Puan vermedi·224 syf.·
2026 13. kitabı
Çocukluk bazen bir sokakta başlar ve insanın içinde bir ömür devam eder. Mahalleden Arkadaşlar da tam olarak bunu anlatan, insanı geçmişe götüren ve birçok unutulmuş duyguyu yeniden hatırlatan bir kitap. Selçuk Aydemir’in kaleminden çıkan bu hikâye, sadece bir grup çocuğun yaşadıklarını anlatmıyor. Aynı zamanda mahalle kültürünü, dostluğu, paylaşmayı, dayanışmayı ve zamanın bizden yavaş yavaş alıp götürdüğü değerleri de anlatıyor. Kitabı okurken sık sık kendi çocukluğuma döndüm. Sokakta oynanan oyunları, eve geç kalınca duyulan telaşı, mahallede kurulan arkadaşlıkları ve o günlerin samimiyetini hatırladım. Yazarın en güçlü yanı, anlatımı gereksiz süslemelere boğmadan okuyucuya geçirebilmesi. Karakterler o kadar gerçekçi ki bir süre sonra onları bir kitabın kahramanı olarak değil, yıllardır tanıdığınız insanlar gibi görmeye başlıyorsunuz. Her biri hayatın içinden, her biri bizden biri. Bu yüzden hikâyenin içine girmek hiç zor olmuyor. Kitap boyunca bazen yüzümde bir tebessüm oluştu, bazen de içimde hafif bir burukluk hissettim. Çünkü anlatılanlar sadece geçmişe duyulan özlem değil; aynı zamanda büyümenin, değişmenin ve bazı şeyleri geride bırakmanın hikâyesi. Çocukluk yıllarının ne kadar değerli olduğunu ve insanın karakterini şekillendiren en önemli dönemlerden biri olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Mahalleden Arkadaşlar, nostaljiyi yalnızca bir duygu olarak kullanmıyor. Aynı zamanda dostluğun, sadakatin ve insan ilişkilerinin zamanla nasıl değiştiğini de gösteriyor. Bu yönüyle sadece çocukluk anıları anlatan bir kitap değil; geçmişle bugün arasında kurulan samimi bir köprü. Kitabı bitirdiğimde geriye güzel bir hikâyeden çok daha fazlası kaldı. Kendi çocukluğumdan izler, unuttuğumu sandığım anılar ve içimde tatlı bir özlem duygusu kaldı. Bazı kitaplar sizi başka
1000Kitap
Mahalleden ArkadaşlarSelçuk Aydemir · Sayfa 6 Yayınları · 20155,6bin okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
Kitap oldukça akıcı, bolca betimleme yapılmış insan okurken bir nebze ürküyor. Ancak benim değinmek istediğim kitabın farklı bir yönü olan tarihsel arka planı. Kitabın değindiği olay Vlad Tepeş'dir. Meşhur kazıklı vovyadadan konusunu alan eser bolca Türklere de gönderme yapmaktadır. Osmanlı'da vampir mitinin oldukça yer tuttuğunu biliyoruz. Örneğin Ebussud Efendi'nin verdiği fetvalar oldukça ilginçtir. Bu sebeple bu kitabı okudum ve bolca Balkanlar esintisi ve Hristiyan öğeleri içerdiğini gözlemledim.
DrakulaBram Stoker · Ötüken Neşriyat · 20256,3bin okunma
Reklam
9/10
·256 syf.··
2026 69. kitabı
Alex Schulman her seferinde insanı en hassas yerinden yakalamayı başarıyor. Zaman algısını kaybetsek de öyküden kopamıyor insan. Daha sağlam bir kurguyla unutulmaz kitaplar arasına girebilirmiş. Kitabın sonuna bayıldım. Anlaşılan bu yazarla yollarımız daha çok kesişecek Son cümle şu olsun “You are not alone” Yalnız değilsin :)
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,5bin okunma
10/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:54
Susanna Tamaro’nun "Yanıtla Beni" adlı eseri, insanın içindeki sessiz çığlıkları, anlaşılma arzusunu ve sevginin eksik bırakılmış yanlarını muazzam anlatıyor. Olay örgüsü, birbirinden farklı hayatlara sahip insanların ortak yalnızlık duygusunda buluşması üzerine ilerliyor. Karakterler hayatın çeşitli kırılmalarını yaşarken; aile, aşk, dostluk, inanç ve aidiyet gibi kavramlarla yüzleşiyor. Her biri dışarıdan sıradan görünen fakat iç dünyalarında derin yaralar taşıyor, cevap aradıkları sorularla kendi benliklerine doğru bir yolculuğa çıkıyorlar. Öne çıkan bir karakter yok, insan ruhunun farklı yüzlerini temsil eden karakterler var. Tamaro’nun karakterleri kusursuz değil; korkuları, pişmanlıkları, özlemleri ve hatalarıyla son derece gerçekler. Özellikle iletişimsizlik, anlaşılmama hissi ve sevgi eksikliği karakterlerin temel çatışmasını oluşturuyor. Yazar, olaylardan çok duygulara ve iç çözümlemelere ağırlık vererek, okuru karakterlerin ruhuna yaklaştırıyor. İnsanın başkalarından değil, kendi içindeki sessizlikten cevap beklediğini anlatan güçlü bir eser. Sayfalar ilerledikçe insan ilişkilerinin ne kadar kırılgan olduğunu, söylenmeyen sözlerin bazen söylenenlerden daha ağır geldiğini hissettiriyor. Tamaro’nun sade fakat derin anlatımı, okuru sürekli kendi hayatıyla yüzleştiriyor. “Yanıtla Beni”, yalnızlığın, sevginin ve insanın anlaşılma ihtiyacının edebi bir sorgulaması.
1000Kitap
Yanıtla BeniSusanna Tamaro · Can Yayınları · 2001198 okunma
7/10
·72 syf.··
2026 65. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 19:01
Eric Emmanuel Schmitt Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu Eserde; Yunhai kasabasındaki bir otelin bodrum katındaki temizlikçi Bayan Ming ile Paris'ten gelen bir işadamının gerçekleştirdiği ilginç sohbetlerin derlemesini okuyor; doğru ile yalanın karakterler aracılığıyla ve Bayan Ming'in on çocuğunun hikayesinin gizemi çerçevesinde gerçekleşen sohbetlerin detaylarını öğreniyoruz. • "Mutluluk her şeyin gerisinde saklanmıştır, onu oradan söküp almayı başarmak gerek. ..." (Sayfa 16) • ... allak bullak olmuş halde, kendimi tutmadan hıçkıra hıçkıra ağladım. Aslında, çok hoştu. Tükenmiştim... (Sayfa 16) • "... eğer değerli bir insanla karşılaşırsan, ona benzemeye çalış; sıradan bir insanla karşılaşırsan, onun hatalarını kendinde ara." (Sayfa 33) • "İnsanın hatalar yapması ve bunları düzeltmemesi, işte kusurun kaynağı buradadır." (Sayfa 34) • "... Olgunluk çağında insan hâlâ ayıplanıyorsa artık ondan beklenebilecek hiçbir şey yok demektir." (Sayfa 39) • "... Bazen, acıya kapıyı açmak gerek." (Sayfa 39) • "... Çünkü hakikat yaralar. ..." (Sayfa 57) • "Hakikat, bizim en fazla hoşumuza giden yalanın ta kendisidir, öyle değil mi?" (Sayfa 65) Fransız iş adamının her şeye rağmen soluğu Bayan Ming'in yanında alması, Bayan Ming'in de her defasında onunla gerçekleştirdiği sohbetler keyifliydi. Eserin sonunda iş adamımızın kişisel hayatına bir bakış atıp eseri noktalamamız da merakları gidermiş oldu. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Edebiyat
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:45
Bir burjuva beyefendisinin eşine son anda Noel hediyesi olarak cins bir köpek aldığını sanırken sıradan bir çoban köpeği edinmesiyle başlıyor. Ancak bu köpek, sahibini memnun etmeye çalışan bir evcil hayvan gibi davranmıyo fıtratı gereği kendi kuralları ve karakteriyle hareket ediyor. Sándor Márai, derin gözlem yeteneği üzerinden insanlığın karmaşık ve çoğu zaman iki yüzlü dünyasını köpeğin gözünden anlatıyor. Aslında boyun eğen karakterleri mi yoksa kendi kişiliğini ortaya koyabilen bireyleri mi sevebildiğimizi sorgulatıyor.Eğilmez karakterini çoğu zaman hayranlıkla aktarırken, onun ehlileştirilemeyen yanları aracılığıyla insan doğasını da inceliyor. Köpeğin gözünden insanlığın karmaşık ve iki yüzlü dünyasını anlatıyor. Üstelik bunu hayvanı insanlaştırmadan başarıyor. Ancak romanın sonlarına doğru olanlar oluyor. İnsan, kendine benzemeyen ve itaatkâr bir ilişki kuramadığı kişileri içten içe sevmekte zorlanmasını bizim aslında boyun eğen bir karakteri mi yoksa tam zıttı kendi karakterini ortaya koyanı mı sevebildiğimizi sorgulatıyor. Márai'nin diğer romanlarını ne kadar sevmiş olsam da bu kitap bana aynı ölçüde keyif vermedi. Belki de daha sakin ve sindirilerek okunması gereken bir roman. #sandormarai #şahsiyetlibirköpeğinhikayesi
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025474 okunma
Reklam
Reklam