Geçirdiği sıkıntılı dönem, yaşadığı hayal kırıklıkları ve düzenli bir iş aramaya iyice yaklaşması nedeniyle asabi ve hırçın olduğu bir zamanda bu tür insanlarla sohbet etmek, onu çıldırtıyordu. Aslında durduk yerde bencillik etmiyordu. Onların ne kadar sığ olduklarını, okuduğu kitaplardaki düşünürlerle karşılaştırarak ölçüyordu.
Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü. Kendini bulduğu her yere uyum sağlamış, işte ve eğlencede iyi olması sebebiyle, hakları için savaşma ve karşısındakinde saygı uyandırma isteği ve yeteneği sayesinde her zaman ve her yerde sevilen biri olmuştu. Ama hiçbir yere kök salamamıştı. Etraftakileri memnun edecek kadar uyum sağlamış ama kendisi tatmin olamamıştı. Her zaman bir huzursuzluk hissiyle altüst olmuş, daima ötelerden gelen bir çağrıyı duymuş, kitapları, sanatı ve aşkı bulduğu ana kadar hep dolaşmış ve aramıştı.