Genç Bir Doktorun Anıları
Kitapta Genç Bir Doktorun Anıları hoşuma giden bir kısımdan bahsedeceğim. Doktorumuz mesleğinin ilk zamanlarında ne zaman önemli bir iş üstünde olsa bunun üstünden gelemeyeceğini düşünmekte ve derin bir utanç duymaktadır. İçindeki çatışmalarına rağmen dışarıdan soğukkanlı görünür. Bu durumun psikolojide bir adı var: İmposter Sendromu veya tam Türkçe karşılığı ile Sahtekarlık sendromu. Bu dışarıdan son derecede soğukkanlı ve yeterli görünmene rağmen "Aslında ben yetersizim. Bunu anlayacaklar,rezil olacağım" gibi düşüncelerle boğuşmaktır. Derin bir endişe ve utanç halidir bu. Bunu yaşayanlarınız vardır mutlaka. Belki sınıfın başarılısısınız,sınava sakince giriyorsunuz ama içten sınavı batıracağınızı ve gerçeğin açığa çıkacağıyla ilgili kaygılanıyorsunuz.Ya da resim çiziyorsunuz ve her çizgiyi şüpheyle atıyor kendinizden emin olamıyor,buna rağmen yine de profesyonel gözükmeye çalışıyorsunuz. Böyle onlarca örnek verilebilir. Şunu bilin ki aptal insanlar kendini sorgulamaz. Sorumluluk bilinci olan işini önemseyen insanlar kendiyle ilgili kuşkular duyar. Buda kaygıyla birleşince bu kaygı ve utancı maskeleme ihtiyacı duyulur. Yakalanmaktan korkarlar.Yani sanki sorunlusunuz da bunu rol yaparak örtbas etmeşe çalışıyorsunuz. Bu bir savunma mekanizması. Unutmayın ki sandığınızın aksine fazlasıyla yeterlisiniz. Ve çok değerli bir insansınız. Endişeleriniz hep olacak ama elinizden gelenin en iyisini yaptığınız sürece zamanla bunun bir rol değil sizin gerçek beceriniz olduğunu anlayacaksınız. Kendinize çok iyi bakın ^^
Psikoloji
2025'in benim için "en"leri
🎄Bu yıl da istikrarımı korudum ve 44 kitap okudum. Beni şaşırtan veya üzen bir sayı olmadı bu, ama her zaman daha ileriye en iyiye diyelim bakalım.💫 📚 En sevdiğim 5 kitap: 1. 🤖 Robot serisi (evet hepsi): Isaac Asimov 'u tanıdığım icin o kadar mutluyum ki✨️ olayların akıcılığı, karakterlerin özgünlüğü, evrenin anlatımı, tahmin edliemezliği... Her şeyiyle mükemmel bi seriydi. 2. 😻 Aradığın Şey Kütüphanede Saklı : içindeki tatlı öykülerle içimi ısıtan, birkaç günlüğüne de olsa çevremdeki insanların daha dikkatli incelememi sağlayan bir kitap oldu. Okuduktan sonra yenilenmiş gibi hissettim. 3. 🌄 Drina Köprüsü : Bu yıl yazım dilinden en etkilendiğim kitap olabilir. Bir köprü üzerinden bir halkın yüzyıllar boyunca hem tarihi hem kültürel değişimini fikirlerin gelişimini okumak cok keyifliydi ve anlatımı mükemmeldi. Bu yazarın diğer kitaplarını da mutlaka okumak istiyorum. 4. 💭 Kendime Düşünceler : Her bir alıntısında kendimi veya çevremi bulduğum, bu kadar yalın olmasına rağmen beni derinden etkilemeyi başaran kitap. Belli aralıklarla tekrar tekrar okumak istiyorum. Hoşuma gidecek tek kisisel gelişim kitabı muhtemelen. 5. 🌾 Toprak Ana : Cengiz Aytmatov sevgim bu yıl katlanarak arttı. Kitabi tekrar okumama rağmen yine ayni sekilde etkilenip ağlayabildim. Yapacağımız kitap tahlilinin de ilk kitabı oldugu icin tamamen ayrı bi yer edindi bende. 🏆Honorable mention: 🎋 Nagasaki’nin Çanları : bu yıl beklemediğim bi sekilde beni en sarsan kitap olduğunu söyleyebilirim. Atom bombasının etkilerini bu kadar çarpıcı ama yalın ve bilimsel bir sekilde okumak çok güzeldi. Takaşi Nagai'nin savaşta hayata tutunması, insanları kurtarması ve bilime katkı sunmaya/araştırmaya devam etmesi beni çok etkiledi. 😔Beni en hayal kırıklığına uğratan 3 kitap: 1.🌕 1Q84 - 1. Kitap : beklentim cok yuksekti bu kitap icin belki ondan sevemedim ama anlatım çok tekrarlı ve
2025 Okuma Raporları
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bugünkü Yazımın Konusu : İmposter Sendromu Okumak İsteyenler İçin Linkleri : gayeerkan.com.tr/imposter-sendromu gayeerkan.blogspot.com/2024/03/imposte...
Başarının insan için yetersizliği üzerine
1. Beklentilerin Sürekli Değişmesi İnsanlar bir hedefe ulaştığında, zihinlerinde yeni hedefler belirler. Bu da geçmişte başardıklarının değerini gözlerinde küçültmelerine neden olabilir. Örneğin: Bir kariyer başarısı elde eden kişi, bir süre sonra bunu sıradan görüp daha büyük bir başarı peşine düşebilir. 2. Karşılaştırma Eğilimi İnsanlar, başkalarının hayatlarına bakarak kendi başarılarını küçümseyebilir. Sosyal medyada veya çevremizde gördüğümüz "mükemmel yaşamlar", kendi başarılarımızı yetersiz hissetmemize sebep olabilir. Örneğin: Kendi işini kurmuş bir kişi, daha büyük şirketlere sahip insanlarla kıyas yaparak kendini eksik hissedebilir. 3. Olumsuz Anıları Büyütme Eğilimi Beyin, hayatta kalma içgüdüsü gereği olumsuz deneyimlere daha fazla odaklanır. Geçmişte yapılan hatalar veya yaşanan eksiklikler, başarıları gölgede bırakabilir. Örneğin: Onlarca başarıya rağmen bir başarısızlık anısı insanın zihninde daha çok yer edebilir. 4. "Yetememe" Korkusu (Imposter Sendromu) Bazı insanlar ne kadar başarılı olursa olsun, bunu hak etmediklerini veya şans eseri başardıklarını düşünürler. Bu durum, kendi başarılarını küçümsemelerine neden olur. Örneğin: Çok başarılı bir akademisyen bile "Yeterince zeki miyim?" diye sorgulayabilir. 5. Mutluluğun Süreksizliği Bir başarı anında mutlu olsak da, bu duygu zamanla azalır ve yerini yeni tatminsizlikler alır. İnsan zihni hep "daha fazlasını" aramaya programlanmış gibidir. Örneğin: Bir evi olan kişi, bir süre sonra daha büyük bir ev istemeye başlayabilir.
İmposter Sendromu, bireylerin başarılarını içselleştirememesi ve yeterli olmadıklarına dair sürekli bir korku yaşamaları durumudur. Bu kişiler, elde ettikleri başarılarını kendi yetenekleri yerine şans ve tesadüf gibi dış faktörlere bağlarlar.
Psikoloji