Ateşten Düğüm 2
10/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Ateşten Düğüm 2 - Yasemin Kokusu ~ Ayşen B. ~ #alıntı "Kamer... Buldum seni... Nihayet buldum." "Ne?" "Peri kızı... Peri kızım..." . #okudumbitti #kitapyorumu Herkese merhaba, Kan davası bitsin diye zorla evlendirilen Elif ve Baran'ın hikayesi kaldığı yerden devam ediyor. Herkesin gözünde gerçek evli sanıldıkları için aynı odayı paylaşan ikili için hayat hâlâ çok zor çünkü aralarında soğuk rüzgarlar esmeye devam ediyor. Ne kadar soğuk rüzgarlar esse de birbirlerine karşı merak etmeden de duramıyor çiftimiz. Baran'ın yanı sıra Elif konakta Berfin ve Rojbin Hanım'ın saçma hareketleriyle uğraşmaktadır. Aşiretin beklediği bebek İkiliyi zor durumda bırakıyor. Doktorluk hayallerine ve babasıyla abisine verdiği sözü yerine getiremeyeceğini düşünen Elif telefonuna gelen dershane kayıt mesajıyla neye uğradığını şaşırır ve bunu yapanın da Baran olduğunu öğrenmesi hem şaşkınlığını hem de mutluluğunu ikiye katlar. Bu olanlar bir yana Baran hâlâ o karanlık gecede duyduğu ses ve aldığı kokunun kaynağını bulmak için çabalar. Zaman zaman Elif'ten işaretler alsa da onun o kişi olmasını konduramaz. Bilekliği çekmeceden Maran'ın çalması ve kendisinin bulmuş gibi Elif'e söylemlerde bulunması Elif'in sinir katsayısını yükseltir. Ve ağzına geleni söyler. Zor da olsa bilekliğine kavuşmuştur Elif. Şirkette yaşanan olaylar ve üzerine atılan iftira sonucu Baran çekip gitmek ister ama Elif buna müsaade etmez. Her ne kadar birbirlerini sevmediklerini düşünseler de aralarındaki çekim ayan beyan ortadadır. Bilekliği Elif'in bileğinde gören Baran, tüm işaretlerin Elif'i gösterdiğini ve o geceki peri kızının karısı Elif olduğunu anladığında duygularına sımsıkı tutunacaktır. Yine öyle bir yerde bitti kiiiii... Artık aşklarını dolu dizgin yaşasınlar istiyorum ve acilen üçüncü kitaba kavuşmamız
Ateşten Düğüm 2Ayşen B. · Ulysses Yayınları · 20269 okunma
9/10
·393 syf.··
2026 6. kitabı
Tasvirin gücünü bu denli hissettiğim bir kitap uzun zamandır okumamıştım. Edgar Drake, hayatının merkezine piyanoyu koymuş (ama kendi çalabildiğine inanmıyor herkesin aksine)zarif adam,içsel dünyasının sesinden dış dünyasını sıradan bulduğumuz bu adama bir gün ilginç bir mektup gelir Karargahtan. Binbaşı Doktor Caroll'ın Hindistan'da savaşın seyrini değiştireceğini düşündüğü için Erard piyano istetmiştir çok büyük masraf ve zorluk olmasını göze alarak. Ardından piyanonun akort edilmesi için bir akortçu.Teklifi sunduklarında Bay Drake tereddüt etse dahi müziğin bir savaşın seyrini değiştirecek olma ihtimalinin heyecanı ve sıradan hayatına bir renk olması bakımından kabul eder . Yolculuk boyunca yazarımızın tasvirleri görsel ihtiyacımızı karşılıyor ve bilgi düzeyi de okumanın zevkini katlar durumda .Dr. Caroll'a tanıştıklarındaki o anlar da çok güzeldi birbirlerine duydukları karşılıklı saygı ve ilgi. Kitabı kurgusu çok iyiydi asla sıkılmadım .Ancak sonunu hızlı okumaktan kaynaklı olabilir anlamış sayılmam.
Edebiyat & Roman
Piyano AkortçusuDaniel Mason · Holden Kitap · 2025174 okunma
Reklam
Ateşi göster, üzerinde yürüyeyim...
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 20:09
Ödüllü kitapları okumayı seviyorum. Okurken, 'Acaba neden ödüle layık görüldü?' diye düşünmek hoşuma gidiyor. Elime aldığım kitap da ödüllü ve sarsıcı bir kitap. Yazarı bir kadın olmasına rağmen bir süre erkek adıyla kitap basmış. Bu oldukça ilgimi çekti. Bu bilginin dışında çok ama çok sevdiğim, diline-kalemine-düşünsel dünyasına büyük hayranlık beslediğim Ursula K. Le Guin kitabın önsözünü yazmış. Bu benim için kitabın değerini ikiye katlar mesela... Kitaba geçelim... Fiziksel olarak çok da normal sayılmayan, çirkin, dışlanmış bir kız P.Burke baş kahramanımız. Bir gün ölüme beş kala, kızın karşısına biri çıkar, dönemin en güçlü şirketi GTX çalışanı kıza bir teklif sunar. Hayatına başka biri olarak, hayal ettiği her şeyi kazanarak, yaşayarak devam etme teklifi. Tek yapması gereken tanıtım. (reklam yasak) evet kitabın geçtiği distopyada reklam yasak. "Çevrene bak. Bu cıvıl cıvıl dünyada bir tane bile reklam panosu, logo, slogan, cingıl, gökyüzü ilanı, tanıtım, subliminal mesaj bulamazsın."(s.17) Kızımız bu teklifi kabul ederek bir dizi eğitimden geçer. P.Burke eline verilen 'beyinsiz' yapılandırılmış embriyo ile ürütilen kızı kumanda ederek(başkasının bedenini kendi ruhuyla yaşatarak) Delphi olur. Herkesin hayranlık duyduğu, ilgi gösterdiği, güzel, çekici, akıllı... Bu şekilde olmayı şirketin prensipleri gereği eğitimle öğrenir. "Cilveli bir şekilde yürümeyi, oturmayı, yemek yemeyi, konuşmayı, burnunu silmeyi, sendelemeyi, işemeyi ve hıçkırmayı öğreniyor." Çünkü gerçek hayatta P.Burke böyle biri değildir. Başka bedende yaşamayı öğrenirken, reklam yüzü olmayı da öğrenmesi gerekir. Reklamın yasak olduğu bir dünyada, yediği içtiği ile oturması kalkması ile alıp giydiği herşeyle yürüyen reklam olması amaçlanır. Her anını kamerayla kayıt altına alan, sürekli
Uzaktan Kumandalı KızJames Tiptree Jr. · İthaki Yayınları · 03,808 okunma
Sizi geçmişe götürmeye geldim! /788. İnceleme
Puan vermedi·278 syf.··
2026 29. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 00:48
Vakit gece yarısı, nostaljik radyomda TRT Türkü açık, "Güzel ben Aşkaleliyim," çalıyor. Tam o anda elimde Memleket Hikâyeleri ve birçok yerde geçiyor Aşkale. -Hiç gitmedim, buradan Erzurum'a ve tüm Erzurumlulara selam etmek isterim!- Bazen geçmişte yaşadığımı düşünüyorum, bazen düpedüz geçmişte yaşıyorum... Geçmiş tuhaftı. İnsanı hem hayata bağlayan hem her an kopup gitmeye hazır, en zaaflı, en zor, en zayıf parçaydı, der Ayfer Tunç, Annemin Uyurgezer Geceleri'nde. Daha hüzünlü Şükrü Erbaş, "Geçmiş kimi iyileştirmiş ki?" Ve Nermin Yıldırım, "Geçmiş daima orada, hiç geçmediği yerde." Oysa "Yıllar değil, bir hayat geçti," diyor Lev Tolstoy, John Steinbeck ise, "Biz artık geçmiş zamanız." Geçmiş geçiyor, peki neden hep kafamız geriye dönük? Neden önümüze değil de ardımıza bakıyoruz hep? Geride bıraktıklarımız gelecekte umut ettiklerimizden daha mı kıymetli? Anılar üstün mü geliyor umutlara? instagram.com/reel/DXETP55gmr... "Bu ülkede hiç kimse ölmeden önce doğduğu evi ziyaret ede­mez, mahallesini bulabilen şanslıdır." Hızla değişiyor hayat! Hızla değişiyor mahalleler. Doğduğun evi ziyaret etmenin de bir hüznü var değil mi? Hatırlasanıza o günleri; mahalle maçlarını, akşam ezanıyla son bulan saklambaçları, gece uyuyana kadar edilen sohbetleri, radyolardan istenen istek parçaları, sabah uyanıp erkenden izlenen çizgi filmleri, -en çok da Tom ve Jerry'yi- youtube.com/shorts/f2V9KZbS... önlükle gidilen okulları... Zor ama güzel zamanlardı, kimimize hüznü, kimimize yaraları kaldı. youtube.com/shorts/qd7OnS4K... Memleket Hikayeleri, Üç bölümden meydana geliyor eser; Memleket Yazıları, Fotoğraflar Anlatıyor ve Memleket Hikâyeleri. Kurgu ile gerçeğin iç içe olduğu, Ayfer Tunç'un gözlemlerinin öne çıktığı, bir hikâye, bir anı,
Memleket HikayeleriAyfer Tunç · İletişim Yayınevi · 2012508 okunma
Puan vermedi·246 syf.··
2026 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 23:15
Selam, Peri hayatının sıradan yollarında yürürken sıradan olmayan muhteşem bir kitapla karşılaştı. Psikoloji türünde olan bu kitap şelaleler , Irmaklar, dereler kadar akıcı. 5 ana bölümden oluşan ve içinde en fazla üç sayfalık pasajlarıyşa öğrenme keyfine kaçak katlar çıkıyor. Dijital hamallık, hız kültürü, kullan - at kültürü gibi ciddiye alınması gereken günümüz konularını yavaşlık öğretisiyle parlatıyor. Sayın Yazar Mehmet Sayar’a göre “Kimileyin, yağmurun sesini duymak için, sessiz olmak gerekir. Sessiz ve yavaş. “ Bu kitap bittikten sonra kendime yavaşlamam gerektiğini daha sık hatırlatır oldum. Bu eser şu sıralar hepimize ilaç gibi gelecek. Seven sevdiğine bu kitabı hediye etsin. Benden söylemesi.
YavaşlaM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202013,2bin okunma
9/10
·542 syf.··
2026 23. kitabı
Balance Lucia FRANCO, Yaş farkı temalı kitapları seviyorum ya Yazarın bizde çevrilmiş bir kitabı var oradaki yaş farkı daha fazla burda da kızın yaşı küçük ama maşallah bunların küçük yaşları bile bizimkileri katlar. Kurgu güzel, bence kusursuz bir denge vardı, karakterleri de güzel işlemişti ama sonlara doğru başrolümüz olan Konstantin Kournakova kısaca bahsedildiği üzere Kova, beni krize soktu. Jimnastiğe aşık bir kız Adrianna Rossi; babası bir emlak milyarderi, zengin bir ailede her şeye sahip. Sahip olmadığı tek şey annesinin sevgisi desem yalan olmaz. Adrianna jimnastikte ilerleyip elit kategorisine girmek ister, tek amacı olimpiyatlara katılabilmektir. Bunun için iyi okulları araştırırken babasıyla konuşur hatta yalvarır. Henüz 16 yaşında olan Adrianna için (17'ye az kalmışken) kendi başına başka bir şehirde yaşaması taraftarı değildir aslında babası ama kızının bu isteğine de karşı gelmez. Ve zamanında müşterisi olan bir arkadaşını arar, yani Kova'yı. İşte bundan sonrası yemin ederim çoğu yerde acımasızlık. Eski olimpiyat şampiyonu, şu anda koç olan Kova, ilk başta Adrianna'yı istemez. Elit olması için yaşlı olduğunu söyler ama hem babasının bağışı hem de Adrianna'nın vazgeçiremediği dik duruşuyla onu kabul eder. Böylelikle Kova'nın şampiyon yetiştirme okulu olan Dünya Kupası Jimnastik Akademisi'ne kabul edilir. Babasının ayarladığı lüks bir dairede, yine altına verdiği lüks arabayla şehirde tek başına kalan Adrianna gerçekten çok çalışır. Amacına ulaşmak için her şeyi yapmaya razıdır. Kova'nın uyguladığı acımasız programlarla, kendini zorlayarak, sesini çıkarmadan, acısa da belli etmediği antrenmanlara dahil olur. Ama çok zorlayıcı, gerçekten. Ve bilin bakalım ne olur, Adrianna'nın bu pes etmeyişi, azmi Kova'nın içinde bir tutkuyu alevlendirir. Tabiki
BalanceLucia Franco · Independently Published · 20196 okunma
Reklam
Reklam