Bir kere kente girdin Felçli kadın karyolaya bağlı haliç Ergenlik gençkızlık işletmesi karyola ki Karyola ki bekar bir ölümün fener alayı şöleni Azrail'in boyuna büluğa erdiği gerdeğe girdiği Eleni Eleni karyolada düşünen kadın Yalnız ve som karyolada düşünen kadın Her erkeği papaz sanıp günahı günah olarak çıkartan Her gece güneşi ısıran Köpekler neyi havlıyor hangi gülü Horozlar neyi ürperiyor savaşı mı Bir yumurta ortasında gece yarısı Sen ey şair ki ellerini kollarını çarmıha gerdin Ölüm ki tabiatüstü hayatların meneceri En yeni buluşu intihardır Pipon yanıyorsa seni ölüm çeker Gül yetiştirmiyorsan seni ölüm Samanyolu jet iziyse seni ölüm Rüya bir lağımın anıları olur Onarılmış bir soda gün doğar kırmızı Ölüm bana günde iki kere göz kaş eder
Şiir
O soğuk his, beyninden önce kalbine ulaşıyor, bir mengene gibi sıkıştırıyor. İşte o an anlıyor ki, kalp her şeyi beyinden önce seziyor. Kalp, sadece kan pompalayan bir kas değil; Eski Mısırlılar haklıydı; o, ruhun bir parçası, korkunun ilk başladığı yer. Kötü bir şey olacağı hissi düşünceden önce geliyor; beyin korkuyu kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilenmeye başlamış.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Önündeki yarısı yenmiş bifteğe baktı ve aniden, onu kas ve sinirden oluşmuş iri bir parça olarak gördü. Kan kırmızısı bir parça. Bir zamanlar yaşayan, hareket eden, yiyip içen ve sonra kafasına tokmakla vurulup öldürülen -tramvay kuyruğunda sıra bekleyenler gibi sırası gelince öldürülen gerçek bir inek olarak...Elbette, herkes biliyordu bunu. Ama çoğu zaman kimse düşünmezdi. Süpermarkette selofan kağıtlara sarılıp paketlenir, ürün ve fiyat etiketi yapıştırılırdı, fındık ezmesi veya fasulye konservesi alır gibi. Kasaba gittiğinizde bile, o eti öyle beceriyle ve hızla sararlardı ki, tertemiz ve resmi bir ürünü haline gelirdi.
Sayfa 205·Kitabı okudu
Nice depremler, yangınlar, kayıplar. Nice imtihanlar ve serin sular. Uykusuz geceler, uzun uzun ölümü bekleyişlerden Kur'an ile çıktım. Onunla yol buldum. Öyle karanlık öyle zor günler oldu ki. Delirmek mümkündü, delirmem beklendi. Delirmek, akla en uygun olandı. Bunu bana doktor söyledi. Delirmedim. Nasıl delirmeyebilirsiniz, anlamıyorum dedi doktor. Bunu gerçekten söyledi. Aslında bu şartlar altında akli melekelerinizi yitirmeye başlamanız en azından ağır bir depresyon geçirmeniz gerekirdi. Kur'an okuyorum, dedim. Orada her şeyin geçeceği yazıyor. Bu da geçecek, geçmezse de ölüp gideceğim, dert benimle gelmeyecek. Sonra sustu doktor, ben de sustum. Kur'an kavramlarını tam olarak o yıllarda yuttum. Vitamin, antibiyotik, kas gevşetici, dopamin. Hepsini içinde buldum.
Sayfa 117
Alıntı
Friedrich Nietzsche
“Aşk” diye adlandırılan, ama henüz aşktan başka her şey olan şu sarhoşlukla ne olağanüstü bir başarıya ulaşabilir!— Ne var ki herkesin bu konuda kendi bilgisi vardır. Bir genç kızın yakınlarına bir erkek geldiğinde, o kızın kas kuvveti anında artar, bunu ölçmek için aletler vardır. Cinsiyetler daha yakın temasa geçtiklerinde, örneğin danslarda ve diğer toplumsal etkinliklerde, bu kuvvet öylesine artar ki gerçekten bedensel güç isteyen başarılar mümkün olabilir: Sonunda insan kendi gözlerine—ya da gözlemine pek inanmaz. Böyle durumlarda elbette ki kendi içinde dans etmenin, tüm diğer hızlı hareketler gibi, tüm damar, sinir ve kas sisteminin bir nevi sarhoşluğunu da beraberinde getirdiği gerçeğini de hesaba katmak zorundayız. Böylece iki kat sarhoşluğun kombine etkilerini dikkate almak zorundayız.— Ve ara sıra biraz çakırkeyif olmak ne kadar bilgecedir! İnsanın kendine asla itiraf edemeyeceği gerçeklikler vardır; her şeyden önce birileri kadındır, her şeyden önce birileri bir kadının pudeurlerine [utangaçlıklarına / mahremiyetlerine] sahiptir— raks eden şu genç yaratıklar açıkça tüm gerçekliğin ötesindedirler. Hissedilebilir fikirlerden başka bir şeyle dans etmemektedirler; hatta etraflarında ideallerin oturduğunu bile görürler: Anneleri!— İşte Faust’tan alıntı yapmak için bir fırsat— Şu güzel yaratıklar, biraz çakırkeyif olduklarında kıyaslanamayacak kadar daha iyi görünürler— Ah, bunu kendileri de ne iyi bilirler. Aslında bunu bildikleri için sevimli hale gelirler. Sonuç olarak kendileri de süslü giyimlerinden ilham alırlar; süslü giyimleri onların üçüncü sarhoşluğudur; elbiselerine tıpkı Tanrılarına inandıkları gibi inanırlar— zaten onları bu inançtan kim vazgeçirebilir ki? Bu inanç kutsallaştırır! Ve kendini beğenmek sağlıklıdır! Kendini beğenmek, soğuğa karşı
Felsefe
Kent hareketlenmeye başlıyor, ilk metroların homurtularıduyuluyordu. Tam o sırada, çok iyi anımsıyorum, Rebecca bendenayaklarını ısıtmamı istedi, hani bir kural vardır, belden aşağınınanahtarına sahip olabilmek için önce üst tarafın tatmin edilmesigerekir; işte ona uyarak bacaktan dudaklara kadar çıkıyordum.Fakat öylesine gülüyorduk ki ilk öpüşmemiz ancak önce dişlerimiz,ardından da burunlarımız uzun süre birbirine çarptıktan sonra yetişkinlere has ve kurallara uygun bir nitelik kazandı.-Baksana, dedim, ağızlarımız birbirinden ayrıldıktan sonra, benim bir doktora görünmem gerekiyor. Bana tuhaf bir şeyler oluyor.Ve elini tutup temasımızın bende yol açtığı sertleşmeye değdirdim. Önümdeki küçük tümsek gururunu okşadı ama onda özel birheyecan yaratmadı. Gerçekte, sonuca varmak için pek acelemizyoktu. Tanışır tanışmaz kendini bir erkeğe ya da bir kadına vermekarzusuyla yanıp tutuşanların kaba tensel kanıtlamalarına ihtiyacımız yoktu. Daha önce patlatılan havai fişeklerin yanında, o akşambize sevişme eylemi gereksizmiş, en azından bu konuda aceleye gerek yokmuş gibi görünüyordu. Kendi kendinden başı dönen, kendiyürekliliği karşısında şaşırıp kalan, bir sonucu umursamayan aymaz bir baştan çıkarmanın içinde süzülüyorduk. Üstelik, itiraf etmeliyim ki, Rebecca, öyle başkaları gibi cinselliği olduğu düşünülemeyen şu çok güzel varlıklardan biriydi. Siluet ve hatlar anlamında alışıldık insan türünden öylesine uzaktı ki onun mahremiyetininde aynı şekilde farklı olduğunu tahmin ediyordum. Tutuşmuş aklımona, güzel yüzü kadar baştan çıkarıcı mükemmel bir münasebetsizlik olan duyulmadık bir organ yakıştırıyordu. Sahi, diyordum kendikendime, sakın bu kız karnının alt kısmında bir cinsel organ olmadan doğmuş olmasın? Doğa onun için yeni bir çözüm bulmuş olmalı!Ve geceyi aylak aylak orada