Sessizlerin, anlatmayı bilmeyenlerin, kendini dinletemeyenlerin, önemli gözükemeyenlerin, dilsizlerin, o iyi cevabı hep olaydan sonra evde düşünenlerin, insanların hikayelerini merak etmediği o kişilerin yüzleri diğerlerinden daha anlamlı, daha dolu değil mi? Sanki anlatamadıkları hikayelerin harfleriyle kaynaşıyor bu yüzler, sanki sessizliğin, ezikliğin, hatta yenilginin işaretleri var onlarda. Kendi yüzünüzü de düşünmüştünüz değil mi bu yüzlerin içinde? Ne kadar kalabalığız hepimiz, ne kadar acıklıyız hepimiz; ne kadar çaresiziz çoğumuz!
Yeryüzünde yiyenler ve yenilenler var. İşte başlangıç için güzel bir kaide. Yiyenler, yenilenlerden daha mı ahlaklı? Sonunda hepsi de yeniliyorlar... Hepsi... En sert ve kurnazlar bile toprak tarafından yutuluyorlar.