Onlarca asker üstünüze çullanırken veya bileğinize kelepçe takarken gülebilir misiniz? Şehitleriniz varken bile yumruğunuzu sıkıp dik durabilir misiniz? İşgalcilerin ibadethanenin içine savurduğu bomba kapsüllerini toplayıp Aksa silüeti yaparak başında poz verebilir misiniz? Sabah kavga kıyamet çatışmaya girip, akşam sanki hiçbir şey yaşamamış gibi sükûnet ve sekînetle teravih için saf tutabilir misiniz? Kudüslü gençler hepsini yaptı.
Askerin biri silahla oy-narken arkadaşını ayağından vurmuş, bandajlamışlar, araba bulup götürmüşler. Komutan geldi, "arkadaşınızın kanı yerde kalmamalı," dedi, "bu kan sizi boğar" dedi. Komutan tabancasını çıkardı, çocuğa dayadı, "öldürürüm seni" gibisinden tehditlerde bulundu, kabzasıyla vurdu. Bayağı kötü bir şekilde dövdükten sonra ellerine kelepçe vurdurdu, çocuğu arabanın arkasına attırdı. Çocuk bütün gece orada kaldı..
Bir adam ona(Ömer b. Abdülaziz)dedi ki: Allah sana islâm'dan hayır versin. O ise Hayır, Allah benden İslâm'a hayır versin dedi, Elbisesinin altnda kıldan yapılmış kalın bir gömlek giyerdi; gece namaza kalkabilmek için boynuna kelepçe koyardı; sabah olduğu zaman hiç bir kimsenin his- setmemesi için onu yerine kor ve üzerini kitlerdi. O odaya fazla girip çıktığından dolayı, orada mal ve mücevher olduğunu zannederlerdi. Öldüğü zaman o yeri açtıklarında içinde kelepçe ve kıldan yapılmış gömlek vardı. Gözyaşlar kan oluncaya kadar ağlardı.
— 1 —
titrek bir mum alevinin
havaya bıraktığı bulanık bir is
ve yollara dökülen göz gözü görmez bir sis
değildik biz
bir genç kızın çeyizlik elişiydi
ve gerdek gecesindeki bir gelin gibi dişiydi
yalın yürek üzerinde koştuğumuz deniz.
beni yaşamımla sorgula
iki gözüm
beni yüreğimle
beni özümle.
bilimle anla beni tarihle yargıla.
— 2 —
bir gece şafak sökmeden asılacağım:
bal değildir
ölüm bana
idam gül değildir bana
geceler çok karanlık
gel düşümdeki sevgilim
ayışığı yedir bana.
duygu bana
öykü bana
yaşadığım her saniye