Bazen bir yerden uzaklaşınca anlıyor insan, üzerindeki o ağırlık gidince aslında ne kadar berbat bir durumda olduğunu. Sanki aniden gözün açılıyor, bir silkeleniyorsun. Ama işin kötü tarafı, oraya geri dönmek zorundasın. Seni orada tutan, öylece bırakıp gitmene izin vermeyen bir şeyler var. Dönmek istemiyorsun, hatta nefret ediyorsun bu fikirden ama başka çaren de yok. İnsanın bile bile kendi üzerine çöken o karanlığa yürümek zorunda kalması... Öyle iğrenç, öyle berbat bir his işte.