Tanzimat, bütün eski sanat şekillerini yıktı; yeni şekiller getirdi. Fakat neyin karşılığı olarak? Tiyatro. roman, sone havada şekillerdi. Romantizm, hiçbir zaman hakiki kökünü bulamadı. Çünkü onun aradığı tarihe Tanzimat yüz çevirmişti. Halkın içine nüfuz etmek imkânı yoktu; onun yerine, yaşanmamış kahramanları koymak ve iğreti bir romantizm kurmak lâzın geldi.
Sayfa 25 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Kültür, insanın tabiata eklediği her şeydir; bir nevi ikinci yaratılıştır. Biz bu yaratılışı yarım bıraktık. Kendi kültür mirasımızı bir kenara fırlatıp, Batı’nın döküntüleriyle kendimize bir elbise dikmeye çalıştık. Üzerimizde iğreti duruyor. .
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fırtınadan arta kalmış bir teknede,
Tevekkül içinde;
Görkemli sakalı ve iğreti parkasıyla,
Gizemli macerasıyla,
Bir acayip adam yaşardı.
Akşamları susardı,
Ben konuşsam kızardı.
...
Bir sürgün kasabasıydı,
Bir eski zamandı, Haziran'dı.
Çocuktum, evden kaçmıştım,
Gelip ona sığınmıştım...
Insanlar ağaç gibidir ..Ne kadar yükselip aydınlığa çıkmak isterse, kökleri de o kadar toprağa yayılmak ister ..Tabii toprağı severse ve toprak izin verirse ..Ya toprak kendi toprağı değilse ?O zaman yükseldiği kadar derinlere inemez.. Kökü hayata iğreti tutunur ve işte tam da o zaman özünde ki tutunma isteği körelir. Sadece yükselmeye çalışır, tutunmaya değil . Böyle kaybeder ağaç doğasını ,böyle uzaklaşır tohum halinden.. Aslı gibi olmayan sahtedir , güçlü bir rüzgara bakar devrilmesi...