... Türkiye için durum bütün varlığından olacak kadar tehlikeli idi. Kaybettiğimizi artık geri alamazdık. Ancak varlığımızı korumak için çabuk ve kesin tedbirlere başvurmalıydı.
"Tanısal Birlik ışığı yarattı, Doğan ilk gün, mutlak karanlığı aydınlattı. Boşluk, semalarda dönen disklerin yerleştirilmesi için kullanılmıştı ve bizim gezegenimiz de bunlardan biriydi. Dünyamız yassı idi ve hiçbir özelliği yoktu. Yeryüzünde hiçbir örtü yoktu, çıplaktı. Egemen olan sessizlikti. Hava akımları ile eğilecek tek bir çiçek bile olmadığı gibi zaten bir esinti de yoktu. Bu sessiz boşlukta ne bir kuş ne de sesi vardı. Sonra Tanrısal Bir'lik Her gezegene bilgiyi yaydı ve her birine değişik armağanlar verdi. Bilgelik en önce geldi. Su, atmosfer ve toprak ondan türedi. Geçici tüm yaşam formları ortaya çıktılar. Benim insanlarım, Siz Mutantların Tanrı dediğiniz varlığı tanımamakta güçlük çektiğinizi, çünkü bunun için mutlaka bir formu olması gerektiğinizi düşündüğünüzde inanırlar. Bizler için Birliğin boyutları, biçimi ya da ağırlığı yoktur. Bir'lik özdür, yaratıcılıktır, saflıktır, sevgidir, enerjidir ve sınırsızdır. Kabile masallarının birçoğunda bir Gökkuşağı Yılan'dan söz edilir ve bu mutlak barış olarak başlayan, titreşim değiştirip ses, renk ve form halini alan enerji ya da bilinç çizgisinin dokunmasını simgeler."
Sayfa 180 - Dharma Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fâtih zamanından beri İstanbul'da ve büyük şehirlerde yeniçerilerden kolluk veya yasakcı adı altında polis teşkilâtı meydana getirilmiştir. Büyük şehirlerde bu yeniçeriler, kale içinde hisarda oturur; bey, kadı gibi yerel otoritelere bağımlı değildir, başlıca görevleri Hıristiyanları ve Yahudileri yağmaya karşı korumaktır. Görevlerinden biri de, tahsildârların yanında yasakcı adıyla kanûndan çok vergi alınmasını önlemekti. Şehirlerde ayaktakımı, Hıristiyan, Yahudi mahallelerine ve ibadethanelerine saldırır, yangın çıkarır, yangını söndürme bahanesiyle yağmaya girişirdi. Şehirde güvenliği sağlamak için İstanbul'da mevcut dört kolluk zamanla artırılmıştır. Kumkapı'dakiler dörtten 13'e, Balat'takiler üçten 13'e çıkarılmıştır. Korucu yüksek ulûfe (25 akça) alır. Bunlardan ticaret yapanlar vardır. Kollukcuların rüşvet almalarını Kavânîn-i Yeniçeriyân yazarı eleştirir. Bu iş çok kazançlı olmalı ki, kargaşa döneminde kolluk için 30, 40 altın rüşvet verilirmiş. Aşırı vergi toplayanlardan veya eşkıyadan korumak için bir köy, yasakcı yeniçeri isteyebilir. Kollukcular, görevlerini kötüye kullanmasın diye adları özel bir defterde saklı tutulur. Günümüzdeki karakol terimi, karada âsâyişi koruyan yeniçeri kolluklarından çıkmıştır; denizde ve kıyılarda koruma, polis hizmeti bostancıbaşının kontrolü altında idi. Bostancıbaşı, Boğaziçi, Adalar ve Anadolu yakası sahillerini denizden kontrol eder, Bostancı Köprüsü'nde İstanbul'a yerleşmek için gelen Türk, Kürd, Arnavut vb. göçmenleri yasakla durdurmaya çalışırdı. Kıyılarda yalı yapmak isteyen, ondan ruhsat almak zorundaydı. Bostancılar da devşirme-oğlanlarından seçilirdi.
Sayfa 146 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Gıybet odur ki: Gıybet edilen adam hazır olsa idi ve işitse idi, kerahet edip darılacaktı. Eğer doğru dese zaten gıybettir. Eğer yalan dese hem gıybet hem iftiradır. İki katlı çirkin bir günahtır.
Sayfa 303 - Rnk Neşriyat, İstanbul - 2023
Din
Bir sabah kumandanın odasına girdiğim zaman, gözlerinin ağlamaktan yorulmuş olduğunu gördüm: Kudüs, İngilizlerin elinde idi.
Sayfa 115 - Pozitif Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Eski Türk devletlerinde olduğu gibi Osmanlılarda da, ilk dönemde vâlidenin unvanı hatun idi. XVI. yüzyılda kadın (hatunun bozulmuş şekli) veya kadın efendi, nihayet vâlide sultan unvanı yerleşti (ilk kez Nûrbânû için kullanılmıştır).
Sayfa 103 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih