İnsanların tepkileri, sırf kendi egolarını tatmin etme istemiyle olmasaydı herhalde hiç kimse sanık koltuğuna oturmaz, oturtulmazdı.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Alıntı
Onu seyre gelenler de ahlak öğütleri almak için değil, hoşça vakit geçirmeye gelmişlerdi. Ama o kadar kişi ağladı denecek... Ağlasınlar... Tiyatroda ağlamak gülmenin bir şekli demektir. Zaten fizyoloji açısından ağlamakla gülmenin bazı durumlarda farkı yok gibidir. İkisi de sinir zayıflığından ileri gelir... Eğer ağlamakla ahlakın düzelmesi mümkün olsaydı dünyada çocuklardan akıllı uslu kimse bulunmazdı.
Sayfa 16
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Thames Nehri'nin ağzından yukarı doğru çıkıyoruz ve gemide hiçbir dostum yok - oturup iki saygıdeğer kişi gibi konuşacak kimse yok demek istiyorum. Başka yapacak bir şeyim olmadığına göre, yazmalıydım; ama kafam bomboş ve elim ısınmıyor bir türlü."
Sayfa 310 - yapı kredi yayınları. haziran, 2026.·Kitabı okuyor
Edebiyat
Demek ki 15 Temmuz Allah'ın Bir Lütfü Değilmiş 15 Temmuz Allah'ın bir lütfu diyenlere soruyoruz Allah'ın bir lütfu olmadığı çıktı ortaya. Bundan sonra hangi dala tutunacaksınız? Emir komuta merkeziniz papaz elbisesi giy derse giyer görevimi yaparım görevi ekonomi çöktüğü ve tehdit daha da büyüdüğü için bitti. Allah hiç hukuksuz sivil bir darbenin parçası olur mu? Hemde özelleştirme talanı ile ekonomiyi batıran bir zihniyet için neden yaratan böyle bir lütuf olsun ki? Dini siyasete alet etmenin bir ganimet yürütme aracı olduğu bir ortadoğu ve haçlı batı soygun kültürü olduğunu bir kez daha Türk ulusu idrak etmiş oldu. Etik ahlak anlayışı kozmik devrim işte bu nedenle Anadolu'nun metafizik gücü ve Türk'ün sevgi ahlakı gücü ile birleşerek bu zulmü bertaraf etmek için uzun bir hazırlık ile geldi. Etik ahlak anlayışı karşısında tutundukları yer 1950'den bugüne çok partili bölücü siyaset ve her mahallede bir milyoner besleme soygun sermaye düzenini dayatan 1923'ten bugüne Anadolu üzerinde ki planlarımıza engel oluyorlar diyen düşman ile dost olarak onların projesi eşbaşkanı yıkıcı hedefi ve aracı olmayı seçtiler. Hala dünyanın en kanlı soyguncu örgütü nato'dan bir fayda umarak üçüncü dünya savaşı niyetine Türk ordusunu tetikçi yapmanın tuzağına düşürmek isteyenleri muhatap kabul ediyorlar. Nato'nun 1960-2026 yılları arasında ki kanlı soygun ve yıkımın sebebi olduğunu bildikleri halde. Cemaat terör örgütünün (kendi ifadeleri) Türkçe olimpiyatlarına sponsor olan katılan destek veren sermaye ve siyaset neden bu terörün bir üyesi olmadı ve korundu? İşte can alıcı soru buydu. Çünkü hedef cemaat terör örgütü değildi. Hedef Türk ulusu ve Cumhuriyet devrimleriydi. Cumhuriyeti kuran siyasi partiyi de bu sebeple işgal edip suça ortak ettiler. Bugün gelinen noktada bunu
Hayata Dair
Kimse Bilmez
Oysa bu kaçma olayı, herkesin bildiği bir sırdı.
Sayfa 188 - Pdf-İletişim Yayıncılık·Kitabı okuyor
Ölüm
Herkes başını önüne doğru eğmiş, ellerine veya avuç içlerine bakıyor. Herkesin sırtında bir ağırlık varmış da bu yüzden kimse dik duramıyormuş gibi bir görüntü var. Kimsenin ağzından tek bir kelime çıkmıyor. Kelimelerin yerini göz kapakları almış, onların yerine bu sorumluluğu taşımaktan yorulmuşçasına eğilmiş ve aşağıya düşmüşler. Herhalde yorgunluktan olacak, bazen yaşlar dökülüyor aralarından. Bazılarında daha fazla bazılarında daha az var, hatta bazılarında hiç yok bu yaşlardan. Nedendir bilinmez, bazı göz kapakları sanki daha güçlü ve "Ben bu durumu daha önceden yaşadım." der gibi daha kudretli duruyor. Daha az kırışıklığa sahip olduğu veya daha genç olduğu için değil, aksine bu deneyimi daha çok gördüğü ve daha çok yaşadığı için artık alışmış. İşte bir cenazede gözlemlediklerim: Yaşlıların daha genç, gençlerin daha yaşlı göründüğü ortamlardır cenazeler. Çünkü gençler daha çok üzülürken yaşlılar daha metanetli ve kudretli karşılarlar ölümü.
Sayfa 194·Kitabı okudu