411- Ebu Hureyre (radıyallahu anh) der ki: "Peygamberimiz 'O gün yeryüzü bütün haberlerini anlatır.' mealindeki ayeti (Zilzâl suresi 4. ayet.) okuduktan sonra sahabilere 'Yeryüzünün haberleri nedir, biliyor musunuz? diye sordu. Sahabiler 'Allah ve O'nun Resulü bilir.' diye cevap verince Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
-'Yeryüzünün haberleri, sen falan gün şunu şunu işledin, diyerek her kulun ve her cariyenin üzerinde işlemiş olduğu amellere şahitlik etnesidir. İşte yeryüzünün haberleri, bu demektir." (Tirmizi)
Hz. Ali راضي الله عنه demiştir ki:"İman için sabır, cesette- ki baş durumundadır. Başı olmayanın cesedi olmayacağı gibi (taat ve musibete) sabrı olmayanın da imanı yok hükmündedir."
Bir Fransız diplomat, taarruz öncesi sahte bir şefkatle konuşuyor: "Ah dostum, azminizi ve sabrınızı temsil eden kağnı kollarını hayranlıkla izledim. Ama gerçekçi olun ve bizimle uzlaşmaya bakın. Kağnı kamyonu yenemez."
Sevgili dostlar, işte Büyük Taarruz, bütün dünyaya inat, kağnının kamyonu çatır çatır yendiği o yer!
İnancın ve iman gücünün emperyalizme kafa tuttuğu ve onu alt ettiği o yer!