İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumunu kabullenebiliyor ama kapakara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor.
Sayfa 262·Kitabı okudu
Hayvanlar; her bir ilaç, kimyasal madde, kozmetik ürün pi yasaya çıkmaya hazırlanırken kullanılan; masum, itiraz etmeyen zavallı varlıklardır. Kozmetik maddeler de aynı şekilde göze, cil de, sindirim sistemine temas durumunda ortaya çıkaracakları olası durumların tespiti için hayvanlarda acımasızca denenir Kimyasal madde göze damlatılır, hayvan çığlıklar atarak acı çe ker... Çoğu zaman uyuşturma gibi bir işlem dahi yapılmaz. Bu insanoğlunun ne kadar vahşileştiğinin resmi aslında... Denene-cek maddenin ciltte meydana getirdiği etkiyi anlamak için hay-van derisi traşlanır, o madde hayvan acıdan ölene kadar her gün cildine temas ettirilir. Tavşanların hamile olanları, etken madde-nin ne kadar plesentadan geçip cenine etki edeceğini göstermesi için kullanılır. Tavşana ağızdan verilen madde çoğu zaman hem tavşanı hem de karnındaki yavrusunu öldürür. Öldürmeyecek dozu bulana kadar bu deney başka hamile tavşanlarda denenir. Yine diğer deney yöntemleri şunlardır: elektrik akımı verme, yakma, felç etme, gaz verme, kör etme, zehirleme, aç ve susuz bırakma, uykusuz bırakma, deri yüzme, beyne hasar verme, bey-ne iğne ile ilaç verme, bulaşıcı hastalığı bulaştırma, damardan kan boşaltma, organları çıkarıp gözleme, radyasyon verme, zorla besleme, göz kapaklarını dikme vs...!
Sayfa 224
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bana paslı iğne veren hayat, başkasına piko makinesi he­ diye etmiş.
Doğduğumda bir paslı iğne tutuş­ turm uşlar elime. Al demişler, bununla kendi kaderini işle Batmıyor, yürümüyor, ellerimi deliyor, parmaklarımı kanatı­yor.
Bu nasıl bir "Dissosiyasyon" anlatımı Llosa ?
...yaladığı kadının teni, tapılası küçük ayaklarının ucundan boyalı saçlarının diplerine kadar... O anda her şey dağılıverdi, çünkü Paulino soluk soluğa yakınına devrilmişti ve Boa bölük pörçük cümleler sıralıyordu birbiri ardına. Sırtının altında toprağı hissetti yeniden, dönüp baktı ve gözü iğne batmış gibi yanmaya başladı. Paulino, Boa'nın vücudunu okşuyor, Boa hiç aldırış etmiyordu. Melez hızlı hızlı soluk alıp veriyor, küçük çığlıklar atıyordu. Boa'nın çığlığını duyduğunda kıpırdamadı; pembe bir istiridyenin içinde uyuyan minik bir varlıktı o, ne rüzgâr, ne su, ne de ateş, sığınağına giremezdi onun. Sonra gerçeğe geri döndü. Boa, Paulino'yu yere yatırmış vuruyor, 'Isırdın beni, melez domuz, serrano, öldüreceğim seni,' diye bağırıyordu.
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Alıntı
...masallar onun donuk, anlaşılmaz dünyasında açılan iğne delikleriydi sanki.
Sayfa 32
1000Kitap