Kamos

Kamos
Canım bir yağmur yağsın istiyor...
Çünkü başkent burası. Burada her şeyi devlet kararlaştırır. İçlerine bir çığlık gibi tıkılı kalanlara yer yoktur burada! Burası, yavaş yavaş, bin türlü güçlüğe göğüs gererek yetişenlerin, sonra da bu güçlüklerle bir daha karşılaşmamak için ellerinden her geleni yapacakların yurdudur.
Reklam
Nasıl soru sorarım? Nasıl niçin derim? Nasıl ben yapamam derim? Her denileni yaptım. Çünkü ben yetim büyüdüm. Ve beşikten beri borçlu.
Sayfa 191·Kitabı okudu
Yaşamak... dinmeyen bir ağrı...
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2018 489. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2018 20:52
Çıktığım yolculukta bana eşlik etmesi için seçtiğim Dünya Ağrısı aynı şehre yolumun ikinci kere düşmesiyle başka başka şehirler değiştirerek ama aynı yollarda son buldu. Son bulan çekilen Dünya Ağrısı değil ama, o dinmeyen bir ağrı. Kitapta durup durup hep bu gerçeği çarpıyor işte insanın yüzüne hem de ne çarpmak, derindeyse ağrınız daha derin katmanlarda yokluyorsunuz o ağrıyı. Otelci Mürşit’in ve genç Madenci’nin önce sessizce birbirlerinin yüzlerinde okudukları acıyı, hapsolan kelimelerini zamanla ortaya dökmeleriyle çıkıyoruz bu ağrılı yolculuğa. Mürşit'in onu zehirleyen rüyaları, karısı Şükran’a, çocukları Özgür ve Elvan’a, babasından kalma otele ve tüm dünyaya olan kayıtsızlığı, her tutunmaya çalıştığında parçalarına ayrılan hayatı. Bir yanda da aynı ağrıyla kıvrandığını bildiği genç Madenci. Bir tesellisi bu belki de; akşamları bir rakı sofrasında anlamlandırmaya çalıştıkları hayat ve ikisinin de peşini bırakmayan geçmişlerinin acı hatıraları. Babasının hayal kırıklığı olan Mürşit’ in babasının hayallerine ve hastalığına kurban olan hayatı, elinden kayıp giden özgürlüğü (ki bu yüzden oğlunun adı Özgür) bir ağaç gibi hiçbir geleceği olmayan bir şehre, bir otele ağaç gibi kök salması. Ne gidebilen ne kalabilen, bu kök salmış haliyle, bütün tepkisizliğiyle direnen bir kaybeden. Diğer tarafta da kaçarsa, oradan oraya savrulursa unutabileceğine inanan Madenci. Ama ne fayda! İnsan kendinden nasıl kaçabilir? Bir ihtimal olarak hep bir kenarda duran intihar. ‘ İstediğimiz zaman gösteriden ayrılabilecek olmamız coşturucu bir fikirdir.’ Madencinin karısı Arzu da bu coşturucu fikirle ayrılıyor gösteriden; ‘Sana tutunuyordum, kopardın.’ diyerek. Bu iki hikayenin yanında akıp giden diğer hikayeler. Otelde kalanlar, otele uğrayanlar, otelde ölenler, bütün bu
Edebiyat
Dünya AğrısıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20216bin okunma
10/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2020 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2020 02:29
Bu hikaye beni dermansız bıraktı... Bir solukta okunabilecek kadar sürükleyici ama... Aması şu ki; yüreğim dayanmıyora sığınmadan, başını çevirmeden, gözünü yummadan, gerçekliğinin idrakine vararak okunduğunda, sürükleyicilik ve sarsıcılık arasında ancak birkaç nefeste okunabilecek, kurşun gibi ağır, buz gibi gerçek, göğsü sıkıştıran, insanı dermansız bırakan bir kitap. Bir hikaye değil, bin hikaye. Bu bir hikayeden ibaret olsaydı ben de muhteşem diyebilirdim fakat bunca acının yazıya dökülmüş haline 'muhteşem' demek ahmakça, şuursuzca geliyor. Onun yerine yazara sonsuz teşekkürler diyebilirim. Bu kitap iyi ki yazıldı. Bu kitap keşke yazılmasaydı. Khaled Hosseini
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma
“Açlığı, sadece midelerindeki sancıdan ibaret zanneden; beyinlerindeki ve kalblerindeki açlığı duymamazlıktan gelen nice insanlar tanıdım.”
Felsefe
Reklam