Yakın geçmişe kadar, kişinin kim ile evleneceğine ana-babası karar verirdi. Bu gelenek, küçük kasaba ve kırsal bölgelerde, özellikle kızlar için hâlâ geçerlidir. Kişiler, kendi mutlulukları için değil, kendi dışlarında bazı güçlerin düşündükleri bir yaşam düzenini gerçekleştirmek için evlendirilirler.
Gazetelerde okuduklarımız, radyolarda dinlediklerimiz; her cümlelerinde, kim bilir kaç bin insanın acısı, kim bilir ne kadar gözyaşı ve kan var?
Devrim deyip geçmek kolay.
Allah Resûlü şöyle buyurmuştur:
"Her kim çirkin şeylerden (günahlardan) birini yaparsa, Allah kendisini gizlemişse, o da bu örtüyle günahını gizlesin."
Dünyanın cazibesini algılama ve yeniden kaydetme yetisi açısından bizler bile eşit değiliz. Aramızdaki sanata daha az duyarlı bazı kişiler başka birinin nasıl resim çizdiğini, müzik yaptığını anlamaktan bile acizdir.... Öyleyse biz kim oluyoruz da yapabileceği en hoş mavi yuvayı inşa etmeye karar vermiş bir kuşun kafasından tam olarak ne geçtiğini bildiğimizi iddia ediyoruz?