Kitabı okumaya başlarken bi mektup arkadaşım olsa nasıl olurdu diye sormadan edemedim. Galiba şu hayatta olmasını istediğim nadir şeylerden biri olurdu. Yazar bunu çok güzel bi üslupla lanse etmiş. Gün içerisindeki hayatlarını birbirlerine anlatan, her anını saklamadan paylaşan iki dost. Oysaki yaşadığımız şu devirde bunları değil bir dost ailemize bile anlatmaz olduk. Ancak ne kadar da ihtiyacımız var basit bir “Nasılsın ?” sorusuna. Bu yüzden dostluklarına imrendiğimi itiraf etmek isterim. Ancak böylesine bi dostluğun uzun sürmemesini görmek hele ki bi tarafın kaçıp karşıdakini öylece bırakması ise tarif edilemez bi üzüntü bırakıyor okuyucuda. Dostoyevski’ nin okuduğum ve veda etmeden bitirilen bir eseri daha.