İhsan KC

İhsan KC
@ihsankc
Kimse göründüğü kadar dayanıklı değildir. Sadece görünmeyen yangınlar, duyulmayan fırtınalar, gizlice çürüyen ruhlar vardır.
Hayatta başarı kazanan bütün insanların, okul yılları başarısız geçmişti. Çalışkan olmak, ilerisi için kötü bir işaretti. Böyle insanlar para kazanamaz, kadınlarla ilişkide başarıya ulaşamazdı. En kötüsü, hayatın dışında kalırdı. İnsanların ıstıraplarına yabancı olurdu. Hiçbir zaman gerçekleri göremezdi.
Sayfa 434·Kitabı okudu
Babası Zeliha’yı bir mühendisle evlendirmek istiyordu. Zeliha lise son sınıftaydı ve benden iki yaş büyüktü. Ben, henüz liseye başlamış ve üç dersten ikmale kalmış bir öğrenciden başka bir şey değildim. Evlenme konusunda, meslek sahibi birinin yanında bir hiçten ibarettim. Beni ezip geçerlerdi. Nitekim ezip geçtiler de. Bu ayrı hikâye.
Sayfa 427·Kitabı okudu
Selim de benim gibi mustarip bir ruhtu. Benim gibi kapalı bir çocukluk devresi geçirdiği için, çevresiyle uyuşamaz ve benim gibi, bu bozucu çevreye büyük tepkiler gösterirdi. Ayrıca, bütün bu tepkilerinin yanında, hayatın içine karışıp güzellikleri yaşamak da isterdi.
Kaderime lanet ediyorum. Günlerce, gözyaşları içinde, sana yazmayı düşündüm. Fakat ıstırapların beni nasıl harap ettiğini, aklımı ve duygularımı nasıl altüst ettiğini bilemezsin. Ağlamaktan kızarmış gözlerimin önünde, yazmaya çalıştığım satırlar bulanıyor, birşeyler yazabilmek için boş yere çırpınıyordum.
Kaderime isyan etmek istiyorum; ne yazık ki, bütün uğraşmalarıma rağmen bu karanlık havayı üstümden atamıyorum, silkinip doğrulamıyorum. Benim de herkes gibi kaygısız, sevinç dolu bir yaşantıya hakkım yok mu? diye soruyorum. Ben de herkes gibi günlük sevinçlerin, heyecanların akışına kapılıp gidemez miyim? Neden olaylar, benim üzerimde silinmez izler bırakıyor?