Bundan sonra gücü kalmadı. Gözleri sönüyordu. Dudakları yine kımıldıyor, bir şeyler söylüyordu ama anlayamadık. Artık son nefesini verdiğinde, hâlâ birilerini bekliyor gibiydi. 
Sessizce daireden çıktı, tepeden tırnağa korkuya kesmiş bir halde şapkasız ve ceketsiz sokakta koşmaya başladı. Ardından köpekler havlayarak geliyor, geride bir yerlerde köylünün biri bağırıyor, rüzgâr kulaklarında uğulduyor, İvan Dmitriç ise bütün dünya zulmünün sırtına bindiğini ve onu kovaladığını düşünüyordu.