“Bir insanın, gökkuşağının hangi renginde olursa olsun, adilane bir muamele görmesi gereken tek yer bir mahkeme salonudur ama insanlar öfkelerini bir jüri locasına bile taşıyabiliyorlar.”
(1930 ların Amerika’sını anlamak için güzel bir kitap)
Bir insanın, gökkuşağının hangi renginde olursa olsun, adilane bir muamele görmesi gereken tek yer bir mahkeme salonudur ama insanlar öfkelerini bir jüri locasına bile taşıyabiliyorlar.
"Sayın jüri üyeleri ; bu adam annesinin ölümünün ertesi günü denize giriyor,
gayrimeşru ilişkiye giriyor
ve bir komedi filmine gidip gülüyordu...
Size söyleyecek başka bir şey bulamıyorum"!!! dedi
"Evde karşılaştığı bir fareye,şöyle dedi Öfke:'Yürü,mahkemeye gideceğiz.Sana dava açacağım.Haydi,itiraz istemiyorum.Ben duruşmaya gidiyorum.Çünkü gerçekten bu sabah yapacak bir işim yok.'Fare,'Jürinin ve yargıcın olmadığı böyle bir mahkeme nefesimizi boşa harcamak olur.'dedi köpeğe.Yaşlı kurnaz Öfke:'Jüri de yargıç da ben olacağım.'dedi:'Seni yargılayıp ölüme mahkum edeceğim.'"
1 Eylül 1936'da Mersin'de doğdum. 10 yaşımda politikaya atılıp Demokrat Parti'nin flamasını salladım. 14 Mayıs 1950'de Demokrat Parti'yle iktidara geldim, ancak iktidar sefam çok kısa sürdü. 1953'te falan iktidarla yollarım ayrıldı. O gün bugündür muhalefetteyim, akıntının ters yönünde kürek çekiyorum, dam yuvağını yokuş yukarı götürmeye çalışıyorum.
27 Mayıs'ın olduğu yıl, yükseköğrenimim sona erdi. Bir süre öğretmenlik yaptım.
Albay Talat Aydemir'in 21 Şubat 1962 ayaklanmasında, Polatlı Yedeksubay Topçu Okulu'nda öğrenciydim. Komutanlık kapısında, geceleyin, nöbetteydim. Sabahleyin, elde silah Ankara'ya gönderilmeyi bekledik. Tarafımızı elbette bilmiyorduk.
Albay Talat Aydemir'in, 20 Mayıs 1963 ayaklanmasında, Bornova 57. Er Eğitim Topçu Tugayı'nda teğmen rütbesiyle takım komutanıydım. O gün de kışladan dışarı çıkmadık, çıkarmadılar.
1965 ve 1966 yılları hayatımın dönüm noktasıydı. Paris'te ek öğrenim görüyordum.
12 Mart'ta, TRT Televizyonu'nda çalışıyordum, 11 Ağustos'ta gözaltına alındım.
12 Eylül'de, Cunta'nın çıkardığı "Emekli ol, yoksa ben emekli edeceğim" yasasıyla TRT'den uzaklaştırıldım.
1982'den sonra çeviri yaptım, Can ve Telos yayınevlerinde editör ve yayın yönetmeni olarak çalıştım. Yayımladığım yabancı yazarlardan ikisi Nobel Ödülü aldı.
2 Ocak 2000 ile 1 Nisan 2012 tarihleri arasında Hürriyet gazetesinde "Köşe Yazarlığı" yaptım. Bu süre içinde, "Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Röportaj Başarı Ödülü" (2001) ile "Bülent Dikmener Özel Jüri Ödülü"ne (2004) değer görüldüm.