“Irak, aynı zamanda Mısır ile Hindistan arasında önemli bir kara köprüsüydü. Ortadoğu'da Nazi yanlısı bir köprübaşının varlığından ve lrak petrol yataklarının kontrolünün kaybından korkan Churchill, güçlü bir askeri harekât emri verdi, Onun emirlerini müteakip, bir Hint ordu birliği Basra'ya çıkartma yaparken, İngiliz komutasındaki Arap Lejyonu birlikleri (Habforce) de Ürdün'den 1.000 kilometrelik çölü aşıp gönderildi. İki kuvvet, kıskaç hareketiyle Bağdat’ta birleşti. Mayıs ayı sonunda İngiltere, ülkenin 1932' de en azından görünüşte kazandığı bağımsızlığının
geri alınması manasına gelecek şekilde yeniden işgali tamamladı. İngilizler bunu "Otuz Gün Savaşı" olarak adlandırdı. Askeri müdahalenin amacı rejim değişikliğiydi. 29 Mayıs'ta Reşid Ali, Başmüftü ve kırk destekçisi paniğe kapılarak İran'a, oradan da Alman işgali altındaki Avrupa'ya kaçtı ve arkalarında ciddi bir iktidar boşluğu bıraktı. Dışişleri Bakanlığından bir nüktedan, Irak'ın eski bir çocuk hikâyesine gönderme yaparak, onlara hemen "Ali Baba ve Kırk Haramiler" adını taktı. 31 Mayıs'ta Cornwallis Irak kuvvetleriyle ateşkese vardı.”
Sayfa 77 - İngiliz Bağlantısı