“O gün yeryüzü ve gökler başka bir yer ile (ve gökler ile) değiştirilir.” (İbrahim, 48). Cennetin bütün yapısı inci, mercan, cevher, yakut, altın, gümüş, zümrüt, misk, amber, kafür vb. en güzel madenlerden yaratılmış ve meydana getirilmiştir. Rivâyetlerde inci, yakut ve mercandan yapılmış cennet binekleri, cennet hürileri ve içinde bulunan her şeyi öğrendiğinde, şunu da öğrenirsin: Âdem, topraktan ve kurumuş balçıktan yaratılmıştır. Öyleyse sen, kokuşmuş bir sudan yaratılmışsın! Bu ifadeler, yaratılışın kökenine dikkat çeker.
Sayfa 111·Kitabı okudu
1000Kitap
Cennet
Her biri kendisine ait özel konaklarda ikamet eden cennet ehli haftada bir gün Rableriyle görüşme şerefine ererler. Allah onlar için arşını açar ve cennet bahçelerinden bir bahçede kendilerine görünür. Burada cennetlikler için nurdan, inciden, yakuttan, zebercedden, altından ve gümüşten koltuklar kurulmuştur. Cennet halkının makam bakımından en aşağı olanı da misk ve kafur tepecikleri üzerine yerleştirilir. Allah Teâlâ, her biriyle ayrı ayrı ilgilendikten sonra onları, canlarının istediği her şeyi almaları için cennet çarşılarına yönlendirir. Herkesin göz kamaştıran giysilerle dolaştığı bu çarşılarda almak ya da satmak diye bir şey yoktur, isteyenin her istediği yanı başına getiriliverir. Müminler, bu buluşmadan güzelliklerine güzellik katan tatlı bir meltem ve üzerlerine serpilen güzel kokularla ayrılırlar..
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Câmi avlusunda kaydırak oynayan çocuklar yanıma birikti, şadırvan kitâbesini gösteriyorlar: "Ne olur amca, okusana." diyorlar. Yurdun dört çevresinde birtakım muammâlı yazılar gören yaşlı kimselerin bu yazıyı tanıdıklarına şâhit olan açıkgöz veletlerin için için sinirlenip kudurduklarını biliyorum. Hoş; kitâbeyi onlara okuyayım, anlamazlar ki. Besmeleyi biliyorlar. Alt tarafını da ben tercüme edeceğim: "İnnel-ebrâre yeşribûne min ke'sin..." Temiz yürekli insanlara kâfur gibi ferahlatıcı kâseler sunulmuştur. Tanrı yolunda yürüyenler bu kaynaktan içtikçe içleri açılır. Kitâbenin altında Kehf pirlerinin adları yazıı: Yemliha, Mislihâ, Mekselinâ, Mernus, Debernuş, Sâzenuş, Kefşetatayuş, Kıtmir
Sayfa 229·Kitabı okudu
... Cuma günü de bir gelin suretinde süslenmiş bir halde gelir. Müminler onun etrafında toplanır. Etraflarında misk ve kafur tepeleri yükselir ve üzerlerine parlak bir nur yayılır. O nurun güzelliği mahşer yerindeki herkesin dikkatini çeker. Derken Cuma günü müminleri alıp cennete götürür.
Cennetin Vasıfları ve Cennetliklerin dereceleri
Bilesin ki, keder ve sikintilarini daha önceki bölümlerde ögrendigin su yurdun -ki bu yurd cehennemdir— karsiligi olarak baska bir yurd vardir. Simdi de o yurdun nimet ve hazlari üzerine düsün. Cünki bu yurdlarin birinden uzak kalan, hiç süphesiz, öbürüne yerlesir. Cehennemin korkunç yönleri üzerinde uzun uzun düsünerek kalbinde korkuyu tercih et, cennetliklere adanan kalici nimetler hakkinda uzun uzun düsünerek de kalbinde umudu tercih et Nefsini korku kirbaci ile kamçilayip umut dizgini ile Sirat-i Müstakim'e sür. Böylelikle aci azabdan kurtularak ulu mülke nail olursun. Simdi cennetlikleri düsün. Yüzlerinde mutluluk parildar, tipasi mühürlü bir kabdan cennet sulari içerler. Tasi ak inciden yapilmis çadirlarda kirmizi yakut sedirlerde otururlar, yer yaygilari yesil ipeklidendir, bal ve sarap akan irmaklarin kenarlarina dizilmis koltuklara kurulurlar, bu irmak kenarlari huriler ve hizmetçilerle dolup tasmis. Bunlar sanki yakut ve mercandir, daha önce onlara ne insan, ne cin el deginmemistir. Cennet makamlarinda dolasirlar, içlerinden biri yürüyüsünde kiritirsa eteklerini yetmis bin Gilman tasir, giydikleri ak ipek elbiseleri gözleri kamastirir, baslarinda ince ve mercan taçlar vardir, alimli, agirbasli ve hos kokuludurlar. Ihtiyarlamalari, yipranmalari söz konusu degildir. Cennet bahçelerinin ortalarinda kurulmus yakut kösklerin içindeki çadirlarda kalirlar, iri gözleri efendilerinden baskasina kaymaz. Cennetliklere ve hurilere testiler, ibrikler ve köselerle içenlerin tadina duyamayacaklari ak renkli su ikram edilir, hizmetlerini göz degmemis inciler gibi hizmetçiler ve gençler yapar. Islediklerinin mükâfati olarak emin bir barinaga kavusmuslardir, bahçeler ve pinarlar içinde yesillikler ve akar sular arasindadirlar. Her seye kudretli bir melikin katinda
Sayfa 429·Kitabı okudu
Ortaçağ İnsanları
Venedik, at sırtında gidilecek kara ve gemilerle aşılacak deniz ticaret rotalarının hepsini kendinde toplamıştır. Doğu Akdeniz'den ve onun ötesindeki sıcak memleketlerden ipek, baharat, kafur, fildişi, inciler, baharatlar ve kilimler... Bunları taşıyan tacirlerin hepsi Venedik'teki limana gelirdi. İster deve üzerinde İskenderiye'den ve Nil'in aşağı kıyılarından yelken açarak, ister İran'ın zengin ve güzel topraklarından ve Suriye çölünden Antakya ve Sur'a, ister yavaşça Orta Asya'nın yaylalarından döküntü kervanlarla Güney Hazar Denizi'ne ve Trabzon'a, oradan Karadeniz ve Çanakkale'ye... Bütün bu yollar Venedik'e çıkardı. Sadece İstanbul onunla aşık atabilirdi ve Venedik, İstanbul'u da geçmişti. Doğu'nun ganimetieri bir mıknatı­sın cazibesine kapılmışçasına Venedik'e akardı.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Alıntı