Ey Oğul!
“Günümüzde cumhuriyeti öven ve yücelten retorikle fazla haşır neşir olmuş insanlara, monarşinin iyi bir yönetim biçimi olarak kabül edilmesi şaşırtıcı görünür. Ancak, Aristo bunda yalnız değil. Birçok filozof böyle düşündü. Bazı yazarlara göre (meselâ Eric von Kehnelt-Leddihn'e göre) monarşinin 20.yy. despotik rejimleriyle karşılaştırılması vahim bir hatadır. Monarşi her halükârda mutlakiyetçi değildir. Mutlak monarşi monarşideki çizgilerden biridir ve XIV. Louis'nin 'devlet benim' sözünde sembolleştiği gibi her zaman değil bazen ortaya çıkar. Klâsik 'monarchy' ye mutlak yöneticilik fikri yabancıdır. Monarşi, daha ziyâde, gevşek ve sınırlı bir liderlik anlamına gelir. Böyle bir monark ülke sâkinlerinin hayatının her yönüne karışmak, her şeye burnunu sokmak arzusunda ve iddiasında değildir. Nitekim, monark mutlak iktidar såhibi olmaktan ziyâde eşitler arasında birincidir. Bu olay, aristokratların İspanya kralına aralarındaki sözleşmeyle ilgili şu hitabında gayet güzel ortaya çıkar: “Sen, ki bizlerden birisin, biz, ki senden daha aşağı değiliz..”
Sayfa 28 - Siyasî Yönetim Biçimleri·Kitabı okuyor
Rivayete göre, Isa'nın havarilerinden Aziz James, Kudüs'te idam ediliyor ve cansız bedeni esrarengiz bir biçimde ortadan kayboluyor. Bir süre sonra mevtanın tayfası olmayan bir gemi tarafından İspanya'ya götürülüp gömüldüğü ve üzerine Compostela Katedrali'nin inşa edildiği söyleniyor.
Sayfa 81·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hem gerçekçi, hem de doğalcı olan eğilimin opera sanatındaki ilk Örneği, bu akımların pek aşırı bir Örneği olmamasına karşın, "Ispanya'nın yakıcı güneşi altında geçen, boğa güreşçileri, kaçakçılar, askerlerle dolu, bir sevgi ve kıskançlık öyküsünü ani atan "Bizet'nin Carmen' idir (1875).
Sayfa 416 - MÜZİK ANSİKLOPEDİSİ YAYINLARI, Üçüncü basım, 1997·Kitabı okuyor
Beklemek deyince aklıma hep Walter Benjamin'in Portbou'daki trajik intiharı geliyor. Nazilerden kaçmak için her şeyi yapan, arkadaşlarıyla İspanya'yı yaya geçen ve Portekiz'e, oradan da Ame rika'ya gitmek isteyen filozofun Gestapo'nun eline düşme ihtimalini düşünerek otel odasında morfinle canına kıyması, işkenceyi bekleme işkencesindense hayatına son vermeyi yeğlediğini gösteren müthiş bir örnek. Elbette ki Benjamin sıradan bir insan değil. Kim bilir o müthiş yazıları yazan beyin, Nazilerin eline düştüğü zaman neler yaşayacağını nasıl canlandırdı, nasıl önceden yaşadı. İşte sadist, cahil Almanların insanların, insanlığın elinden aldığı bir başka büyük Alman. Ne yazık.
Sayfa 82·Kitabı okuyor
26/04/1937 yılında Guernica'ya yapılan saldırı bütün dikkatleri üzerine çekmişti. Küçük bir kent olan Guernica "Kutsal Meşe" denilen bir ağacın burada olması nedeniyle Basklar için kutsal bir yerdi. Saldıranın şiddeti ve konuyla ilgili haberlerin etkisiyle Picasso 1 Mayıs'ta Guernica adlı resmin çalışmalarına başladı.
Sayfa 496·Kitabı okuyor
Üzerinde İspanya ve Portekiz'in bulunduğu yarım adaya İberik (İberya) yarımadası deniliyor. MÖ 1100 yıllarında Fenikeliler, İspanya topraklarında ilk yerleşim merkezlerini kurmaya başlamışlar. Romalıları, Keltler ve Yunanlar izlemiş. Daha sonra Kartacalıların egemenliğine girmiş. MÖ 202 yılında Romalılar, Kartacalıları İberik Yarımadası'ndan atmışlar. Roma İmparatorluğu bu tarihten itibaren İspanya'da birliği sağlamış. Fenikeliler geldikleri zaman burada çok tavşan yaşamaktaymış. Bu nedenle buraya "Tavşan ülkesi" anlamında "Hispanie" falan demişler. İspanya'yı Fenikelilerin elinden alan Romalılar da buraya İspanya demişler. Bu memlekette bir yığın tuzu kuru var elbette! Değirmene su öğütmeye giderler! İspanya diye bir ülke varmış ama İspanyol diye bir etnik grup yokmuş... Üstü kapalı olarak "Ülkelerin adı üzerinde yaşayan herhangi bir halkın adı olmasaydı" temennisi gizlidir. Siz böyle bir cümleyi "Türkiye'ye Türkiye denmesinden Kürtler rahatsız oluyor" yorumuyla okuyabilirsiniz. Yahu kardeşim, Türkiye'ye Türkiye adını Türkler vermemişler ki, ta ortaçağda Avrupalılar vermiş bu adı. Marco Polo (1254-1324) bile Türkiye diye yazıyor. Ne yapalım ki, kimi memlekete üzerinde yaşayan insanların ulusal adı verilmiş: Almanya, Rusya, Türkiye... Kimi memleket de üzerinde yaşayan uluslara adını vermiş: Kolombiyalı, Perulu... İlginç değil mi, son keşfedilen topraklar kendilerini keşfeden uluslara adını vermiş. Tarihte, Türkiye'nin güneydoğusu da aralarında olmak üzere Ortadoğu'nun bir coğrafi bölümüne Kürdistan deniliyor. Ama tarih boyunca Kürdistan adlı bir devlet olmamış. Bu nedenle tarih ile coğrafyayı karıştırmamak gerek.
Sayfa 240·Kitabı okudu