Küçükten beri maddî acılara ve ağrılara tahammüle vücudumu nasıl alıştırdımsa yüreğimi de ümitsizliğe ve ıztıraba öyle alıştırdım... Bir felâketi hiç şikâyet etmeden, hiç kimseye bir söz söylemeden çekmeye idmanlıyım... Fakat sevinç ve saadet hiç alışık olmadığım, hiç beklemediğim bir şey...
Sayfa 199 - İnkılap·Kitabı okuyor
Alıntı
Fakirlik heryerde başa bela:)
“–Evinde zarif bir şeyi olmayan kimseye danışma. Çünkü o, aklın bir göstergesidir.”Gerçekte fakirlik için iki durum söz konusudur: Birincisi; insanın yakasına yapışan ve nefesini kesen fakirlik illetinden, keder ve üzüntü, evlâdı ıyâl çokluğu ve karamsarlık gibi zihnin alt üst olduğu durumdur ki bunu denildiği üzere “menfi fakirlik” olarak ifade edelim. Bu fakirlik zihni dağıtır, zekâyı öldürür ve yemyeşil ağaçların susuz kalması gibi bu halin bulunduğu kişi de solgunlaşır. İmam-ı Şâfî’nin ifade ettiği fakirlik bu türdendir. İlerde geleceği üzere İbrahim en-Nazzâm’ın başına gelen fakirlik de aynı şekilde bu türdendir.
Reklam
Birine bir iyilik yaptıktan sonra kendini üstün hissetmenin verdiği bu doygunluk olmasa kimsenin kimseye iyilik yapacağı yoktu aslında. Merhametin özü kötücüldü bu yüzden maraz doğuruyordu
Sayfa 76·Kitabı okuyor
Eğer kimseye bir şey söylemezsen o şey hiç olmamış sayılırdı.
“Liderin ölümünün ardından nökerlerin kimseye sadakat borcu kalmayacaktı. Bu merkezkaç (İng. centrifugal) elementlerin artık kendi yollarına gitmemelerini sağlamak kuruluş aşamasında olan ve kurumsal derinliği bulunmayan bu tip siyasi yapılar için en büyük sorundu. Bunu başaranlar imparatorluklar kurmaya muvaffak olacaktı; Hz. Muhammed’in ölümünün ardından Arap kabilelerinin isyanının (Ridde Savaşları, Ar. “redd”den) bastırılması, Moğolların Cengiz Han’ın ölümünün ardından kurultayda seçtikleri yeni liderleri etrafında birleşebilmeleri başarılı örneklerken, Atilla’nın anında dağılan ve Şarlman’ın hemen bölünen imparatorluğu kişisel bağlarla kalıcı siyasi yapılar kurmanın zorluğuna işarettir.” Alıntı Şuradan Bunu Herkes Bilir Emrah Safa Gürkan Bu malzeme telif hakkı ile korunuyor olabilir.
Ebu Umame eş-Şa'bânî'den (radıyallahu anh) rivayetle: Ebu Salebe el-Huşeni'ye sordum: Ya Ebu Salebe, «Siz kendinize bakın..» (Maide 5/115) ayeti hakkında ne dersin? Dedi ki: Vallahi bu soruyu iyi bilen birine sordun çünkü ben de Resulullah (sav)'e aynısını sormuştum o da şöyle buyurmuştu: «Ma'ruf'a sarılın, münkerden kaçının! Ne zaman ki insanların cimriliğe uyduğunu, hevalarını takip ettiklerini, dünyanın tesirinde yaşadıklarını ve her fikir sahibinin yalnız kendi fikrini beğendiğini görürsen o zaman kendine bak. İnsanlarla uğraşmayı bırak. Sizlerin arkasından gelecek günler, sabır günleridir. Sabır elinde kor tutmak gibidir. O günlerde amel eden kimseye, karşılık olarak aynı ameli işleyen 50 adama verilen ecir kadar ecir verilir.» Ben daha da çok öğrenmek istedim ve Resulullah sav)'e sordum: "Ya Rasulallah! onlardan 50 kişinin ecri gibi mi?" Buyurdu ki: «Sizden 50 kişiye verilen ecir gibi.»
Sayfa 3058 - Ebu Davud, Melahim, 4341; Tirmizi, Tefsiru'l Kur'an, 3058
Reklam
Reklam