6/10
·272 syf.··
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:16
Daha önce yazardan Malma İstasyonu’nu da okumuş ve çok beğenmiştim. Kendine özgü yalın ve naif bir anlatımı, okuyucuyu içine çeken gizemli tavrı, çarpıcı noktaları ve kurgusuyla oldukça iyi bir kitaptı. Beni yazarın başka eserlerini de okumaya teşvik etti fakat maalesef aynı tadı 17 Haziran’da bulamadım. Finalinde bütün hikayeyi öğrendiğimiz kırılma anı çok zayıftı. Daha güçlü hatta belki sarsıcı bir son beklemiştim. Bütün kitap boyunca merakla beklediğim 17 Haziran 1986 tarihinde ne oldu? sorusunun cevabı beni bu yüzden yeterince tatmin etmedi. Bir çocuk için oldukça travmatik bir olay olsa da, duygusal anlamda beklentimi karşılamadı. Ayrıca Vidar’ın o güne dair topladığı bilgileri sürekli tekrar ettiği kısımlar bir süre sonra beni biraz sıktı, bazı soruların da cevapsız kaldığını düşünüyorum, boşlukları olan kafamda oturtamadığım bazı kısımlar vardı. Sonuç olarak başta konusunu oldukça ilgi çekici bulsam da çok keyif aldığım bir okuma olmadı benim için.
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,163 okunma
NASIL YAŞANIR?
7/10
·432 syf.·
2026 14. kitabı
Roger-Pol Droit, 1949 Paris doğumlu, Fransız filozof, gazeteci, eğitmen ve yazardır. École Normale Supérieure de Saint-Cloud'da öğrenim görmüş. Felsefe alanında öğretmenlik yeterliliği derecesine, felsefe doktorasına ve araştırma yönetme yetkisine sahip. İlk makaleleri 1972 yılında, 23 yaşında henüz bir öğrenciyken Le Monde gazetesinde yayımlanmış. Berck ve ardından Honfleur liselerinde öğretmenlik yapmış. 1989'dan itibaren CNRS'te araştırmacı ve üniversite profesörü olarak görev almış. İlk olarak Hegel ve Marx Üzerine Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi'nde, ardından Jean-Pépin Merkezi'nde çalışmış. Ayrıca Le Monde Des Livres, Les Échos, Le Point ve Clés yayınlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Droit’nın araştırmaları, Batı düşüncesinde "öteki"nin temsilleri üzerine odaklanmaktadır. Felsefeyle, edebi ve şiirsel yaratıcılığın kesişim noktasında yer alan alışılmışın dışında, oyunbaz ve kimi zaman şaşırtıcı görünen daha kişisel metinleriyle geniş kitlelerce tanınıyor. Bu tarzın ilk örneği, 24 dile çevrilen ve televizyona da uyarlanan "101 Gündelik Felsefe Deneyimi" adlı eseridir. Droit, bazıları geniş kitleler nezdinde büyük başarı yakalamış olan felsefe ve fikir tarihi üzerine 30’a yakın kitabın sahibi. "Düşünürlerin Eşliğinde (1998)", "Kızıma Dinleri Öğretiyorum (2000)", "101 Gündelik Felsefe Deneyimi (2001)", "Kızıma Felsefe Öğretiyorum (2004)", "Dostlar Arasında Küçük Felsefe Deneyimleri (2007)", "Kısa Felsefe Tarihi (2008)", "Felsefeyle Saadet Olmaz (2015)", "Yalnızca Bir Saatim Kalsaydı (2014)", "Filozoflar Nasıl Yürür? (2016)" ve son olarak "Alice Fikirler Diyarında (2025)" eserlerini yazmış. Droit, geçen yıl yayımladığı bu romanıyla felsefeyi her yaştan okura sevdirmek adına Lewis Carroll'ın klasik kurgusunu felsefi bir zemine taşımış. Harikalar Diyarı’nın yerini kavramların, mantık
Edebiyat
Alice Fikirler DiyarındaRoger-Pol Droit · Domingo Yayınları · 202631 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
4/10
·592 syf.··
2026 11. kitabı
Benim için tamamen çerezlik bir kitaptı. Boş bir zamanda kafa dağıtmak, biraz eğlenmek ve vakit geçirmek isteyenler için uygun olabilir. Kitap sürüklüyor mu? Evet, sürüklüyor. Bu yüzden okuması zor bir kitap değildi. Ancak bunun dışında bana çok fazla şey sunamadı. Öncelikle 595 sayfalık bir roman olacak kadar güçlü bir konuya sahip olduğunu düşünmüyorum. Hikâye rahatlıkla daha kısa tutulabilirmiş. Özellikle bazı olayların ve karakterlerin yaşadığı ayrılık sürecinin gereğinden fazla uzatıldığını hissettim. Hatta bazı bölümler bana tamamen kitabın sayfa sayısını artırmak için eklenmiş gibi geldi. Bu kadar uzun olmasına rağmen olay örgüsünde derinleşen veya kitaba farklı bir boyut kazandıran bir şey göremedim. Erkek karaktere ise daha ilk sayfalardan itibaren nefret ettim. Sürekli kadınların fiziksel özellikleri hakkında konuşması, kalça ve göğüs gibi detayları ön plana çıkarması beni oldukça rahatsız etti. Kadınları bir birey olarak görmek yerine dış görünüşleri üzerinden değerlendiren tavrı hiç hoşuma gitmedi. Cinsel anlamda. Bu yüzden gözümde klasik "playboy erkek" kalıbından öteye geçemedi. Zaten karakterin genel yapısı da "ben kötü çocuğum, kimseye bağlanmam, istediğimi yaparım" tarzında yazılmıştı. İnsanları kullanıp atan, ilişkileri ciddiye almayan bir karakterken ilerleyen sayfalarda bir kadına âşık olup değişmeye başlıyor. Ancak bu dönüşüm bana hiç özgün gelmedi çünkü romantik kitaplarda artık defalarca gördüğümüz klişelerden biri. Kadın karakter ise kilosu ve görünüşü konusunda özgüven problemleri yaşayan bir karakterdi. Onun kendini kabul etme sürecini okumak yer yer hoşuma gitti. Kitapta en sevdiğim noktalardan biri de buydu. Fakat hikâyenin genelinde yaşanan ayrılık ve barışma süreçleri bana oldukça yapay geldi. Özellikle ayrılığın bu kadar uzatılması
Yüksek UçuşLiz Tomforde · Ren Kitap · 2024776 okunma
10/10
··
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 09:02
“Güven • Paranoya • Gerçeklik Algısı” Freida McFadden yine ters köşeleriyle aklımı aldı! D Koğuşu, kapalı kapılar ardında saklanan sırlar, güvenilmez anlatıcılar ve son sayfaya kadar süren gerilimle nefes kesen bir okuma deneyimi sunuyor. Tam her şeyi çözdüğümü düşündüğüm anda hikâye başka bir yöne savruldu. Psikolojik gerilim seviyorsanız bu kitap sizi sürekli diken üstünde tutacak!
Duygu ve Düşünce
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,575 okunma
Puan vermedi
#OkudumBitirdim Güzel Çirkin/Alice Feeney Ters köşeleriyle dikkat çeken, daha öncede üç kitabını okuduğum AliceFeeney, her kitabında Akıcı anlatımı, abartısız betimlemeleri ile yer eden yazar. Sanki bu kitabında sonunu aceleye getirmiş gibi çok iyi bağlayamamış oldu bittiye getirmiş son sayfalara kadar merakla okuduğum kitap bittiğinde bumuymuş duygusu yaşattı açıkçası bende Yazar Grady Green, eşi Abby’nin arabasını uçurumun kenarında bulduğunda aracın sürücü kapısı açıktı ama ondan hiçbir iz yoktu. Yazar Grady, eşi Abby’e ne olduğunu bilmemesi ve yasını tutması sebebiyle artık kitap yazamaz duruma gelmesini, tekrardan kitap yazabilmek için temsilcisi Kitty tarafından İskoçya’da ulaşımın kısıtlı olduğu, sadece 25 kişinin yaşadığı adaya gitmesini sağlıyor. Adada gizemli olayların yaşanması kafamada bir çok soru işareti oluşturan sorular oluşmaya başladı. Adada yaşayan herkes masum mu? Ulaşım neden yok? Telefon neden çekmiyor? Yazarın eşi Abby yaşıyor mu? Yoksa öldü mü? gibi sorulara cevap ararken bulduğum bir okuma oldu.
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,952 okunma
"İkircikli sevdaya dalmış deniz gibi!"
9/10
·212 syf.·
2026 18. kitabı
İyi akşamlar 1K! ‎Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir yazar arkadaşımın, merak ettiğim kitabını okudum. Özellikle insanın ruh hâlini ve psikanaliz sürecini, derinlemesine anlatarak, okuyucuyu hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. ‎ ‎Kitabın konusu hakkında, fazla spoiler vermek istemiyorum. Okuma merakınıza gölge düşmemesi açısından, daha çok karakterlerden ve bende bıraktığı etkilerden bahsedeceğim. ‎ ‎Karakterler: ‎ ‎Baş karakter Ercan: Ayvalık doğumlu, yirmi yedi yaşında, Eskişehir'de üniversite eğitimini tamamlamış bir karakterdir. Yardımsever, merhametli ve vicdanlıdır. Ruh dünyası oldukça hareketli, hayal gücü geniş, sessiz ama derin bir yapıya sahiptir. ‎ ‎Beren: Ercan'ın lise yıllarında âşık olduğu kadındır. İyi niyetli, samimi ve karakterli bir yapısı vardır. Onun da ruh dünyası, en az Ercan kadar kalabalık ve karmaşıktır. ‎ ‎Adara: Kalbi ile aklı arasında sıkışıp kalan, iyi niyetli bir kadın karakterdir. ‎ ‎Sezer: Ercanlar'ın aile dostlarının çocuğudur. ‎ ‎Gökhan: Adara'nın eski erkek arkadaşıdır. ‎ ‎Karakterleri tanıttıktan sonra, kitapla ilgili detay vermeden, bende bıraktığı etkilerden söz etmek istiyorum. ‎ ‎Bu romanda; birçok okurun kendi hayatından izler bulacağını düşünüyorum. Özellikle; lise ve üniversite yıllarından sonra, başlayan yetişkinlik dönemine dair, güçlü yansımalar mevcut. ‎ ‎Ercan'ın ikircikli sevgileri, kararsızlıkları ve iç çatışmaları, romanın merkezinde yer alıyor. Ne aklını ne de kalbini, tam anlamıyla dinleyebilen bir adamın hikâyesi bu. Vazgeçişleri, susuşları, korkuları, inatçılığı ve sürekli ikilemde kalışıyla, kitabın adına yakışır biçimde, hep arafta yaşayan bir karakter. ‎ ‎Kitap boyunca şu sorular zihninizde yankılanıyor: ‎ ‎~ "Çok sevmek mi, çok sevilmek mi insanı ayakta tutar?" ‎ ‎~ "İnsana verilen değer ne ölçüde
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202627 okunma