin iç dünyasına, içses, çoğul anlatım gibi tekniklerle eğiliyor. Ayrıca, ironik bir anlatımı var. Bu romanında üç anakarakter her bölümde sırayla başrolü alıyor, hepsini izlerken gülüyoruz, özellikle de Zühtü Bey'i. Romandaki Gündüz karakteri bir bakıma yazarın görüşlerini yansıtıyor gibi. Yeşilçam'ın yozlaşmasının hem ekonomik hem de politik olduğunu görüyoruz. Yerli sinema bir ara Batı taklidi oluyor, ama yeterince popüler olup iyi para kazanabilmek için alaturka melodrama başvuruyor. Politik baskı ise pornografiye kayılmasına neden oluyor. Öykünün son ana bölümündeyse, yerli-yabancı ilaç tekeline karşı mücadele etmenin çok çetin şartlar yarattığı ve yerli film sektörünün özgün ve toplumsal eleştirel içerikli üretim yapmasının önünün vahşice kesilmesi anlatılıyor.
Yeşilçam Dedikleri TürkiyeVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 2015251 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 18:54
Söyleme Bilmesinler , karmaşık aile ilişkileri ve içsel sırların derinliklerine inen dokunaklı bir hikayeyi anlatıyor. Söyleme Bilmesinler , bir ailenin yaşadığı içsel çatışmaları, sırları ve ilişkileri merkezine alırken, karakterlerin kendi seslerinden hikayelerini aktarmasıyla şekilleniyor. dışarıdan bakıldığında oldukça sıradan görünen ama içi derin sırlar, suskunluklar ve kırgınlıklarla dolu üç çocuklu klasik bir Türk ailesinin hikayesini okuyoruz. Şermin Yaşar Söyleme Bilmesinler, aynı çatı altında yaşamalarına rağmen birbirini gerçekten tanımayan, ortak bir geçmişi paylaşsalar da kendi iç dünyalarında bambaşka trajediler yaşayan aile bireylerini işler. Aile içi bağların, iletişimsizliğin ve ebeveynlerin çocukların omuzlarına yüklediği yüklerin hayatları nasıl şekillendirdiğini anlatır. Olay örgüsü ilerledikçe, saklanan büyük bir sırrın ortaya çıkmasıyla herkesin hayatındaki düğümler tek tek çözülmeye başlar. Söyleme Bilmesinler Romanın en dikkat çekici yönü, tek bir anlatıcı yerine dokuz farklı karakterin kendi ağzından konuşmasıdır, aynı ailede yaşanan tek bir olayın, her bir aile üyesi (kardeşler, eşler, anne vb.) tarafından nasıl bambaşka algılandığı sarsıcı bir şekilde gösterilir. Şermin Yaşar İnsanı en çok yoran ve yıpratan şeylerin, toplum ya da aile baskısı yüzünden "söyleyemedikleri" ve içine attığı suskunluklar olduğunu çok güzel kurgulayarak anlatmış. Gerçek anlamda karı-koca veya kardeş olmak sadece aynı evi paylaşmakla ya da kan bağıyla değil; içtenlik, şeffaflık ve dürüstlükle mümkündür mesajını da arka fonda vermiş. Okuyucunun çıkaracağı derslerden biri de herkesin dışarıya göstermediği gizli bir hikayesi ve taşıdığı ağır bir yükü vardır, bu yüzden insanları yalnızca dışarıdan göründükleri kadarıyla yargılamamak gerekir düşüncesi kitabın sonunda içses olarak ister istemez aklımıza
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi
YAŞAR YILTAN'IN “SEVGİLİ SANAT”KİTABI ÜZERİNE Sanatın, aşkın, güzelliğin iç içe anlatıldığı, mitolojiden çağdaş sanata kadar birçok konuya, sanatsal eserlere ve sanatçılara değinilen kitapta, birbirinden güzel ve keyifle okuyacağınız 25 sanatsal mektup yer alıyor. Aşk ile ilgili güzel söyleyişleri görülür: “Yakaladıysan aşkı, yalnızlığı ve de seni; deklanşöre defalarca bas; onlarca, yüzlerce, binlerce kez bas... Belki bunlardan birinde yalnızlığı, birinde aşkı, birinde de özellikle “seni” ölümsüzleştirirsin.” “Siyah dünyanın üzerine baştan başa kırmızı şarap dökmeli… Kırmızı şarapla dünyayı sarhoş etmeli... Dünya aşk sarhoşu olmalı... Siyah bir şapka nasıl olur diye düşünüyorum tekrar.” "Bilmem ki, belki de sen içimdeki metaforların keman sesiydin. Seni bulayım diye ne kurgular kurdum, bir bilsen…" Şehirlerin sanatla özdeşleştiği kimi şehirleri sanatıyla anlatır.“Sevgili Sanat, dünyada şehirlerin kimileri adeta sanat için yaratılmış; Budapeşte, Paris, Prag, Viyana, Rio, St. Petersburg… mimarinin, resmin, heykelin, müziğin başkenti sayılabilir mi? (…) Viyana’da Vals, Buenos Aires’e tango, Rio de Janeiro’ya samba…” Bir insan bir konuda nasıl derinleşirse, bir şehir de öyle. “Portakal Çiçeği Karnavalı” oluşturmak istedik, iyi de gidiyor. Bunu, daha çok çalışarak Adana ile özdeşleşir hale getirmek gerekir. Yazar kitabında sinemaya da yer vermiştir. “Hababam Sınıfı”ndan tutun da “Akıl Oyunları” filmine kadar birçok film hakkında düşüncelerini yazmıştır. Tiyatrodan müziğe kadar değişik sanat dallarıyla ilgi düşüncelerini yazmıştır. Kendi içsesinden tutun da soru yanıt diyalogları çokça yer alır: “Sevgili Sanat, Dionysos adına düzenlenen bağ bozumu törenlerine benimle birlikte gelmek ister misin? İstemez misin? (belki biraz daha ısrar edersem kanar) Mehtaplı gecede
Sevgili SanatYaşar Yıltan · Baygenç Yayınları · 20210 okunma
Niktofili ve Fiktofili arasında sallanan şiirler
Puan vermedi·154 syf.··
2025 9. kitabı
İnsan ruhunun karanlıkla ve hayalle kurduğu iki özel eğilim vardır: niktofili ve fiktofili. Niktofili, gecede huzur bulma hâlidir; karanlığın sessizliği, kişiyi kendi hakikatine yaklaştırır. Fiktofili ise gerçek olmayan bir figüre, bir hayale ya da zihinsel bir surete duyulan çekimdir; insanın kendi içindeki boşlukları hayalin ışığıyla doldurma isteğidir. Alattin Bilgiç’in "Aynımsın" kitabı, tam da bu iki eğilimin birleştiği bir duygusal iklime sahiptir. Şair, gecenin karanlığını içsel bir sığınak hâline getirirken; hayal edilenle gerçek olan arasındaki çizgiyi bilinçli biçimde bulanıklaştırır. Kitap ilk bakışta bir aşk kitabıdır; fakat bu aşk tek yönlü değildir. İçinde umut, sızı, doğum, ölüm, yara ve şifa aynı anda yer alır. Bilgiç’in dili hem kırılgan hem de dirençlidir; okuyucuyu duygusal bir girdaba sürüklerken aynı zamanda ona kendini bulacağı bir iç koridor açar. Türkçe şiirlerin yanında Kurmancî, Soranî ve Kırmançki lehçelerine yapılan çeviriler, eserin duygusal çok katmanlılığını artırır ve kitabı kültürel bir geçiş alanına dönüştürür. Şairin seçtiği mısralar, kitabın atmosferini net biçimde hisseder kılar. “Gam duymak Tanrı’nın elinde, bizimkisi mahşer-i efkâr.” Bu dize, kader karşısındaki çaresizliği ve aynı zamanda insanın kendi içine dönerek büyüttüğü hüzün ağırlığını gösterir. Bunun yanında “Bizimkisi böyle taziyesiz yas” ifadeleri, acının bile sahipsiz kaldığı bir duygusal çoraklığı anlatır. Bilgiç’in aşkı ele alırken kullandığı en güçlü imgelerden biri mahpusluk metaforudur. “Yüreğine mahpus olmak istiyorum, cezamı damında çekmek kalbinin. bir müebbet mahkûmu olmak, tek çilem, hücrene sığmamak.” Bu dizelerde aşk bir özgürlük değil, gönüllü bir teslimiyet alanına dönüşür. Şair burada esareti karanlık bir kapanış değil, sevdayı büyüten bir sadakat
1000Kitap
AynımsınAlattin Bilgiç · Red Yayınları · 20246 okunma
Puan vermedi·488 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Kitap insanların çoğu zaman farkında olmadan taşıdıkları eleştirel,yargılayıcı ve kısıtlayıcı içses ile yaşadığı çatışmalara dikkat çekiyor. Bu sesin kaynağının çoğunlukla çocukluk deneyimleri,aile tutumları,toplumsal beklentiler ve geçmişteki travmaların olduğunu vırguluyor. Yazar içsesimizi bastırmak yerine onu tanımamız,anlamamız ve onu dönüştürmemizi öneriyor bizlere.İçses ile mücadele etmek yerine onunla sağlıklı bir ilişki kurmanın daha kalıcı ve iyileştirici olduğunu söylüyor. Yazar kitapta yazanların önce kendisinin uyguladığını ve bunun kendisini dönüştürdüğünü şimdide okuyucuyada bunun mümkün olduğunu hatırlatıyor. İçsesim ile Uzlaşma okuyucuyu içsel farkındalığa ve kişisel dönüşüme çağıran ,kendi özüyle barışarak yaşamını arzu ettiği şekilde yeniden şekillendirmek isteyen herkes için bir rehber niteliğinde. Benim keyifle okuğum bir başucı kitabı oldu ve sizlerinde mutlaka faydalanmasını isterim. Kitapla ve Sağlıkla Kalın.
İç Sesim ile UzlaşmaÇiler Ezgi Odabaşoğlu · Luna Yayınları · 202533 okunma
10/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2025 17:41
Wilhelm Reich Dinle Küçük Adam Bitti. çok acımasız bir kitap... Diktatörlüğe, Nazizm'e Haksızlığa, zulme, zorbalığa sömürücü düzen ve politikacılara karşı çıkış.. bir nevi İsyan... Tepkisiz topluma da isyan var. Başka bir açıdan bakınca da İnsanın kendi kendisine karşı çıkışı içses.. Hepimizin içinde bir küçük adam var. içimizdeki küçük adama bir sitem bir kırgınlık hatta bir nefret... Böyle yorumladım... Dinle Küçük Adam veda ederken her incelememde yaptığım gibi anafikir alıntımı paylaşıyorum. ""Sana sadece hangi alanlarda küçük ve işe yaramaz olduğunu gösterdim küçük adam ve küçük kadın. Dinle Küçük Adam Wilhelm Reich sayfa 101 Roman Yayınları.... saygılarımla sevgili okur....
Dinle Küçük AdamWilhelm Reich · Oda Yayınları · 201215,4bin okunma