Acı Lokma

Fahri Erdinç
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
Ekim 2013
İlk Yayın Tarihi:
1961
Yayınevi:
Yordam Kitap
ISBN:
9789944568807
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Lokmanın en acısı....
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 185. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 23:27
Merhaba dostlar. Ne zaman güzel bir kitap okusam, bunu mutlaka herkes okumalı diyorum. Keşfettiğimiz güzellikleri sadece kendimize saklarsak ne anlamı kalır değil mi? Benim keşfettiğim bu güzelliği kitap dostlarım da keşfetmeli, bu güzellikten mahrum kalmamalı diye düşünürüm hep. Bu yüzden de biraz fazlaca alıntı paylaşırım. Daha doğrusu çok not alırım ama zamansızlıktan ancak yarısını paylaşırım. Neyse işte, sözü fazla uzatmayayım, siz benim ne demek istediğimi anladınız. Mutluluk paylaştıkça çoğalırmış, okuyalım ve mutlu olalım. Siz incelemeden kaçmadan ben işe yazarımızı anlatmakla başlayayım. Kimdir bu Fahri Erdinç , neyin nesidir? İsmini duyan var mı, buradaki okumalar dışında? Yok tabii ki! Zaten bir çok yazarı bu sitedeki okumalar sayesinde keşfediyoruz. Hayatını okuyunca neden keşfedilmeyenler arasında olduğunu daha iyi anladım. Edebiyatımızın özellikle TOPLUMCU GERÇEKÇİ yazarları unutturulmaya çalışılmış. Gayet normal. Ne de olsa toplumdaki çarpıklıkları, aksaklıkları yazmaya çalışmışlar, toplum ilerlesin diye seslerini duyurmaya çalışmışlar. Ama her zamanki gibi iktidardakiler, sanki her şey yolundaymış gibi, senin ne haddine toplumdaki aksaklıkları yazmak demişler ve her fırsatta bu yazarlarımızın seslerini kesmeye çalışmışlar. Öyle görülüyor ki, başarılı da olmuşlar. Çünkü gün yüzüne çıkmamış o kadar değerli yazarları daha yeni yeni keşfediyoruz. Fahri Erdinç , 1917 yılında Manisa'nın Akhisar kasabasında doğmuş. Daha bir yaşındayken annesini veremden kaybederek feleğin tokadını yemiş. Abisi Ferit'e, ablası Emine'ye ve küçük Fahri'ye komşuları bakmış. Henüz bebekken bir yangının ortasında kalır. «Yiyecek ekmeğin varmış öksüzüm,» der babası küçük Fahri'yi yangından kurtarırken. Ama nereden bilecek, Fahri'nin yiyecek ekmeği değil de yiyecek dayağı olduğunu.
Edebiyat
Acı LokmaFahri Erdinç · Yordam Kitap · 2013178 okunma
Bir Acı Lokmanın Hikâyesi
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2023 16:42
Fahri Erdinç'in ismiyle müsemma, üstkurmacalı otobiyografik romanı Acı Lokma. "Yazarak anlatacaklarımın ne tadı var ne tuzu. Çoğu acı. Elimde değil." diyor. Toplumcu gerçekçi yazar, döneminin Anadolu'sunu gözler önüne sermiş. Dayakla geçen çocukluk, bir öğretmenin geçim sıkıntısı, sert görünen ama eskileri anınca içi cız edip ağlayan bir baba, gönülsüz evliliğin yansımaları ve gelecekte etrafındaki tüm insanlara zararları, dönemin siyaseti, evlenme isteğini belirten çarık çivileme gibi Anadolu motifleri... Anadolu'nun çok içinden bu roman... Dili ve anlatımı, muhtevadaki seçimleri toplumcu gerçekçiliğe yakışır şekilde yalın ve edebî olmasına rağmen pek bilinen yazarlarımızdan değildir. Kitabın muhtevasını (içeriğini) ne oluşturuyor? Anlatıcı bazı sebeplerden dolayı ülkesini terk etmeye karar veriyor, Bulgaristan'da yakalandıklarında onlara Türkiye'den kaçma sebeplerini anlatmasını isteniyor ve anlatıcı da bu romanı yazıyor. Başına ve sonuna ise bu anlatma sebebini döşüyor. Böylece üstkurmaca (metafiction) tekniğiyle karşılaşmaktayız. Sıradan, dümdüz yazılmış bir kitap değil; emek verilmiş, bu hoşuma gitti. Kitabın ismi o kadar güzel ki! Zorluklar içinde yaşayan insanların hayattan aldıkları lokmanın, o deneyimlerin acılığına gönderme yapar yapar bu isimle ve kitabında bu ifadeye yer yer hikâyelerin içinde anar. Klasik bir geçimini tarlayla sağlayan ailenin çocuklarının da işçiliği... Bu ülkemizde de hâlâ olan bir durum. Tütün hayatı da o kadar tanıdık ki! Annem Samsunludur ve orada insanlar tütün işiyle uğraşırlar. Güneş doğmadan yola çıkarlar ki güneşin kavurucu sıcağına yakalanmadan evvel verimli çalışabilmek için, güneş doğduktan sonra gitseler gün boyu güneş altında kalmış olacaklar. Ayrıca tütün yaprakları toplarken güneşle pörsümeden serinken daha kolay
2023 Okuma Raporları
Acı LokmaFahri Erdinç · Yordam Kitap · 2013178 okunma
10/10
·272 syf.·
2020 258. kitabı
"İlkin şu vatanda anlaşalım. Artık vatan kavramı da ikileşti. Biz onların vatanından kaçıyoruz. Özgürce soluyamadığımız, emeğimizle doyamadığımız, yönetimine katılamadığımız yerse eğer vatan, ben vatansızım. Salt coğrafya kitabı kandırmıyor artık beni. Korkuyla yaşıyamayız ki...." Birkaç ay önce Yordam Kitap'ın sitesinde "hasarlı kitaplar" rafını kurcalarken ( basit hasarlı, kapağı bükülmüş, bazı lekeleri olan %55 indirimli kitaplar) Fahri Erdinç'e rastladım. "Kalkın Nazım'a Gidelim" adlı eserini görünce yazara bir bakayım dedim. Sabahattin Ali'nin öğrencisi olan bir isim olduğunu öğrenir öğrenmez satışta olan beş kitabını satın aldım. Sabahattin Ali'nin öğretisi ile yetişen bir isim Türk Edebiyatına mutlaka katkı sağlar başka bir referansa ihtiyacımız yoktur. "Kalkın Nazım'a Gidelim" eseri ile başladım. Nazım Hikmet'i, sürgün zamanını dinledim o kitapta elimden geldiğince bir şeyler yazmaya da çalıştım o kitap üzerine: #84893035 İkinci olarak "Acı Lokma" kitabını okudum. Çünkü bu eser Fahri Erdinç'in ilk otuz yıllık yaşamını ele alıyor bir nevi yazarı bu kitap sayesinde tanıma imkanına sahip oluyoruz. Baştan sona kadar hüzün derecesi yüksek bir okuma oldu benim için. Bu kara parçası (vatan) üzerinde yaşayan biri olarak ülkemin değiştiril(e)meyen yazgısını da okudum, yazarın acılarla geçen çocukluk yıllarını da, çiftçinin sömürülen alın terini de okudum bu satırlarda. İlk paragraftan başlamak gerekirse: Fahri Erdinç ile aynı düşüncedeyim. İçi boşalan "vatan, millet" söylemeleri ile zaman kaybetmiyor ve bunlar bana bir şey ifade etmiyor. Siyasi olarak da yok sayılıyorum, söz hakkım da yok bu vatan toprağı üzerinde, büyükdedem çiftçiydi, dedem çiftçiydi, babam da çiftçi ve nesilden nesile geçen tek şey "çalınan emekler" olduğu için
Acı LokmaFahri Erdinç · Yordam Kitap · 2013178 okunma
Tütün imgesi ve hayat çilesi
Puan vermedi·272 syf.··
2021 16. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 23:45
Yolculuk yaparken dısarı baktığınızda etrafta hangi bitkiler var diye merak eder misiniz? Ben ederim. Tanıdık bir şey görürsem de mutlu olurum. Beynime "tütün" imgesiyle yerleşen bu eseri okurken de sanki bir yolculuk yaptım ve çeşitli bitkileri hatırladım durdum. Yazarla doğup büyüdüğümüz yerler çok yakın. Bu ortaklık esere daha çok bağladı beni.Ben de gözümü açınca tarımın içine doğdum. Belleğim papatyanın, gelinciğin, zeytin yaprağının, tütünün, pamuğun, bamyanın görüntüleri ve keskin kokularıyla dolu. Şimdi de burnumdaki acı ve yapışkan tütün kokusunu atmak için birkaç söz yazıyorum. Bu zorlu işten 3-5 senelik bir zamanla kurtuldum. Ben çocukluktan çıkarken tütüncülük işi kazanç getirmediği için Bakırçay Ovası'ndan yavaş yavaş çekildi. Sadece dizmede yardımcı oldum, diğer telaşlar aile çoğunlukla bir arada olduğu için oyun gibi gelirdi bana. Tütüncülük, tarımın en zahmetli uğraşı sanırım. Tohumu toplaması, ekmesi, fidanları büyütmesi, dikmesi, büyüyen yaprakları kırması, sivri çubuklara dizmesi, onları kargılara geçirmesi, kargıları iskele denilen askılarda kurutması, kuruyanları balya yaptırması, piyasa açılacak mı diye beklemesi... Çilesi hiç bitmiyor, bütün bir yıl sürüyor. Yorgunluk, gerginlik hep. Böyle kötü kokan, insanı kendinden soğutan bitkinin bir de güzel ve narin bir çiçeği vardı ki sormayın. Özellikle öğle üstü hepsi açıldı mı bütün ova, dağ taş tütün kokusuna bulanırdı. Neden bu kadar bahsettim tütünden? Çünkü bu çile yazarı hayat savaşına hazırlayan bir sınav olmuş adeta. Hiç gitmemiş belleğinden. Tütün parasıyla bir türlü alınamayan "patpat tabanca" ve "askılı pantolon" olarak kalmış. Fahri Erdinç: Yıllardır edebiyatla meşgul olmama rağmen adını bile duymadığım, bu sitede değerli incelemelerle tanıştığım bir yazar.
Acı LokmaFahri Erdinç · Yordam Kitap · 2013178 okunma
Ben yanmasam, sen yanmasan...
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 03:54
Öncelikle incelemenin başına bir "SPOİLER" yazalım :) Uzun zamandır inceleme yazmayan şahıs olarak, inceleme başlığı altında kitaptan yaptığım bol bol alıntılar yardımıyla  konu konuyu açar misali bir şeyler yazacağım. Bana kalsa ben inceleme yazmadan okumaya devam edeceğim de... Sevgili https://1000kitap.com/Nordavind tarafından kitaba inceleme yazma görevi verilmiş olduğundan ve görevimizi her görev gibi sevgiyle yerine getirme amacıyla inceleme yazmaya tekrar merhaba. Yazar nasıl başladıysa benden de öyle bir başlangıç; «Korkuyor musun?» «Yooo,» dedi öteki, «aklımdan bile geçmiyor.» Sonra o da ötekine sordu: «Sen korkuyor musun?» «Ne münasebet! Hem ne diye durup durup bana soruyorsunuz bunu? Kendinize sorsanıza!» Üçü de soruyordu kendi kendine zaten. Bir kez daha sordular: «Korkuyor muyum?» «Yok canım, çocuk değilim ya!» Kimdi bunlar, neden bu korku, nereye ve neden kaçıyorlar? Birinci, ikinci ve üçüncü olarak çıkıyorlar karşımıza, ve birinci diyor ki; "Kafa dengi iki arkadaşımla yol hazırlığına başladık." Neden bu korku? Kaçtıklarından, kaçanların yaşadığı korku anlatılabilir mi? En ufacık bir sesten bile korkarsın. O korkuyu bastırmak için neler geçirmezsin aklından, neler düşünmezsin... Peki nereye? Bir zamanlar sevgili Sabahattin Ali 'nin yeni bir yaşama başlamak için kaçmayı planladığı ama varamadığı yere... Fahri Erdinç in Sabahattin Ali 'ye olan sevgisi ve ölünce duyduğu acı, kitabın başındaki  Fahri Erdinç in hayatı kısmında, kitabın bölümlerinde de belirtiliyor. Sabahattin Ali nin varamadığı yer Fahri Erdinç in yeni yaşamına başlaması gereken yer olması açısından bir esinti
Acı LokmaFahri Erdinç · Yordam Kitap · 2013178 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2022 308. kitabı
Fahri Erdinç Edebiyatımızın Toplumcu Gerçekci yazarlarımızdan Bu bir roman değil. Olsa olsa, yolunu arıyan bir genç adamın otuz kadar yılının yaşantıları üstüne otuz kadar hikayeden bir hikaye. Haydi adını da «Acı lokma» koyalım. Ben işte bu acı lokmayı tatlandırma hünerini öğrenmeğe geldim sizden. Kaçtımsa, satılan Türkiye'den kaçtım. Kurtulacak Türkiye'nin kavgasına katılabilmek için ... Artık sözü bağlıyabilirim. Nokta.. (S:266).kıtaptan Fahri Erdinç, Bulgaristan' d a yazar olarak daha da gelişti, Türk devrimci yazınının başta gelen sanatçıları arasında yer aldı. Nazım Hikmet, Fahri Erdinç'in öyküleriyle ilgili bir eleştirisinde (Memleketimi Aniatıyorum adlı kitabına önsöz), onun sanatsal başarılarını şöyle değerlendirdi: "Fahri'nin kitabı için, kısacık da olsa, şu önsözü yazdım diye sevini yorum. Övdümse, güzeli, doğru yu, hakiıyı övdüm." Acı Lokma, Türk yazınında zengin gelenekleri bulunmayan otobiyografik roman türündendir. Bu tür, Türk yazınında ancak İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gelişti. Gorki'nin etkisi altında otobiyografik roman dizisini kaleme alan Orhan Kemal'den sonra, Fahri Erdinç'in sözkonusu yapıtıyla da Türkiye'nin bu yazın türü zenginleşti. Romanda yaşamdan geniş görünüler veriliyor. Yeni kişinin yetişmesi ve gelişmesiyle organik bir ilişki içinde çeşitli yaşam ortamları ve yazgılar gözler önüne seriliyor. Erdinç, yaşam yolunun zengin malzemesinden yararlanarak, büyük sanatsal genellemeler (sentezler) yapmayı başarıyor. Roman sürükleyici bir biçimde yazılmış. Sanatsal özellikleri, yazarın öteki düzyazı yapıtlarında da az ya da çok görülüyor. Dili arı, duru ve kıvrak. Nazım Hikmet, Erdinç'i Türk dilinin ustaları arasında sayıyor. Orijinalinden Bulgarcaya çevrilmiş olan bu roman, Bulgar okurları arasında eğitici ve tanıtıcı bir rol
Edebiyat & Roman
Acı LokmaFahri Erdinç · Yordam Kitap · 2013178 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2020 18:20
Dürüst olmak gerekirse bu kadar iyi bir roman okuyacağımı tahmin dahi edemezdim... Fahri Erdinç değeri bilinmemiş aydınlarımızdan biri ve Acı Lokma onun hikayesi. Çekinmeyin bu kitabı alıp okumak istiyorsanız, zaten hepimiz tattık o acı lokmadan... Her şey üç arkadaşın arkalarında hayatlarını, ailelerini ve vatanlarını bırakarak Edirne-Bulgaristan sınırını geçerek, bir Bulgar köyünden Sofya'ya sığınmaları ile başlar. Artık vatansızlardır, fakat vatansız kalışlarının bir sebebi vardır. Lokmalar acı ve karadır, hayat zor, mücadelesiz dahi bir gün yoktur adeta. Neye karşı, niye bu mücadele? Sığındıkları yerlerden askerler öğrenmek ister Türkiye'de neler olup bittiğini, Fahri Erdinç'de Kurtuluş mücadelesinden başlayarak ülkenin son 30 yılını ilmek ilmek tüm gerçekleri anlatır. Zira hayat denen şey kalmamıştır... 1 Ocak 1971'de doğduğunda henüz 1 yaşını doldurmadan anasız kalır, analıklı kalabalık bir ailede yetişmeye başlar, tütüncülük ve tenekecilik yaparak çocuk yaşta olgun bir insan olur. 1930'da baba mesleğinden ilerler ve öğretmen okuluna girer, 6 yıl bir çırpıda geçer ve Afyon'un bir köyünde gerici bir hocaya karşı mücadele ile 3 yıl zor şartlarda köy öğretmenliği yapar... Işık olup aydınlık saçmak isteyen bu idealist insan, gericilerin ezici mücadelesine dayanamaz ve maalesef ki bırakır baba mesleğini. Gazete gördüğü haber ile anlık bir karar ile Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümünün kapısını öz yaşamının gerçeği ile girer. Türk edebiyatına damga vuran nadir yazarlarımızdan biri olan, öğretim üyesi Sabahattin Ali ile tanışır, hoca öğrenci ilişkisinde çok tavsiyesini dinler Fahri Erdinç Sabahattin Ali'nin. Nitekim burada da yakalarını bırakmazlar gericiler... Katı yönetim ve geçim sıkıntısı yüzünden öğrenimini bırakır ve bir süre baba mesleği de dahil bir
1000Kitap
Acı LokmaFahri Erdinç · Yordam Kitap · 2013178 okunma
9/10
·272 syf.··
2019 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2019 23:59
-Genel olarak düşüncelerim, kitap içeriği- Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Hayatının 30 yıllık bir çerçevesini otobiyografik roman şeklinde sunmuş yazar. Bunu yaparken de özellikle çocukluk dönemlerine ağırlık vermiş. Tütüncülük mesleğinin zorluklarına, Edirne'den de sayfalarca değinmiş. Çocukluğuna ve tütüncülüğe; gençlik yıllarından, hapis yattığı ve memleketten gidiş sürecinden daha sık ve detaylı değinmiş. İnsanın en aklında kalan anılar çocukluğu ve çocukluğunda çektiği zorluklar oluyormuş demek ki... -Eksiler- Olayların işleyişi biraz dağınık sunulmuş. Bir bölümün sonuyla bir sonraki bölümün başı birbirinden bağımsız olmuş bazı yerlerde. Çocukluk sürecinden sonra ki olaylar çabucak ve birkaç sayfaya sıkıştırılarak verilmiş. -Artılar- Bunların dışında dili oldukça basit. Okuması oldukça keyifli bir kitaptı. Yazar mizahını ve hazırcevaplığını da birçok farklı diyalogda konuşturmuş. Emeğin ve emekçinin önemine sıkça ve gayet keskin bir dille değinmiş. Zaman zaman gülerek, şaşırarak ve üzülerek okuduğum sayfalar oldu. Bunların hepsini bu kadar kısa bir romanda okuyucuya verebilmek herkesin harcı değil diye düşünüyorum. -Beni Etkileyen Bazı Kısımlar Öznel olarak beni etkileyen kısımlar diğer kitaplara göre daha fazlaydı. Özellikle bazı "geliş(e)memiş" köylerdeki din adamlarının eğitim reformuna, Atatürk'e ve diğer devrimlerine karşı halkın gözünü nasıl boyadığı ve laikliğe geçişin hala tam benimsenemediği gayet net ve etkileyici anlatılmış. Bir diğer kısım ise Sakarya Şeyhi Ahmed, Varidat ve Şeyh Bedreddin'e değinilmesi. Bildiğim şeyler dahi olsa, okuduğum onlarca kitap içinde ilk kez karşılaşıyorum bununla, bu da beni özel olarak etkiledi. Son olarak da kafamdaki soru işaretlerinden birine yanıt verdi: bir insanın hem sosyalist veya komünist, hem de
Acı LokmaFahri Erdinç · Yordam Kitap · 2013178 okunma
Ben aklıma kelepçe vurdurmam..
8/10
·272 syf.··
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 14:39
Acı Lokma Fahri Erdinç'in yazgı adamlığı kimliğine giden yolda, yaşamöyküsünden bir kesiti merkeze alan bir roman. Ege'de bir kasabada, tütüncülükle geçinen bir aile çevresinde yaklaşık otuz yıllık bir zaman dilimini anlatırken, Kurtuluş Savaşı sonrası ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında şekillenen toplumsal ve siyasal atmosferi de eleştirel bir bakışla yansıtıyor. Halkın gündelik yaşamından sahneler, farklı insan portreleriyle birlikte veriliyor. Romanın anlatı ağırlığı çocukluk yıllarını kapsayan bölümde toplanıyor. Bu kısım hem uzunluk hem de derinlik bakımından diğer bölümlere göre daha belirgin. Özellikle orta bölüm, duygu yoğunluğu ve anlatım gücü açısından romanın en etkileyici kısmı. Gençlik yıllarının ele alındığı son bölüm ise daha sınırlı kalmış; bu dönem daha ayrıntılı işlenebilirdi. Aydının maddi ve manevi yalnızlığı, tutunacak dalı olmayan entelektüel tip gibi temalar burada genişletilmeye açık duruyor. Çocukluk anlatısı romanın en güçlü yanlarından biri. Çocuk dünyası ne idealize ediliyor ne de romantize ediliyor. Hayatın sertliği içinde şekillenen bir bilinç olarak sunuluyor. Bu yönüyle Acı Lokma, Türk edebiyatında çocuk temasını sahici biçimde ele alan metinlerden biri. Baba karakteri ise tüm kusurlarıyla canlı ve unutulmaz. Okurda güçlü bir empati uyandırıyor. Duyarlı dili, sürükleyici anlatımı ve akıcı kurgusuyla Acı Lokma, bazı bölümleri daha derin işlenebilirdi hissi verse de, güçlü bir edebi bütünlük sunan etkileyici bir roman..
Roman
Acı LokmaFahri Erdinç · Yordam Kitap · 2013178 okunma
2024’ün son incelemesi gelsin
10/10
·272 syf.··
2024 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2024 23:11
Acı Lokma Fahri Erdinç ‘in otobiyografik roman olarak bize sunduğu bir okuma ziyafeti adeta. 2024 yılının bu son aylarında kaleme aldığım şu satırlarda geriye dönüp baktığım bu yıl okuduğum belki de en iyi birkaç romanı arasına giriyor. Fahri Erdinç ‘in Bulgaristan sınırından kaçmasıyla çok hareketli başlayan roman hikâyeyi başa sararak Fahri Erdinç’in hayatı ekseninde Kurtuluş Savaşı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sine ışık tutan toplumcu gerçekçilik bir roman. Fahri Erdinç’in öğretmen okulundan mezun olup gerici unsurlarla mücadelesi, Sabahattin Ali ile tanışması yer alıyor romanda. Nesnelerin birliğiyle, çatışkılarıyla, toplumsal çözümlemeleriyle, izleğiyle çok başarılı bir eser vermiş yazar. Dili o kadar akıcı ki bir oturuşta okunabilecek bir roman.
Acı LokmaFahri Erdinç · Yordam Kitap · 2013178 okunma

Yazar Hakkında

Fahri ErdinçYazar · 11 kitap
1917'de (1 Ocak) Akhisar'da doğdu. Babası, Ankara kökenli Çandıroğulları ailesinden, öğretmen Halil Yaşar'dı. Annesi, Erdinç'i dünyaya getirdikten bir yıl sonra veremden öldü. Sonradan, bu kaybın, anasızlığın bilincine varmak, üvey analı kalabalık bir aile ortamında büyümek, çocukluk uykularının çoğunu alan tütüncülük çilesi ve giderek bir yıl da tenekeci çıraklığı, ilkokul öğrencisi Erdinç'i vaktinden önce olgunlaştırdı ve yaşamı daha yakından tanımasına yol açtı. 1957'de illegal Türkiye Komünist Partisi'nin "Dış-Büro"suyla ilişki kurabildi. Partide aktif çalışmaya katılmak üzere 1958 Mart'ında Bulgaristan'dan ayrıldı. 20 Mart 1958'de TKP üyeliğine alındı. Böylece başlayan yurtdışı illegal parti çalışması 13 yıl sürdü. 1969'da bir kalp krizi geçiren Erdinç, aktif faaliyetlerden çekilme zorunluğuyla, 1971 yılı başında yeniden Bulgaristan'a dönüp yerleşti. Parti çalışmasına katkısını buradan sürdürmeye başladı. Erdinç, yazınsal çalışmasına yetecek ölçüde Bulgarca, pratik olarak da Almanca ve Rusça öğrendi. 1965'te Bulgaristan vatandaşı, 1973'te Bulgaristan Yazarlar Birliği üyesi oldu.