Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sında, kitabın sonlarına doğru şu ibare yer alıyor; "İnsan insanın sadece sevgisine ve alakasına muhtaç."
Sabahattin Ali , Kürk Mantolu Madonna
Çünkü Oğuz Atay'ı da okudum. Seni de tanıdım...
Diyebilirsin ki bir insanı fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim... Seni az tanıyorum... Az...
Sen de fark ettin mi? Az dediğin küçük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece 2 harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri Başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi.
Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorumi demek, seni kendimden çok biliyorum demektir. Bilmesem de öğrenmek için her şeyi yaparım demektir. Belki de az her şey demektir. Ve Belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir.
"Lütfen bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misiniz?"
"Bu nereye gittiğine göre değişir" dedi Kedi
"Aslında nereye gittiğim pek umrumda değil..." Dedi Alice
"O zaman hangi yolu izlersen izle,fark etmez" dedi Kedi
"...Bir yere varsam yeter" diye tamamladı Alice sözünü
"Ah bundan kuşkun olmasın,kesinlikle bir yere varırsın,tabii yeteri kadar yürürsen."
"Gerçek sevgi ruhtadır.Ben bütün ruhumla size bağlandım.En mutlu saatlerim,sizinle acılarımızı paylaştığımız saatlerimiz oldu.Ve ben sizinle her türlü belayı göğüslemeye hazırım."