• Açıklama: Esma-ül Hüsna ile duaya başlayacağınız zaman önce 99 ismi şerifi okuyunuz sonra 100 istiğfar ve 100 salatü selam getiriniz. Bir Fatiha, üç ihlas, bir Felak, bir Nas süresi okuyup sevabını önce Efendimiz Hz.Muhammed'e (aleyhisselam) sonra diğer peygamberlere sonra Ashab-Kiram’a ehli beyte sahabelere müctehid imamlarının ruhlarına yollar isek daha makbul olur biiznillah.

    Hangi ismi şerifi okuyacaksanız ismin başına “ya” kelimesi getiriniz.
    Mesela: Errahman ismi şerifini – ya Rahim şeklinde tesbih ediniz. Burada yazılan
    ismi şerif ve dualar Kenzul ulumi-l mehki kitabından alınmıştır.

    Hangi tesbihe başladıysanız o ismi şerifi 99 gün çekmeye gayret ediniz. Biiznillah
    istek ve hacetleriniz kısa zamanda gerçekleşir. Dualar Allah’a edilir, duaları Allah kabul eder. Bize düşen sebat ve gayrettir. Tevfik Allah’tandır.
    ” Allah’ın güzel isimleri vardır,
    Onunla kendisine dua ediniz.”
    (Araf 173)

    İSMİ CELİL ANLAMI TESBİH ADEDİ TESBİH NİYETİ

    Er- RAHMÂN Bütün Yaratılmışlar hakkında hayır ve merhameti tercih eden günde 298 Dünya ve Ahirette Allah’ın sevgilisi olmak

    Er- RAHÎM Çok merhamet eden, büyük nimetler veren. günde 258 Maddi ve Manevi Rızıklar

    El- MELİK Bütün Kainatın Tek Sahibi ve mutlak hükümdarı. günde 90 Emir sahibi olmak, maddi ve manevi güçlü olmak

    El- KUDDÛS Hatadan, gafletten, aczden ve her türlü eksiklikten pek uzak, pek temiz günde 170 Günahlardan kurtulmak ve kalp temizliği

    Es- SELÂM Kullarını selamete çıkaran, Cennetteki bahtiyar kullarına selam veren günde 131 Korkulan herşeyden korunmak

    El- MÜ’MİN Gönüllerde iman ışığı uyandıran, kendine sığınanları
    koruyup rahatlatan günde 137 Kötü hastalıklara düşmemek

    El- MÜHEYMİN Gözeten ve Koruyan günde 145 İnsanların düşüncelerini anlar
    korunur

    El- AZÎZ Mağlup edilmesi mümkün olmayan galip günde 94 Düşmanlara galip gelmek

    El- CEBBÂR Eksikleri tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmaya müktedir olan günde 206 istek ve Arzuların olması için

    El- MÜTEKEBBİR Her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren günde 662 İzzete ve refaha nail olmak

    El- HALÎK Bütün varlığı, halleri ve hadiseleri, tayin ve tesbit eden
    hepsini yoktan var eden günde 731 İşlerde üzüntüden ve sıkıntıdan kurtulmak

    El- BÂRİ’ Eşyayı ve herşeyin vucüdunu
    birbirine uygun halde yaratan günde 214 İşinde Başarılı olur, şöhret bulur

    El- MUSAVVİR Tasvir eden, herşeye bir biçim ve özellik veren günde 336 Maksat ve merama ulaşmak için

    El- ĞAFFÂR Mağrifeti pek çok günde 1281 Bağışlanmak ve günahlardan korunma

    El- KAHHÂR Herşeye her istediğini
    yapacak şekilde galip
    ve hakim olan günde 306 Zalimleri kahretmek için

    El- VEHHÂB Her türlü nimeti devamlı bağışlayan günde 14 Sıkıntısız borçsuz bir hayat için

    Er- REZZÂK Yaratılmışlara faydanılacak şeyleri ihsan eden günde 308 Bol rızıklı ömür için

    El- FETTÂH Her türlü zorlukları açan ve kolaylaştıran günde 489 Maddi manevi hayırlar için

    El- ALÎM Her şeyi çok iyi bilen günde 150 ilim zenginliği için

    El- KÂBID Sıkan, Daraltan günde 903 Zalimin zülmünden kurtulmak için

    El- BÂSIT Açan, Genişleten günde 72 İşlerin büyümesi mal ve paranın bereketi

    El- HÂFID Yukardan aşağıya indiren alçaltan günde 1481 Kötüden ve belalardan korunmak

    Er- RÂFİ Yukarı kaldıran, yükselten günde 351 İnsanlar arasında ve işinde yükselmek için

    El- MUİZ İzzet veren, ağırlayan günde 117 Fakir ve zelillikten kurtulmak

    El- MÜZİL Zillete düşüren, hor ve hakir eden günde 770 Düşmanları zelil etmek için

    Es- SEMİ’ Herşeyi iyi işiten günde 180 Duaların kabulu için

    El- BASİR Her şeyi iyi gören günde 112 Acziyetin kalkması için

    El- HAKEM Hükmeden, hakkı yerine getiren günde 68 Haklı davasını kazanması için

    El- ADL Çok Adaletli günde 104 Adaletli olmak için

    El- LÂTÎF En ince işlerin bütün
    inceliklerini bilen, kullarına iyilikler ulaştıran günde 129 Dileklerin olması, kısmet ve rızık için

    El- HABÎR Herşeyin iç yüzünden
    gizli taraflarından haberdar günde 812 Hafıza ve idrakin genişlemesi için

    El- HALÎM Suçlara karşı hemen ceza vermeyen
    yumuşak davranan, süre veren günde 88 Ahlak ve hilim güzelliği için

    El- AZİM Çok Azametli günde 1020 Sözünün tesirli ve sayırlı olmak için

    El- ĞAFÛR Affı ve mağfireti pek çok günde 1286 Günahların affı, kötü ahlakı bırakmak

    Eş- ŞEKÛR Kendi rızası için yapılan iyiliklere
    daha fazlasıyla karşılık veren günde 526 Talihin açıklığı, bol rızık

    El- ALİY Pek yüce, Pek yüksek günde 110 Zilleten kurtulmak ve ilim için

    El- KEBİR En büyük, pek büyük günde 232 Hürmet görmek için

    El- HAFIZ Yapılan işleri bütün tafsilatıyla tutan,
    herşeyi belli bir vakte kadar bela afetten koruyan günde 998 Nefsinin ve malının korunması için

    El- MUKÎT Her yaratılmışın gıdasını,
    azığını veren günde 550 Muhtaç olunan şeyi kazanmak için

    El- HASİB Herkesin hayatı boyunca yapıp
    ettiği herşeyin hesabını bütün
    detayları ile bilen günde 80 Herkese karşı alnı açık olmak

    El- CELÎL Celalet ve Ululuk sahibi günde 5329 Bir zalimi zorbayı zelil etmek için

    El- KERÎM Lütfü ve keremi çok geniş, çok bol günde 270 Bol rızık ve kolaylıklara nail olmak

    Er-RAKÎB Bütün varlığı gözeten bütün işleri murakabe eden günde 312 Her işte Allah’ın koruması altında olmak için

    El- MUCİB Kendisine dua edenlerin isteklerini veren günde 3025 Duaların kabul olunması için

    El- VASİ’ İlmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş, müsaadekar günde 137 Ömür uzunluğu, rızık ve sıhhat genişliği için

    El- HAKÎM Bütün emirleri ve bütün işleri hikmetli günde 6084 İlim ve hikmet sahibi olmak için

    El- VEDÛD Kullarını çok seven, sevilmeye gerçekten layık olan günde 400 Herkesin sevgisini kazanmak

    El- MECÎD Şanı büyük ve yüksek günde 3249 İzzet ve şerefin artması için

    El-BÂİS Ölüleri diriltip kabirlerinden çıkaran günde 573 Kuvvetli irade ve alacaklarını almak için

    Eş- ŞEHÎD Bütün zamanlarda ve her yerde hazır ve nazır günde 319 Şehid olmak, heybetli olmak için

    El- HAK Varlığı hiç değişmeden duran günde 108 İmanda, ibadette sabit olup, imanlı ölmek

    El- VEKÎL Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran günde 66 Allah’tan her türlü yardımı görmek için

    El- KAVİY Pek Güçlü günde 116 Kansızlık ve vücudun güçlü olması için

    El- METÎN Çok Sağlam günde 500 Maddi ve manevi sağlam olmak için

    El- VELİY Sevdiği kullarının dostu günde 2116 Her işinde Allah’ın yardımı için

    El- HAMİD Ancak kendisine hamdedilen, bütün varlığın diliyle yegane övülen günde 3844 Kazancın genişlemesi

    El- MUHSÎ Sonsuzda olsa tek tek
    herşeyin sayısını bilen günde 148 Zekanın kuvvetli olması

    El- MÛBDÎ Bütün varlıkları örneksiz ve maddesiz olarak ilk baştan yaratan günde 57 Her işte muvaffak olmak için

    El- MUÎD Varlıkları yok ettikten sonra tekrar yaratan günde 124 Elden kaçanı geriye kazanmak için

    El- MUHYÎ Can bağışlayan, hayat ve sağlık veren günde 68 İşlerin başarılı olması için

    El- MÜMÎT Canlı bir mahlukun ölümünü yaratan günde 490 Harama bakmamak, kötülükten vazgeçmek

    El- HAY Diri, herşeyi bilen, herşeye gücü yeten günde 324 Sözü tesirli ve herkesten tazim görür

    El- KAYYÛM Gökleri ve yeri, herşeyi tutan günde 156 Allah’ın izniyle her istekleri olur

    El- VÂCİD İstediğini istediği anda bulan günde 196 Kaybedilen şeyi bulmak

    El- MÂCÎD Kadr ve şanı büyük, kerem ve iyilikleri pek çok günde 48 Kazancın bolluğu için

    El- VAHİD Zatında, sıfatlarında, işlerinde, hükümlerinde, isimlerinde asla ortağı ve benzeri olmayan TEK günde 3669 İstediği olur, kalbi uyanır, aklı nur

    Es- SAMED İhtiyaçları ve sıkıntıları gideren tek merci günde 134 Hiç kimseye muhtaç olmamak

    El- KÂDİR İstediğini istediği gibi yapmaya gücü yeten günde 305 İstediğini yapmaya gücü yetirmek

    El- MUKTEDİR Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunan günde 744 Her işte başarılı olmak

    El- MUKADDİM İstediğini ileri geçiren, öne alan günde 184 Daima yükselmek için

    El- MUAHHİR İstediğini geri koyan, arkaya bırakan günde 847 Kötü birinin uzaklaştırılması için

    El- EVVEL İLK günde 37 Her hayır işinde birinci olmak için

    El- AHİR SON günde 801 Ömür uzunluğu için

    Ez- ZÂHİR Herşeyde görünen aşikar günde1106 Her meselenin zuhuru için

    El- BÂTIN Herşeyden gizli günde 62 Nefsi mutmain ve kalbi geniş olması için

    El- VÂLİ Kainatı ve her an olup biten herşeyi tedbir ve idare eden günde 47 Sözünün tesirli insanların sevmesi için

    El- MÜTEÂLÎ Aklım mümkün gördüğü herşeyden, her hal ve tavırdan daha yüce günde 551 Devletten istediğini elde etmek için

    El- BERR Kulları için daima kolaylık ve rahatlık isteyen, iyiliği çok günde 202 Herhalde iyilik bulmak için

    Et- TEVVÂB Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan günde 409 Tövbelerin kabulu için

    El- MÜNTEKIM Suçları adaleti ile müstehak oldukları cezaya çarptıran günde 630 Zülüm ve fenalıktan korunmak

    El- AFÜV Çok affeden günde 156 Rızık bolluğu
    Kalp huzuru

    Er- RAÛF Çok lütüfkar
    Çok esirgeyen günde 287 Hiçbir varlıktan zarar görmez

    MALİKÜ-L MÜLK Mülkün ebedi sahibi günde 212 mal ve kazanca zarar gelmez

    Zül Celâl-i Ve’l İkrâm Hem büyüklük sahibi
    hem fazl-i kerem sahibi günde 1100 işlerin kolaylığı için

    El- MUKSIT Bütün işlerini denk ve
    birbirine uygun yerli yerinde yapan günde 209 Eşler arasını düzeltmek için

    El- CÂMİ’ İstediğini istediği zaman
    istediği yerde toplayan günde 114 Küsleri barıştırmak için

    El- GANİY Çok zengin ve herşeyden müstağni günde 1060 Büyük servet ve geniş rızık

    El- MUĞNİ İstediğini zengin eden günde 1100 Geçim genişliği bol rızık

    El- MÂNİ’ Birşeyin meydana gelmesine izin vermeyen günde 161 Kaza beladan uzak olmak için

    Ed- DÂRR Elem ve zarar verecek şeyleri yaratan günde 1001 Zararlı kişinin kahrı için

    En- NÂFİ’ Hayır ve menfaat verici şeyleri yaratan günde 201 Hastalıktan uzak olur
    hastaysa şifa bulur

    En- NÛR Alemleri nurlandıran, istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran günde 256 doğruyu yanlışı görmek ve kalp nurluğu için

    El- HÂDÎ Hidayet veren, istediği kulunu muradına erdiren günde 400 çocukların itaatkar olması için

    El- BEDİ’ Örneksiz, benzersiz, hayret verici alemler yaratan günde 86 Allah’ın yardımına nail olmak için

    El- BÂKÎ Varlığının sonu olmayan günde 113 Ömrün uzunluğu, sıhhatin iyiliği için

    El- VÂRİS Varlığı devam eden, servetlerin hakiki sahibi günde 707 Uzun ömür, bol mal, bol rızık ve şeref

    Er- REŞÎD Bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, dosdoğru bir nizam ve hikmet üzere sonucuna ulaştıran günde 514 İçki ve zinadan kurtulmak ve güzel ahlak için

    Es- SÂBÛR Çok sabırlı günde 298 Başladığı işi kolay bitirmek için

    alıntı.
  • İncelememi, Shakespeare’in bu kitabı yazarken henüz yirmi yaşında olduğunu unutmadan yapacağım ki sadece bu yaşta bu kadar kabul görmüş bir eser ortaya koymuş olması bile takdire şayan.

    Kitabın başında çevirmen Özdemir Nutku’nun ‘Oyun Üzerine’ başlıklı bir yazısı var. Kitapla ilgili anektodlar veriyor ve okurken ön hazırlık gibi anlamayı kolaylaştırıyor. Kendi yorumlarını da katıyor ve bazı noktalarda zıtlaştık Nutku’yla. Onlardan bahsetmeden önce kitabın içeriğiyle ilgili (yapmayı sevmiyorum ama) yüzeysel bir bilgi vermem lazım. Her kitap için olduğu gibi bu kitap için de daha güzel bir özeti internetten bulabilir ve bir sonraki paragrafımı okumadan geçebilirsiniz. Kitap özetlemede kendimi hâlâ yetersiz hissediyorum.

    Çok basit olarak kitap, hırçın ve aksi bir genç kızın evlendikten sonra kocası tarafından adeta bir atmaca kuşunu eğitirmişcesine uysallaştırılışını ve bunun öncesinde ve sonrasında gelişen olayları oyun şeklinde işliyor. Feminist sayılmam ve ne o dönemin sosyal ortamıyla ne de Shakespeare’in düşünceleriyle ilgili çok bir bilgim var. Muhtemelen kadınlar şimdiki kadar değer görmüyordu. Ataerkil bir düzen hakimdi diye tahmin ediyorum. Kitapta da bu düşünce işlendiğinden bu beni rahatsız etti. Kadının kocasına itaat etmesi sanki göreviymiş gibi anlatılması.

    Çevirmenle aynı düşüncede olmadığım konu da bununla ilgili. Ben Shakespeare’in de, oyunda en ufak bir aksi görüş içeren cümlesiyle karşılaşmadığım için, kadını doğuştan zayıf gören erkek egemen bir görüşe sahip olduğunu düşünüyorum. Bununla da yargılamıyorum. Dediğim gibi o dönemin ortamını bilmediğimden ve kendisi o ortamdan ve görüşlerden etkilenmş olabileceğinden, en önemlisi de yaşından dolayı affedilebilir. Düşüncelerinin tam oturmadığına inanıyorum ya da inanmak istiyorum.
    Bana göre başkarakter olan Katherina’nın kişiliği çok acı bir şekilde deformasyona uğratıldı. Kendinden çok şey kaybetti ve tamamen değişti. Tüm benliğiyle yenilgiyi kabullendi ve tam itaatkâr bir eş oldu ama çevirmene göre bu böyle değil. Ona göre, Katherina sihirli bir formül bulup hem kocasının duyuna gidiyor hem kendi bildiğini okuyor sonunda.(hem kocasının sözünü dinleyip hem kendi bildiğini nasıl okuyabilir, böyle bir olaya şahit olmuş mu kitapta, sormak isterdim çevirmene) Bu bakımdan da kitabın sonunda Katherina’nın “evli bir kadının görevleri” konusundaki tiradının ciddiye alınmaması gerektiğini söylüyor ki ben kesinlikle katılmıyorum. Bu tiradın güldürü amaçlı yazıldığını düşünmüyorum. Shakespeare’in bu konuyla ilgili kendi görüşlerini tam olarak açık ettiği bir paragraftı bana göre.

    Yine de Shakespeare’i daha önce de okumuştum ve dilinde hoşuma giden bir taraf var. Okuması zevkli, yormayan, kısa güzel bir oyundu.
  • Tahakkümün kalıcı biçimde bedenlere kazıdığı izleri ve bu izler
    aracılığıyla nasıl etkiler yarattığını anımsamak, kadınlara kendileri
    üzerindeki tahakkümde bir sorumluluk payı biçen şu bilhassa sinsi tahakküm şekline dayanak sunmak anlamına gelmez. Bu önermede ima edilen şudur: kadınlar -pek çok insanın kimi zaman yaptığı gibi- itaat pratiklerini benimsemeyi seçerler (“kadınlar birbirlerinin en büyük düşmanıdır”), hatta kendileri üzerindeki tahakkümden hoşlanırlar, onlara uygulanan muamelelerden “zevk alırlar”, ve bunlar neredeyse onların yaradılışında var olan bir tür mazoşizmden kaynaklanır. Şurası bilinmelidir ki, “kurbanı suçlamak” için yararlanılan “itaatkâr” yatkınlıklar nesnel yapıların ürünüdür ve bu yapılar etkili olmalarını tetikledikleri ve üretimine katkıda bulundukları
    yatkınlıklara borçludur. Sembolik güç, ona maruz kalanların
    katkısı olmaksızın hayata geçirilemez ve onların bu güce maruz
    kalmalarının sebebi de onu bu şekilde inşa etmiş olmalarıdır.
    Pierre Bourdieu
    Sayfa 56 - Bağlam Yayınları
  • "Benim hayal kırıklığım... Genç adamın bu kadar itaatkâr bir şekilde gitmiş olmasıydı. Beni tutmak, benimle kalmak için çaba göstermemesiydi... Öyleydi, çünkü beni kollarına almaya çalışmak yerine, ona gitmesini söylediğim ilk seferde alçakgönüllü ve saygılı bir şekilde kabul etti. Çünkü beni bir kadın olarak değil, karşısına çıkan bir azize olarak görüyordu."
  • Çocuklarına onurlu olmayı öğret; itaatkâr, köle olmayı değil. Onların özgür olmasına yardım et. Onlara özgürce yaşamaktan ve özgürce kendini ifade etmekten daha yüksek bir değer olmadığını öğret. Eğer gerekirse herhangi bir esareti kabul etmektense, ölmenin daha iyi olacağı konusunda onları yetkinleştir.
  • Zemherinin baharı kendine özgü bir mevsimdir
    Gün batımıyla sırılsıklam olsa da ebedidir,
    Kutupla dönence arasında, zamanda gerilmiştir.
    O kısa gün en aydınlık iken, kırağıyla ve ateşle,
    Geçici güneş alazlanır buzda, gölette ve hendeklerde,
    Yüreğin sıcaklığı olan rüzgârsız bir soğukta,
    Yansıtarak suyun aynasında
    Körlük olan bir kamaşmayı öğleden hemen sonra.
    Ve dalın alevinden, ya da maltızdan, parıldar daha da şiddetli,
    Uyandırır o devinimsiz ruhu: rüzgâr yok, fakat Pentekost ateşi
    Yılın o karanlık zamanında. Erimekle donmak arasında
    Titrer ruhun özsuyu. Yoktur toprağın kokusu
    Ya da yaşayan bir şeyin kokusu. Bahar zamanıdır bu
    Fakat zamanın sözleşmesinde değil. Şimdi karın fani çiçeğiyle
    Çalı çitin benzi atar
    Bir saatliğine, daha bir apansız
    Yazın tazeliğinden, ne filizlenmekte ne de solmakta,
    Yeri yok varlığın gelişim planında.
    Nerededir o yaz, o tasavvur edilemez
    Sıfır yaz? Bu yoldan gelmişsen,
    Muhtemelen bu güzergâhtan geçmişsen
    Bu yerden muhtemelen varacağın mekândır işte,
    Bu yoldan geçmişsen akdiken zamanı, bulurdun çitleri
    Bembeyaz yeniden, Mayıs’ta, şehvetli şirinlikle.
    Yolculuğun sonunda aynı olurdu,
    Devrik bir kral gibi gelseydin geceleyin,
    Gündüz vakti niye geldiğini bilmeden gelseydin,
    Aynı olurdu, o çetin yoldan giderken
    Ve domuz ağılının ardından dönerken kasvetli ön cepheye
    Ve mezar taşına. Ve dönüş nedeni olarak düşündüğün şey
    Sadece bir kavkıdır, eğer mümkünse
    Sadece amaca ulaşıldığında amacın ayrıldığı
    Anlamın bir kapçığıdır.Ya bir amacın yoktur
    Ya da tasarladığının bitimi ötesindedir amaç
    Ve amacın değişmiştir ona ulaştığında. Dünyanın sonu olan
    Başka yerler de vardır, bazıları denizin çenelerinde,
    Ya da karanlık bir gölün üzerinde, bir çölde ya da bir kentte –
    Fakat en yakını burasıdır, mekânda ve zamanda,
    Şimdi ve İngiltere’de.Bu yoldan geldiysen,
    Herhangi bir güzergâhtan geçtiysen, nereden başladıysan,
    Hangi saatte ya da hangi mevsimde,
    Hep aynı olurdu: bir kenara bırakırdın
    Aklı ve fikri. Doğrulamak için burada değilsin,
    Kendini eğitmek, ya da doyurmak için merakını
    Ya da bildiri iletmek için. Duanın geçerli olduğu
    Burada diz çökmek için varsın. Ve sözcüklerin dizgesinden,
    Dua eden zihnin bilinçli uğraşısından,
    Ya da yakaran sesin tınısından daha fazla bir şeydir dua.
    Ve ölmüşler yaşıyorken ne söyleyemedilerse,
    Söyleyebilirler sana, ölmüş olmak: Ölünün iletişimi
    Ateşle dillenmiştir yaşayan lisânın ötesinde.
    Burada, zamansız anın kesişme noktası
    İngiltere’dir ve başka yer değil. Asla ve daima.- II -
    Yaşlı bir adamın yenindeki kül
    Yanmış güllerin bıraktığı bütün küldür.
    Havada dönüp duran toz
    İşaretler hikâyenin bittiği yeri.
    Teneffüs edilen toz bir evdi –
    Duvarlar, ahşap kaplama ve o fare,
    Umudun ve umutsuzluğun ölümüdür
    Havanın ölümüdür bu.Taşkın ve kuraklık vardır
    Gözler üstünde ve ağızda,
    Ölü su ve ölü kum
    Çekişirler üstün gelmek için.
    Kavrulup hiçleşmiş toprak.
    Şaşkınca bakar çabalamanın boşunalığına,
    Neşesiz kahkahalar atar.
    Toprağın ölümüdür bu.Su ve ateş takip eder
    Kenti, merayı ve yabani otu.
    Su ve ateş alaya alır
    Yadsıdığımız özveriyi.
    Su ve ateş çürütecek
    Unuttuğumuz mahvolmuş temellerini
    Tapınağın ve koronun.
    Suyun ve ateşin ölümüdür bu.Sabah öncesi belirsiz saatte
    Sonsuz gecenin bitimine yakın
    Bitimsizin tekrarlanan bitiminde
    Titreşen dilli o karanlık kumru geçtikten sonra
    Eve dönüşünün ufku altında
    Ölü yapraklar hâlâ teneke misali hışırdarken
    Asfalt üstünde başka ses yokken
    Üç bölge arasından yükselirken duman
    Yürüyen, yolda oyalanan ve telaşlı birine rastladım
    Metal yapraklar misali üfürülmüştü yanıma doğru
    Kentsel tan yeli önünde direnmeksizin.
    Ve anlamlı incelemeyle meydan okuduğumuz
    Yere çevrilmiş yüze bakarken
    Sönen alacakaranlıkta ilk karşılaşılan yabancıda
    Tanıdığım, unuttuğum, hem birini hem de nicesini
    Yarı yarıya hatırladığım bazı ölü ustaların apansız bakışını
    Yakaladım; o kahve kızarığı simalarda
    Bileşik bir hayaletin aşina gözleri
    Hem samimiydi hem de tanınmazdı.
    Sonra çifte bir rol üstlendim, ve bağırdım
    Ve duydum başka bir sesin bağırdığını: “Ne? Burada mısın? ”
    Olmasak bile. Hâlâ aynıydım ben,
    Bilerek kendimi ancak başka biri olarak –
    Ve hâlâ biçimlenen bir yüzdü O; önlerinden giden
    Sözcükler tanımayı zorunlu kılmaya yetiyordu yine de.
    Ve böylece, sıradan yele itaatkâr,
    Birbirlerini yanlış anlamak için çok yabancı,
    Öncesiz ve sonrasız, hiçbir yerle karşılaşmanın
    Bu kesişme noktasında zamanın, uyum içinde,
    Adımladık kaldırımları bir ölüm devriyesi olarak.
    Dedim ki: “Hayrete düşmem kolaydır,
    Gene de kolaylık hayretin nedenidir. Bu yüzden konuş:
    Kavramayabilir, anımsamayabilirim”.
    Ve O dedi ki: “Can atmıyorum tekrarlamaya
    Unuttuğun düşüncelerimi ve kuramımı.
    Bu şeyler amacına ulaştı: rahat bırakalım onları.
    Seninkileri de öyle, ve dua et ki bağışlansınlar
    Başkalarınca, dua ettiğim gibi senin hem kötüyü
    Hem de iyiyi bağışlaman için. Geçen mevsimin meyvesi
    Yenmiştir ve doymuş hayvan tekmeleyecek boş kovayı.
    Çünkü geçen yılın sözcükleri geçen yılın diline değgindir
    Ve gelecek yılın sözcükleri bekler başka bir sesi.
    Fakat, o geçit şimdi herhangi bir engel oluşturmazken
    O yatıştırılmaz ve gezgin ruha
    İki dünya arasında daha bir benzer birbirine,
    Böylece bulurum asla söylemeyi düşünmediğim sözcükleri
    Yeniden dolaşmayı asla düşünmediğim sokaklarda
    Terk ettiğimde bedenimi uzak bir sahilde.
    Derdimiz hitâbet olduğundan, ve hitâbet bizi
    Kabilenin lehçesini saflaştırmaya sevk ettiğinden
    Ve songörüyle öngörüye zorladığından zihni,
    İfşa etmeliyim yaşlılık için saklanmış armağanları
    Taçlandırmak için ömür boyu süren çabanı.
    Önce, süresi dolmuş hissin o soğuk ovuşturması
    Büyüsüz, hiç vaatte bulunmaksızın,
    Fakat gölge meyvenin kekre tatsızlığı
    Beden ve ruhun parçalanmaya başlaması misali.
    İkincisi, gazabın bilinçli güçsüzlüğü
    İnsan budalalığında, ve eğlendirmeyen
    Kahkahanın incitmesi.
    Ve nihayet, yaptığın, olduğun her şeyin
    Tekrarlanmasının buruk acısı;
    Motiflerin utancı
    Geç açığa çıkmış, ve başkalarına zarar vererek
    Yapılmış ve kötü şeylerin farkına varma
    Ki bir zaman fazilet alıştırması olarak görürdün bunu.
    Derken budalaların onaylaması cızlatır yüreği, ve lekelenir onur.
    Yanlıştan yanlışa çileden çıkmış ruh
    Başlar, bir dansçı gibi, ölçüyle yönelmen gereken
    Arıtan ateşle onarılmadıkça.
    Ağarıyordu gün. Biçimsizleştirilmiş caddede
    Bıraktı beni, bir çeşit veda selâmıyla,
    Ve yitip gitti üflenirken o boru.- III -
    Üç durum vardır ki sıklıkla birbirlerine benzer
    Gene de farklıdırlar büsbütün, aynı çalı çitte büyürler:
    Kendine ve eşyalara ve kişilere bağlılık, çözülmüşlük
    Kendinden ve eşyalardan ve kişilerden; ve, büyür arasında onların,
    Kayıtsızlık ki ölümün hayatı andırması gibi andırır diğerlerini,
    İki hayat arasında olmak – çiçeklenmeden, arasında
    Canlı ve ölü ısırganın. Budur hafızanın kullanımı:
    Kurtuluş için – sevginin azı değil fakat arzunun ötesinde
    Genişlemesidir sevginin, ve böylece hem gelecekten
    Hem de geçmişten kurtuluş. Böylelikle, bir ülkeyi sevmek
    Kendi eylem alanımıza bağlılıkla başlar
    Ve o eylemin çok az önem taşıdığını bulmaya gelir
    Asla önemsiz olmasa da. Tarih kölelik olabilir,
    Özgürlük olabilir tarih. Bak, şimdi yitip giderler,
    O yüzler ve yerler, onları sevmiş olan benlikle birlikte,
    Yeniden canlandırmak, yüceltmek için, başka bir örüntüde.Günah Gereklidir, fakat
    Her şey iyi olacak, ve
    Her şeyin usulü iyi olacak.
    Yeniden düşünürsem bu yeri,
    Ve insanları, hepsi de övgüye değmez,
    Yakın akraba ya da lütuf değil,
    Fakat bazı tuhaf yetenekler,
    Hepsi ortak bir yetenekten almış payını,
    Birleşmişler onları ayıran çatışmada;
    Gece inerken düşünürsem bir kralı,
    Üç adamı, ve nicelerini, darağacında
    Ve bir kaç tane ölü unutulmuş
    Başka yerlerde, burada ve yurtdışında,
    Ve onlardan biri kör ve suskun ölmüş,
    Niçin onurlandırmalı bu ölmüş adamları
    Ölmekte olan diğerlerinden fazla?
    Tersine çalmak değildir o çanı
    Ne de bir Gül’ün hayaletini çağıracak
    Bir büyü de değildir.
    Diriltemeyiz eski hizipleri
    Onaramayız eski siyasetleri
    Ya da takip edemeyiz kadim bir trampeti.
    Bu adamlar, ve onlara direnenler
    Ve onların direndiği
    Kabullenirler sessizliğin anayasasını
    Ve tek bir partide toplaşırlar.
    Ne miras kalmışsa bize talihlilerden
    Aldık yenilmiş olanlardan
    Bize bırakacakları – bir simge:
    Ölümde kusursuzlaştırılmış bir simge.
    Ve her şey iyi olacak ve
    Her şeyin usulü iyi olacak
    Motifin arınışıyla
    Yalvardığımız yerde.- IV -
    Alçalan kumru yarar havayı
    Dehşetin akkor aleviyle
    Günahtan ve hatadan arınmayı
    Bildirir o alevin dilleri.
    Tek umut, aksi takdirde umutsuzluk
    Yatar ölü yakma odunlarının seçiminde -
    Kurtulmak için ateşten ateşle.Öyleyse kim tertipledi azabı? Sevgi.
    İnsan gücünün çıkaramayacağı
    Dayanılmaz ateş gömlekleri
    Dokuyan ellerin ardındaki
    O bilinmedik İsim’dir Sevgi.
    Sadece yaşarız biz, sadece iç çekeriz
    Tüketilerek ya ateşle ya da ateşle.- V -
    Başlangıç dediğimiz çoğunlukla bitiştir
    Bitirmek başlangıç yapmaktır
    Başladığımız yerdedir bitiş. Ve doğru olan
    Her bir deyim ve cümle (her sözcük yerli yerindedir,
    Başkalarını desteklemek için alır yerini,
    Söz ne sıkılgandır ne de fiyakalı,
    Eskinin ve yeninin kolay bir tecimi,
    Bayağılaşmadan o sıradan hatasız sözcük,
    Resmi sözcük titizdir fakat ukala değil,
    Birlikte dans eden arkadaş grubu)
    Her deyim ve her cümle bir bitiştir ve bir başlangıçtır,
    Her şiir bir mezar yazıtı. Ve her eylem
    Parsele doğru bir adımdır, ateşe, denizin gırtlağı dibinde
    Ya da okunaksız taşta: ve orada başlarız.
    Ölenlerle ölürüz:
    Bak, göçüp giderler, ve biz onlarla gideriz.
    O ölüyle doğduk:
    Bak, geri dönerler, ve bizi birlikte getirirler.
    Gülün anı ve porsukağacının anı
    Eşit uzunluktadır. Tarihsiz bir halk
    Kurtarılmamıştır zamandan, çünkü zamansız anların
    Bir örüntüsüdür tarih. Ve böylece, kısılırken ışık
    Bir kış ikindisinde, sapa bir küçük kilisede
    Tarih şimdi ve İngiltere’dir.O Sevgi’nin eskiziyle ve bu Çağrı’nın sesiyleBırakmayacağız araştırmaya yapmayı
    Ve bütün araştırmalarımızın bitimi
    Başladığımız yere ulaşacak
    Ve sanki ilk kezmiş gibi orayı tanıyacak.
    Bilinmez, anımsanmayan kapı aracılığıyla
    Ulaşmak en son keşfedilecek toprağa
    Başlangıçtaki gibi;
    En uzun ırmağın kaynağında
    Saklı çağlayanın sesi
    Ve elma ağacındaki çocuklar
    Tanıdık değil, çünkü aranmamışlardı
    Fakat işitilmişlerdi, yarı işitilmiş, o denizin
    İki dalgası arasındaki o dinginlikte.
    Çabuk şimdi, burada, şimdi, hep –
    Tastamam yalınlığın bir durumu
    (Her şeyden daha az değil fiyatı)
    Ve her şey iyi olacak ve
    Her şeyin üslubu iyi olacak
    Ateşten diller katlandığında
    Taçlanmış ateş düğümü içine
    Ve ateş ve gül birdir.T.S.Eliot (1888-1965)
    (1948 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi) .
    Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
    Kayıt Tarihi : 20.9.20
  • Nerede canlı buldumsa,orada itaat hakkında konuşulduğunu da duydum.
    Her canlı aynı zamanda bir itaat edendir.

    Ve şuydu ikinci duyduğum;kendi kendine itaat etmeyene, emredilir!
    Böyledir canlıların doğası.

    Ve kendi kendine emir verdiğinde de;
    o zaman da ödemelidir, kendi emrinin bedelini.Kendi yasasının yargıcı ve celladı ve kurbanı olmak zorundadır.

    "Peki nasıl olabiliyor bu?" diye sordum kendime.Canlıyı itaat etmeye ve emretmeye ve emrederken hâlâ itaatkâr olmaya ikna eden nedir ?

    Dinleyin şu sözümü ey en bilgeler !

    Nerede bir canlı gördüysem orada güç istemini gördüm;ve hizmet edenin isteminde bile, efendi olma istemini gördüm.

    Zayıf olanı güçlü olana hizmet etmeye ikna eder istemi,daha da zayıfların üstünde efendi olmak isteyenin;bir tek bu zevkten mahrum bırakamaz kendini.

    Nietzsche