“İlk aşk, ihtilalden farksızdır. Önünde onu bekleyen ister ölüm ister yepyeni bir hayat olsun, hepsini içten, coşkun selamla karşılar.”
Sayfa 109·Kitabı okuyor
Hayat
Hayatta uğradığımız bütün güçlükler az çok kafamıza gelen ilk fikirden bir türlü silkinip çıkamayışımız yüzünden değil midir?
Sayfa 373
Reklam
Bugünler dediği 1800-1900 boşa ümitlenmeyin
"Sence bir yabancıya âşık olmak mümkün mü?" "İlk görüşte aşk gibi mi?" "Yok, öyle değil. Daha çok hiç görmediğin birini sevmek gibi. Adını bile bilmediğin ama aranızda bağ olan birini." "Emin değilim. Belki?... Neden sordun? Yoksa revirdeki yabancılardan birine abayı mı yaktın?" "Hayır sadece düşünüyordum." "Bence bu günlerde herşey mümkün, Iris."
Sayfa 186·Kitabı okuyor
"Kabe'de Hacılar Hû Der" ilâhisinin yayılma sürecini düşündüğümüzde, ilahinin kitle kültüründen ziyade popüler kültürun tipik bir örneği olduğu söylenebilir. Çünkü bu ilahi, klasik anlamda bir "kitle kültür ürünü" olarak planlanmış, pazarlanmış ve dayatılmış bir ürün değil. Aksine ilk kez 2000'li yılların ortasında çıkan ilâhinin viral olması ilginç bir hikâyeye dayanıyor. Samsun'un Canik ilçesinde umreden dönenleri ilâhi ekibi eşliğinde ziyaret etme geleneği, sosyal medyada kısa video izleme kültürüyle kesişiyor, böylece Celal Karature ve ekibinin eski bir ilâhiyi özgün biçimde icra etmesi hem kendilerini hem de ilâhiyi meşhur etmelerine imkân sağlıyor. Dijital ortam sayesinde ilâhinin keşfedilerek hızla yayılması, insanların ilâhiyi farklı bağlamlarda ve çeşitli amaçlar doğrultusunda paylaşması ve toplumun farklı kesimlerinin onda kendi meşrebince kendisinden bir şeyler bulması, ilâhinin popüler kültürün özgün bir örneği olduğunu gösterir. Bu surecin planlı ve profesyonel, merkezin güdümünde ve sistemli bir organizasyondan ziyade dağınık ve çoğul bir biçimde gerçekleşmesi, popüler kultürün kitle kültüründen ayrılan özgün boyutunu ortaya koyar.
Sayfa 46·Kitabı okuyor
"Ordularımız İzmir rıhtımında ilk verdiğim hedefe, Akdenize vâsıl oldular."
Sayfa 684·Kitabı okudu
Alıntı
Cosimo de' Medici
Aile bankası 1430'larda Cosimo de' Medici tarafından devralındıktan sonra Avrupa'nın en büyüğü oldu. Mediciler kıtanın zengin ailelerinin servetlerini yöneterek bu ailelerin en zengini konumuna yükseldiler. Muhasebede çığır açtılar; kullandıkları çift taraflı kayıt sistemi, Rönesans boyunca kaydedilen gelişmelerin en büyük etkenlerinden biri oldu. Cosimo, rüşvet ve entrikalar aracılığıya Floransa'nın de facto (fiilen) hükümdarı oldu ve hamiliği, şehri Rönesans sanatı ve hümanizminin beşiğine dönüştürdü. Yunan ve Roma edebiyatı eğitimi görmüş, antik elyazmaları toplayan Cosimo, Rönesans hümanizminin temelini oluşturan antikiteye duyulan ilginin yeniden doğuşuna destek oldu. Floransa'nın ilk halk kütüphanesini ve uzmanlar ile tanınmış aydınların klasik metinleri tartıştığı etkili ama gayriresmi Platon Akademisi'ni kurup finanse etti.
Sayfa 27 - Notlarım·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam